Şeval YAMAN
Şeval YAMAN
Kısa bir iç döküş
28 Mart 2019 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Baba krizim tutuyor demişti küçük kız… Bazen izlediğim bir film, dinlediğim bir müzik veya sokakta gördüğüm bir manzara krize neden olabiliyor diye açıklamaya girişti ardından. Yaşadıklarını detaylandırınca krizin gediği yer ve anın fark etmeksizin kendini kaybettiğini anlamıştım. Dinlediğimi görünce ellerimi tutup gözlerimin içine çare bulmak istercesine baktı. Babasını kaybedişini, sonrasında yaşadığı depresyonu, vücuduna attığı kesikleri, geceleri mezarlığın başına koşuşturuşunu ve Allah’ a olan isyanını tek tek anlattı. Her tarafta ayetlerinin olduğunu söyleyen Rabbim "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." ayeti ile adeta bana yine “Sübhanallah” dedirtmişti. “Küçük kıza yardım etmek için çabalayacağına düştüğü derde değil de takıldığın yere bak “ dediğinizi duyar gibiyim.  Haklısınız da aslında… Fakat yargılamadan önce izin verin anlatayım;

Hani değersiz bir su parçası iken yüzünüze baktı ve sizi ilk O andı ya. Hani adınızı ilk O fısıldadı, sizi değerli  ve yeryüzüne emanetçi kıldı. Sevgi ve merhameti bol bol koydu mayanıza ki kimin elinden çıktığınız zerrenize kadar belli olsun. Kendisini de öncelikle “ Rabb” olarak tanıttı. Arapça  “ Terbiye eden” manasına gelen bu adın sahibi her birimizin nefsinin “Terbiyeci” sidir. Şüphesiz ki terbiye olan nefis basamakları tek tek geçer ve O’ nu en derinden hissedebileceği noktaya ulaşır. Bir de bakmışsınız “Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri, isteyene ver git onu Bana Seni Gerek Seni” cümlelerini mırıldanarak hayatta karşınıza çıkan her zorluğa gülümseyerek kucak açmışsınız.

İnkar etmemeli ki her birimizin kendine göre hayatta karşılaştığı nice zorluk var. Hatta öyle zorluklar ki omuzlarınızı yerle bir eden nefesinizi kesen ve yaşadığınıza sizi pişman eden anlar yaşarsınız. Peki fırtınalı olan denizde gemide ve yüklerinizi boşaltıp gitmek varken yüklerimizle yüzmeye çalışmamız boğulmamıza davet değil midir? Her şeyin sahibi ve “Ol” demesiyle imkânsızların gerçekleştiği Allah’ a yükümüzü vermekte niye bu kadar zorluk çekiyoruz? Belki kendimize itiraf edemiyoruz fakat tek sebebin    “Güvenmemek” olduğunu da itiraf etmeliyiz. Tek başına varlığına inanmak değildir iman… Duygularını, emeklerini, hayallerini, ideallerini ve varlığını tümüyle emanet edip “Ya Mü’min” diyebilmek ve Sika tepelerinde koşturan Habibullah’ ı örnek alarak yol almaktır.

 Vesselam...

ŞEVAL YAMAN - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.