clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Sertaç Sedat KÖKSAL
Sertaç Sedat KÖKSAL
Asgari ücret artarsa ne olur ?
4 Haziran 2015 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Genel seçimlere sayılı günler kala siyasi partiler seçmenlerin kararlarını etkileyecek propaganda çalışmalarına yoğunluk vererek tam kapasite mitingler düzenliyor. 7 Haziran seçimlerinde muhalefet partilerinin  vatandaşı etkilemeyi düşündüğü en önemli konu ekonomi.

Ekonomik vaadler ile seçim bildirgelerini hazırlayan siyasi partiler bireysel ekonomilere yönelik hedeflerini bir bir sıralarken bu hedeflerden en çarpıcı olanı asgari ücret artışı ile ilgili. İktidar partisi asgari ücretin mevcut artış trendini koruması gerektiğini, asgari ücret artışının işyerlerinde oluşturacağı maliyet artışının işsizliğe neden olacağını savunurken, muhalefet partileri asgari ücreti 1500 TL’den 5000 TL’ye kadar yükselmesi gerektiğini, iktidara gelmeleri halinde bu vaatlerini gerçekleştirerek toplumsal refahı arttıracaklarını savunuyor. İş dünyasından konu ile ilgili kurumsal bir duruş beklenirken geçtiğimiz hafta MÜSİAD’ın gazetelere verdiği tam sayfa ilanda yer alan “Geçmişte popülist siyasi vaatler yüzünden sosyal güvenlik ve ekonomi gibi birçok alanda ağır bedeller ödeyen Türkiye, bugün seçim meydanlarında konuşulanlardan çok daha fazlasını, daha gerçekçi hedefleri hak ediyor.” ifadeler MÜSİAD’ın asgari ücret ile ilgili muhalefet partilerinin vaatlerinin gerçekleştirilebilir olmadığını düşüncesini savunduğunu gösteriyor.. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun TÜSİAD’a yaptığı çağrıya karşılık ise TÜSİAD’tan seçime sayılı günler kala halen ekonomik bir açıklama gelmiş değil.

ASGARİ ÜCRET ARTIŞI İŞSİZLİĞE NEDEN OLUR MU?

Asgari ücret ile ilgili ekonomi literatürüne baktığımızda klasik liberal ekonomistlerin hükümet ile aynı görüşte olduğu görülmektedir. Klasik liberal ekonomistler asgari ücretin işsizlik oluşturduğu görüşünü benimsemiştir. Bu görüşe göre  asgari ücretler ne kadar yüksek olursa, bu ücretleri karşılayamayacak küçük işletme sahipleri de o kadar artacaktır. Bunun sonucunda da küçük işletmeler daha az işçi çalıştıracak ve bu durum işsizliğe neden olacaktır. Türkiye iş gücü piyasasında istihdamın genellikle küçük ve orta ölçekteki işletmeler tarafından oluşulduğu göz önünde bulundurulursa siyasi partilerce yapılan açıklamaların amacı bilimsel veriler ışığında değerlendirildiğinde ortaya bazı çelişkiler çıkmaktadır.

İktidar partisi asgari ücret artışının büyük ölçekteki işletmelerin ihracatta rekabet gücünü azaltacağını savunurken, bilimsel veriler asgari ücret artışının sadece küçük ölçekli işletmeleri etkileyeceğini savunmakta. Öte yandan muhalefet partilerinin asgari ücret artışının ekonomiyi rahatlatacağını, kişi başına düşen gelirlerde artış yaşanacağını savunurken aynı anda  küçük işletmelerin zor durumda olduğunu, bu işletmelerin sürdürülebilirliğinin risk altında olduğu görüşünü benimsemeleri yukarıda açıkladığım bilimsel görüş ile değerlendirildiğinde asgari ücretin zaten zor durumda olan işletmeleri kapanma noktasına getireceği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.

ÜLKEMİZİN ASGARİ ÜCRET VERİLERİ

Ülkemizde asgari ücretle çalışan işçilere yönelik verilerin en sağlıklı kaynağı Sosyal Güvenlik Kurumu. SGK verilerine göre ülkemizde kayıtlı olarak çalışan kişilerin yaklaşık yüzde 49’u asgari ücret ile çalışıyor. Rakamsal olarak görünen bu olmakla birlikte ülkemizde kayıtdışı istihdamın yüzde 32 seviyelerinde olduğu da düşünüldüğünde yüzde 49’luk verinin temsil ettiği çoğunluğun gerçek ücretlerinin asgari ücretin üzerinde olduğu anlaşılıyor. Kayıt dışı istihdamın sonucu işverenler çalışanların sigortalı primine esas kazançlarını reel rakamlar yerine alt sınır olarak belirlenen asgari ücret üzerinden bildirmekte ve bu yöntemi belirleyen işletmeler sigorta primi kaçırmak ve buna bağlı olarak vergi ziyaına neden olmak suretiyle devleti zarara uğratmaktadır. Prim ve vergi kaçırmak suretiyle devleti zarara uğratan işletmelerin bu yönteminin önüne geçmek üzere SGK meslek kodu uygulamasını başlatarak meslek gruplarına göre asgari ücret belirleme çalışmalarını halen sürdürmektedir.

2015 yılının ilk yarı yılında geçerli olan asgari ücret(1.201,50 TL) ile çalışan bir işçinin işverene maliyeti 1.411,76 TL’dir. Bu maliyet asgari ücretin 1500 TL brüt olarak belirlenmesi durumunda 1.762,50 TL, 5000 TL brüt olarak belirlenmesi durumunda 5785 TL’ye çıkacaktır.

ASGARİ ÜCRET ARTIŞININ İŞÇİLERE ETKİSİ

Asgari ücret artışının işçiler ve devlet yönünden oluşturacağı en büyük değer sigortalı primine esas kazanşarın asgari ücretten bildirildiği durumlarda artık daha yüksek bir ücretin alt sınır olarak kabul edileceği gerçeğidir. Bu yöntemle devlet hem daha çok vergi alacak hem de SGK daha yüksek prim tahsilatı yapacaktır. Bunların yanında sigortalı primine esas kazançların artmasıyla birlikte,

·         İşçilerin emekli olduklarında alacakları emekli aylıkları

·         Sigortalıların ölümü halinde hak sahiplerine bağlanacak olan ölüm aylığı

·         Malul olduğu tespit edilen sigortalının malullük aylığı

·         İş kazası halinde bağlanan sürekli iş göremezlik  geliri

·         Hastalık halinde alınan geçici iş görmezlik ödeneği (rapor parası)

·         Analık halinde  çalışılamayan dönemde alınan geçici iş görmezlik ödeneği (rapor parası)

yükselecektir.

Asgari ücret artışının işçilere yükleyeceği en önemli yük ise ödeyecekleri vergilerde oluşacak artıştır. Asgari ücret artışıyla daha fazla vergi ödemek zorunda kalan işçiler yıl sonunda girecekleri vergi dilimiyle ellerine geçen net ücretlerde düşüş yaşayacaktır. Bunun sonucunda eski asgari ücret düzeyinde ve kayıtlı olarak çalışan işçiler işverenleri ile anlaşmak suretiyle kayıt dışı çalışmaya tevessül edebilecektir.

 Asgari ücrette meydana gelecek artış ile birlikte,

·         İsteğe bağlı sigortalı olan vatandaşlar ile askerlik, doğum ve yurtdışı borçlanması yapmak isteyen vatandaşların ödeyecekleri primler

·         Part time çalışan kişilerin ay içinde çalışmaları dışında kalan sürelerde sağlık hizmetinden yararlanmak için ödemek zorunda olduğu primler

·         Genel Sağlık Sigortası için ödenecek primler

·         Ay içerisinde 10 günden az çalışan taksici ve dolmuşçuların ödemesi gereken sigorta prim tutarları

artacaktır.

ASGARİ ÜCRET ARTIŞININ İŞVERENLERE ETKİSİ

Asgari ücret kavramının öncelikli amacı işçiyi koruyacak taban ücretin belirlenmesi olsa da ülkemiz açısından oldukça stratejiktir. Ülkemizde idari para cezalarından, borçlanma miktarlarına, SGK primlerinden, gelir testi sınırlarına kadar birçok parametrenin hesabı asgari ücrete göre yapılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uyguladığı idari para cezaları asgari ücret esas alınarak belirlenmektedir. Örneğin; mevcut asgari ücrete göre Sosyal Güvenlik Kurumu’nun çalışma hayatı denetimlerinde en sık karşılaşılan kayıt dışılık bir başka deyişle tescilsiz sigortalıların tespit edilmesi halinde  işverene 4806 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Bu ceza asgari ücretin 1500 TL olması halinde 6000 TL’ye ,5000 TL olması durumunda ise 20.000 TL’ye yükselecektir. Bu meblağlar işletmeyi caydırmaktan ziyade faaliyetine son vermeye yöneltecek kadar yüksektir.

Asgari ücret artışıyla işçi maliyetlerinde oluşacak artış, personel bütçelerini rakamsal olarak belirleyen işletmelerin personel çıkarma ya da kapasite azaltma gibi yollara girmesine neden olarak, istihdam azaltmalarına sebep olacaktır.

Görüldüğü üzere asgari ücret artışının pozitif etkilerinin yanında göz ardı edilemeyecek negatif etkileri de bulunmaktadır. Sadece asgari ücret artışından bahsetmek ekonomik anlamda bu artışın etkilerini süspanse edecek politikaları geliştirmemek kısa vadede pozitif etkilerle hayat bulsa da orta ve uzun vadede negatif etkilerle başta vatandaşlar olmak üzere ülke ekonomimizin tümünü etkileyecektir. Rasyonel şekilde planlanmış sigorta primi teşvikleri ve vergi muafiyetleri asgari ücret artış politikasının olmazsa olmazlarıdır.

Sertaç Sedat KÖKSAL

Soru Görüş ve Önerileriniz İçin,

E-posta: sertack@hotmail.com

Twitter: @sertackoksal

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
osman genç 5 Haziran 2015
İŞÇİ ULKENIN TUM YUKUNU ÇEKIYOR..PAZARDA FIYATLAR YUKSEK.DEVLET VERGILERDE ACIMASIZ SEVIYEDE YUKLEME YAPIYOR..1 PUANLIK OTV ARTIŞINDA İŞÇİ VERGILERINI DUŞUREBILIR..ASGARİ UCRETIN GETIRECEĞİ YUKUN HESABINI YAPMAK NE KADAR KOLAY YAPILABILIYORSA IŞÇİ VERGILERINI AZALTMANIN YOLLARIDA O KADAR KOLAY..ÇUNKU YATIRIM TEŞVİKİ YAPILAN BOLGELERDE DEVLET 5YIL IŞÇİ VERGISI ALINMYACAK DIYE BEYANDA BULUNUYOR..MEMLEKETIMIZ ÇOK ZENGIN...ONEMLI OLAN HAKKANIYETLI. ADALETLİ YONETIMLERIN GOREVE GELMESIDIR..FIRAVUN ZIHNIYETI TAŞIMAYAN LIDERLERE IHTIYAÇ VAR. DERİM...