Şeval YAMAN
Şeval YAMAN
Bir asi ruh fısıltısı
4 Şubat 2019 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Asi Ruh (Osho)’ nun bir cümlesi son günlerde adeta beynimin içini zonklatıyor. Büyük bilgin Benim tüm çabam her insan evladının kendisine ait olan ve önüne gelene dağıtmış olduğu öz saygısını geri vermektir.” cümlelerini şüphesiz ki yara almadan söylemiş olamaz değil mi? Bize ait olan ve onunla yaşayabileceğimiz büyük emanetimizi ne de kolay ve düşüncesizce dağıtıyoruz öyle değil mi? Üstelik çoğu zaman çevremizdekilerin buna yönelik bir isteği bile yok iken bunu yapmamız da işin bir diğer boyutu olsa gerek.

Birçok bilim insanı tarafından farklı şekillerde tanımlanan özsaygı kavramı onur ile yakından ilişkilidir. Nitekim Kuçuradi Etik’inde, “Kişi açısından onur, kişinin o ana dek kendi imgesine uygun davranmanın, kendi imgesine uygun yaşamanın bilince ve böyle yaşamaktan dolayı kendine layık gördüğü belirli bir muamele beklentisidir.” ifadeleriyle kişinin kendine duyduğu saygıya aykırı her hareketin onurunu da zedelediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu noktada onurumuzun zedelenmesinden o denli korkarız ki çoğu zaman etrafımızdakilere güvenmemeyi seçeriz. Zira güven, sadakat, dürüstlük gibi değerler hırsın ve cismaniyetimizin farklı isteklerinin kölesi olarak kabuğuna çekilmiş durumda can çekişmektedir. Binaenaleyh çözüm diğer insanlara güvenmemekten ziyade benliğimize tutarlı davranmamızdır.

Hiç kimsenin davranış biçimine veya hayat tercihine karışamazsınız fakat siz sınırlarınızı belirleyebilirsiniz. Zira siz sınırlarınızı çizmediğiniz veya size zararı dokunacak bir şekilde çizdiğiniz içindir ki karşıdaki rahatça size zarar verebilir.

Sınırlarımızı yanlış çizmemizin en büyük nedeni ise korkularımızdır.

Misalen işçilerin kendilerine açık bir şekilde mobing uygulanmasına rağmen susmasının ve kendisine saygısızlık yapılmasına izin vermesinin en büyük nedeni işsiz kalma korkusudur. Fakat hayata karşı cesur olmayanlar sürekli olarak başkalarının artıklarıyla beslenmeye mahkumdurlar. Hatta bilimsel olarak da açıklandığı üzere korku duygusunun inanılmaz bir enerjisi var ki kaybetmekten korktuğunuz kişi ya da nesneyi sizden süratle uzaklaşmasına neden oluyor. Kabul etmeli ki zaaf, tutku, bağlılık ve hayal imgeleri insana özgüdür ve dengeli bir şekilde yaşanmaları hazzın değil mutluluğun anahtarıdır. Siz uyuşturucu alırken de en büyük hazzı yaşadığınızı zannedersiniz fakat sonrasında yaşadığınız güçsüz ve savunmasız durum size mutsuzluğun ne demek olduğunu unutmayacağınız bir şekilde öğretir.

           

Yüzyıllar boyunca din, bilim ve felsefe alanlarında “Mutluluk” kelimesi farklı şekillerde yorumlansa da hepsi “Erdem sahibi ve ahlaklı olma” noktasında birleşir. Bu iki kavram ise duyguları ve aklı yöneterek elde edilecek maslahatlardır. Nitekim her ikisini yöneten insan kendisini ve değerini anlayacak ki bu noktada kimseye özsaygısına zarar verecek ve onurunu zedeleyecek bir hareket için izin vermeyecektir. O insan ki ahseni takvim üzere yaratıldı ve kainattaki en özel varlık kılındı.

Vesselam…

ŞEVAL YAMAN - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.