Sertaç Sedat KÖKSAL
Sertaç Sedat KÖKSAL
Madenciler bu ülkenin maskotu mu?
21 Kasım 2014 Cuma / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Ermenek’teki maden ocağı kazasının neredeyse sembol isimlerinden ölen şehit madenci Tezcan GÖKÇE’nin babası Recep GÖKÇE’nin anlattıkları Anadolu insanının manevi yapısını gözler önüne serdi. Riyasız bir dünya hayatı peşinde koşan, en büyük derdi dünyalık geçimini sağlayacak geliri elde edebilmek olan çoğu madencinin ekranlardaki ve gazete manşetlerindeki yansıması gibi Recep GÖKÇE’nin sözleri “Madenciler bu ülkede hak etmeleri gereken değere sahip mi?” Soma’da meydana gelen maden kazası, ardından Ermenek’te yaşananlar ve bu iki facianın arasında gerçekleşen belki de kamuoyunun bilmediği onlarca kaza gerçekten madencilerin kaderi mi? sorularını kendimize sormamıza neden oldu.

SARI BARETLİ MADENCİ

Aslına bakıldığında ülkemiz için madenciler sarı baretiyle bir sembol gibi her yerde karşımıza çıkıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın internet sayfasını açtığımızda karşımızda sarı baretli madenciyi görüyoruz; Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sayfasında da keza öyle. Sendikalar ve emek siyaseti yapan siyasi partilerin tüm halkla ilişkiler çalışmalarında kutsal emeği temsilen sarı baretiyle madenci karşımızda. Demek ki sarı baretli madenci bu ülke için, bu toplum için emek ve alın teri denilince ilk akla gelen sembol.

Teoriye baktığımızda madencilik iş hayatımızda oldukça saygı duyulan bir meslek grubu. Hal böyle iken iş kazalarında en çok kayıp verilen sektörlerden biri de madencilik sektörü. Bu tablonun oluşmasının en temel sebebi ise teorinin pratikte uygulanma alanı bulamayışı.Gönüllerdeki hissiyatın cüzdanlara yansımaması.

Ülkemiz iş yaşamının son 10 yıllık seyrine baktığımızda Yeni İş Kanunu’ndan, İşsizlik Sigortası Kanunu’na kadar özellikle de İş Sağlığı ve Güvenliği alanına dair kapsamlı mevzuat çalışmaları yapıldı. Kağıt üzerinde bir iş kazası olmaması için alınması gereken önlemler ve cezai yaptırımlar sıralandı. Sonuç ise yaşanan onlarca iş kazası ve gerçekleşen yüzlerce ölüm.

İNSANIMIZ İŞ KAZASINDA ÖLMEYİ KENDİNE YAKIŞTIRMIYOR

2014 yılı madencilik sektörü başta olmak üzere inşaat ve imalat sanayi gibi emek yoğun sektörlerde iş kazalarını önlemek için sadece yasa yapmanın yeterli olmadığını öğreten acı tecrübeler sundu.  Mevzuat ile düzenlenen her alanda olduğu gibi iş sağlığı ve güvenliği alanında içselleştirilmeyen her düzenlemenin pozitif bir anlam taşımadığı gerçeği ile bir kez daha yüzleştik. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile İSG alanında ülkemizin müstakil bir yasaya kavuşması hatta bu yasanın birçok ülke tarafından örnek alınmak istenmesi maalesef iş kazalarının önüne geçme noktasında yetersiz kalmakta. Yasayı uygulamak zorunda olan işveren yasal zorunlulukları finansal kaygılarla yerine getirmiyor, kendi hayatı için kendisine sunulması gereken yasal zorunlulukların yerine getirilmemesine işçiler itiraz edemiyor. Maalesef ülkemiz insanı iş kazasında ölümü kendisine yakıştıramıyor. Nasıl olsa bana bir şey olmaz düşüncesi, gereksiz kendine güven ve maalesef işi ciddiye almama bu tavrın başlıca nedenleri arasında.

ERMENEK’TE HALEN 8 İŞÇİ YER ALTINDA

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun iş güvenliği paketi ile ilgili açıklamalar yaptığı konuşmasında, kamusal denetim mekanizması ile ilgili yaptığı değerlendirmeleri çok önemsiyorum. Denetim elemanı olarak sadece madenlere değil tüm işyerlerine giden denetmen ve müfettişler işveren, işçi ve devlet arasındaki hassas dengeyi korumak ve hiçbirinin hakkını bir diğerine geçirmemek için görevlerini ifa etmek zorundalar. Sayın Davutoğlu’nun söylediği gibiyılda yüzlerce işçinin öldüğü bir sektörde faaliyet gösteren işyerini denetleyen denetim elemanının denetime gittiği yerde işverenin çayını bile içmesi haramdır. Bırakın denetime gidilen yerde içilen çayı Ermenek’te göçük altından çıkarılamayan işçiler Recep Çiloğlu, Ali Haznedar, Kamil Yaman, Hüseyin Gültekin, Mehmet Baha, Mehmet Özcan, Hasan Tuncer ve Ömer Cansu’ya ulaşılamayan her saniye 75 milyonun aldığı nefes haramdır.

Sertaç Sedat KÖKSAL

Soru Görüş ve Önerileriniz İçin,

E-posta: sertack@hotmail.com

Twitter: @sertackoksal

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.