Ümit ÖZMÜŞ
Ümit ÖZMÜŞ
Bürokrasi, Siyaset ve Terör
21 Mayıs 2016 Cumartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

1982 anayasasının kamu hizmeti görevlileri ile ilgili maddesinde Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği ifade edilmiştir. Kamu hizmetlerini nasıl yapacağı ve temel felsefesi ise 657 sayılı devlet memurları kanunu ile düzenlenmiştir.

657 sayılı devlet memurları kanunun amacı, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenlediği, sadakat başlıklı maddesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorunda olduğu, tarafsızlık ve devlete bağlılık başlığındaki maddede ise memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamayacağı, aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamayacağı, bunlara yardım edemeyeceği kanuni olarak hüküm altına alınmıştır.

2014 yılına kadar devam eden süreç ile ilgili her daim neden B planınız yoktu ile suçlanan hükümetin bazen açıklamadığı B planları olur.   Temel sorunlarını çözerken devlet olmanın gereği B planınız devleti yöneten hükümetlerin muhakkak olur. Kaldı ki bu 14 yıldır hükümet olan bir parti için yapılacak en anlamsız eleştiridir. B planı; pirincin içersindeki beyaz taşları da tespit etmek olan bu süreçte kişilerin samimiyeti ölçülmüş oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın aklı ile  "homo homini lupus" (insan insanın kurdudur) felsefesi ile derdest edilenler acıktıkça içlerinden yiyeceklerdir. Burada samimi olanlar ile samimi olmayanları test etmiştir. Devlet paralel terör örgütü ile PKK terör örgütünde net bir şekilde samimiyet testinden geçemeyenleri bunların içersinden hangilerinin beka için kullanılıp kullanılmayacağını net olarak gördü. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde ortaya atılan ancak devlet aklı olarak belki de en yakınlarının bile farkında olmadığı, doğu ve güneydoğu Anadolu’daki birçok vali ve güvelik güçlerinin yöneticilerinin anlamadığı bazılarının anlamak istemediği, bazılarının da milli olmayan güçler tarafından anlatılan B planının yok edilmesi için uğraşıldı “antibiyotik” hipotezinin ne kadar başarılı olduğunu milli devlet açısından sonuç ürünlerini almaya başladığımız şu günlerde, önemli bir geçiş sürecidir. Sayın Cumhurbaşkanını geçmişte anlamayanlar bugünde anlamak istemiyor.

Dün gezi sürecinde, bugün Türk devletinin eski alışkanlarını bırakarak yarına yönelik hedeflerini gerçekleştirme sürecinde dik duramayanlar bugün devletin haberdar olduğu ancak devletten haberdar olmayanlar davayı kişisel çıkarlarının önünde tutanlar sadece ve sadece “kefeni giyip bu yola çıktım” diyen sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendiye karşı şer odakları ile işbirliği yapıyorlar. Bakanlık yaptıkları, Belediye başkanlığı yaptıkları dönemlerde kamu lojmanların oy kullandıkları sandıklarda HDP’nin oylarının arttığı, hukuk fakültesinden dönem arkadaşları ile HDP ile bağlantı kuranlar, 28 şubat sürecinde sözde dik durup özde başörtülü kardeşlerimizin mağduriyetini artırmaya çalışanlar, gençliğinde etek giyip siyasi cazgırlık yapıp İslam’a ve ahlaka uymayan işeri ile ön planda olanlar birlik olup sayın Cumhurbaşkanımız’a karşı saldırıyorlar. Bu süreçte en büyük destekçileri de dönemlerinde devletin haberdar olduğu bürokratlardır. Şimdi o oyuna karşı partili Cumhurbaşkanı olması gerektiği aşikarken neden kimse bunu görmek istemez. Neden herkes kendi içinde sermayenin sahibi olan basının algısı ile sözde öz eleştiri yapar. Düne kadar öz eleştirinin en sertini yapıp, istişare ile karar lamayı sünnettullah olarak  değerlendirenler bugün neden kendileri karar alarak algı yönetimi ile sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a cephe alıyorlar? Çünkü;

Yukarıda zikrettiğim anayasaya ve devlet memurları kanunlarına aykırı hareket eden “satılık akıllar” kamu hizmetini nasıl yapacakları konusunda çiğ kalanlar çok yakında 65. Hükümet ile hızlı bir şekilde temizleneceğinden şüphemiz olmasın. Kabine ve teşkilatlardaki milli devletin öz çocuklarının 2002 ruhu ile tekrar göreve getirileceği 65. Hükümet ile kesin bir temizlik yapılacağını görmemek abes olur. Stratejiyi sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarzı ile şöyle tanımlamak gerek; karşı tarafının planları içerisine kendi amacını gizleme metodur.

Allah devletime zeval vermesin, sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı devleti hakkıyla yöneten cennet mekan Yavuz Sultan Selim azminden, Kanuni Sultan Süleyman kudretinden, Fatih Sultan Mehmet öngörüsü ve sabrından nasıp eylesin.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Mahmut Yediyıldız 21 Mayıs 2016
Ümit bey, yazılarınızı yazarken gökdelenden ve de Finlandiya'dan mı yazıyorsunuz Allah aşkına?! Her gün gelen şehit haberleri sizi ilgilendirmiyor mu hiç? Halis on numara yağ yakarak hangi makamlara göz kırpıyorsunuz? Bırakın hamaseti, övgüyü de; yok olan itibarımızı, mahvolan ekonomiyi, İslamcılık markası altında hız kesmeyen yüz kızartıcı tecavüz haberlerinin sebebini anlatın azıcık. Rekor kıran uyuşturucu kullanımı, 80 öncesi gibi banka soygunlarını, faili meçhulleri yazın biraz da. Bir milyona yaklaşan imam hatip okullarında azalan namaz kılma oranlarından bahsetseniz olmaz mı? Bu iktidar döneminde şehit edilen Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti neden kapatıldı, araştırıp bizi aydınlatın olmaz mı? Davutoğlu'nu Pelikan'ca dostdarbe ile yenmesinin demokratik ilkelerdeki yerini anlatın? Ve şöyle düşünün üçüncü yazıyı yazdığınız halde bu yazılarınızda halkın yaşamına, milletin geleceğine faydalı ne yaptım diye kendinizi sorgulayın kandil kandil. Bırakın karın doyurmayan dalkavukluğu(hem kolaydır, hem de herkes yapar) ve gerçekçi olun kısaca!