Ümit ÖZMÜŞ
Ümit ÖZMÜŞ
McKinsey Meselesi
2 Ekim 2018 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Bu ülkede ne yazık ki herkes ekonomist, herkes her işi bilir. İş böyle olunca uzmana çok değer verilmiyor. Bunun sebebinin de insanların büyük bir çoğunluğunun “ikra” emrini yerine getirmiyor olmaları diye düşünüyorum. Belirli bir alanda uzmanlaşmalarına ayıracakları vakit yerine genel olarak dinlemeyi tercih ediyorlar ve dinledikleri üzerine deyim yerinde ise mürekkep yalamadan mürekkep izi olacak sözler sarf ediyorlar. Bu kadar temel sosyolojiden sonra Türkiye’nin gündemi McKinsey olayına.
 
Koca koca adamlar çıkıp olayı tamamen çarpıtıyorlar… bu alıp başını giden Mckinsey olayı ile birlikte kamu maliyesinin reorganizasyonu konusunda danışmanlık yapacak bir firmadan ibaret bir olay. Neymiş IMF’in taşeronuymuş, neymiş devlet yabancı şirket tarafından yönetilecekmiş vs.
 
KAMU MALİYESİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM OFİSİ
 
Yahu hiç mi kamu hukuku bilginiz yok… Devlet, hizmetlerini kamu görevlileri eliyle görür. Dolaysıyla McKinsey şirketinin devleti yönetmesi meri yasalarla mümkün müdür? Tabiki hayır. Peki McKinsey ne yapacak? Yeni ekonomik programda açılan Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde, diğer bakanlıklardan temsilcilerin de katıldığı Kamu Maliyesi Değişim ve Dönüşüm Ofisinde proaktif bir yönetim anlayışının üçüncü göz olarak kolaylaştırıcısı olacaktır. Ne demek kolaylaştırıcı olmak? Yönetimlerde sürekli olarak karşımıza çıkan yönetim körlüğü, dünyada aynı konularda uygulanan iyi uygulama örneklerine hızlı ulaşım, şirket portföyü ile birlikte yabancı sermayenin Türkiye’de yer bulması konusunda katalizör olması gibi birçok katkısının olması beklenmektedir. Türkiye’nin kariyer meslek grubunda yetiştirmiş olduğu birçok kamu görevlisi bu konuda gerekli bilgi, birikim ve deneyime sahiptir. Ancak üçüncü göz olarak yukarıda bahsettiğim ve bahsedilecek birçok konuda katkı sunması beklenmektedir. Burada önemli olan bir husus “Dengelenme, Değişim ve Disiplin” sloganıyla açıklanan YEP kapsamında kurulması öngörülen Kamu Maliyesi Değişim ve Dönüşüm Ofisinin Sayın Bakanın ifadesiyle işlevi “Bu ekibimiz sadece tasarruf tedbirlerimizin uygulanmasından, bunlara yenilerinin eklenmesinden değil, aynı zamanda gelir arttırıcı önlemlerin de tespit edilerek hayata geçirilmesinden sorumlu olacak. Buradaki ekibimiz, kamuda alışık olduğumuz işleyişten biraz farklı çalışacak. Öncelikle bakanlıklar arası bir ekip kurarak diğer bakanlıklarımızla bürokrasi seviyesindeki iletişimi, birlikte çalışma kültürümüzü geliştirecek.
 
İkinci olarak, bu ekibimiz sürekli sahada olacak. Tasarruf ve gelir arttırıcı hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için sürece liderlik edecek. Bu çerçevede, hedeflere yönelik yol haritaları hazırlayacak, bu yol haritalarını performans göstergeleri etrafında takip edecek ve raporlayacak.” şeklinde açıklanmıştır. Bu işlevi halihazırda Sayın Bakana bağlı olarak koordinasyonu Kamu iç denetim koordinasyon kurulunun belirlediği rehberler doğrultusunda iç denetçiler yerine getirmeye çalışmaktadır.  Bu çerçevede en önemli husus kesinlikle kurumlardan gelecek uzmanların, en az bir tanesi kurumunda halihazırda çalışan ve süreçlere hakim olan iç denetçilerden, en az bir tanesinin Strateji Geliştirme Başkanlıklarındaki aksiyon alabilme yetkisi olan yöneticilerden (daire başkanı ve şube müdürleri) bir tanesinin ise kurumdaki deneyimli bürokratlardan (genel müdür yardımcısı ve daire başkanları) Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurumların bu birimlerden göndereceği üç kişi içinden özgeçmişlerine göre seçilmesi gerekmektedir. Bu durum bu projenin en hassas noktasıdır. Aksi durumda kurumların istenmeyen memurları, iletişime kapalı bürokratları, değişime kapalı denetim elemanlarını gönderecekleri şimdiden kesin diyebilirim. Bu ekibin üzerinde çalışıp mutabık kaldığı, alternatifleri tartıştığı çalıştay sonuçları tekrar genel müdür ve üstü pozisyondaki yöneticiler ile tartışmaya açılarak McKinsey şirketinin bu konuda dünyadaki iyi uygulama örnekleri ve üçüncü göz olarak önerileri istişare edilmesi tahmin edilen ve kaçınılmaz bir süreçtir.
 
FERASET
 
Sonuç olarak Maliye ve Hazine Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın ekonomide gayet sağlam adımlar ile Türkiye’nin yarınlarını yine 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto ettiği kamu yönetimi reformu yasası sonucunda Akparti iktidarının çıkardığı 5018 sayılı reform olarak adlandırılan Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun daha işlevsel bir hale gelmesi ve devletin 1 kuruşunu dahi heba etmemek için çalıştığını görüyoruz. Dışarının borazanlığını yapanların aksine; bilerek, dünyayı okuyarak sonsuz destek veriyoruz. Ve güveniyoruz.
 
Neden mi güveniyoruz? MÜSİAD gibi önemli bir iş adamları sivil toplum kuruluşunun kurucuları arasında yer alan ve bugün vergileri ile yatırım yaptığımız, istihdamları ile yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkı sunan, sermayenin bütün sorunlarını bilen Siyasal Bilgiler ekolünden gelen Sayın Dr. Nureddin Nebati ile ülkemizde denetim firmaları arasında dört büyükler olarak anılan denetim firmalarının birisinde yıllarca yöneticilik yapan, girişimcilik konusunda tartışmasız bir önder olan Sayın Osman Dinçbaş ve finans, muhasebe, vergi ve yönetim konusunda profesyonel, büyük projelerin aranılan kişisi ve en etkili CFO’ları arasında yer alan Sayın Bülent Aksu beyefendiler ile çalışmayı tercih etmesini güven için fazlasıyla yeterli bir neden olarak düşünüyorum.
 
Durmak yok koşmaya devam…
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.