Sertaç Sedat KÖKSAL
Sertaç Sedat KÖKSAL
Huzur hakkı ödemelerinde uygulanacak usul ve esaslar
23 Haziran 2014 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesinin ortakların şirketle olan para ilişkisinin transfer fiyatlandırmayı yoluyla örtülü kazanç dağıtımı sayılacağına dair hükümler gereği ortaklar cari hesabı yıllardır sorun yaratan bir hesaptır. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun işletmelerde şirket ortaklarının şirketten borç almasını yasaklayıcı hükümlere yer vermesiyle birlikte bu hesabın işletilmesi ve ortakların şirketten alacakları nakdi tutarlar ile ilgili hususlar netlik kazanmakla birlikte anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi ortaklara ve limited şirketlerde şirket müdürü ortaklara yapılan huzur hakkı ödemeleri önem kazanmıştır.

HUZUR HAKKI NEYİN KARŞILIĞI OLARAK ÖDENİR?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 394 üncü maddesinde yer alan  “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.” hükmü gereği şirket ortakları, şirket müdürleri ve yönetim kurulu üyelerine kanunlardan doğan sorumlulukları ve yükümlülükleri nedeniyle huzur hakkı ödemesi yapılabilmektedir.

Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesinde tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, 333 üncü maddesinde ise, adı geçen Kanun'un 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 uncu ve 360 ıncı maddelerde öngörülen hapis ve para cezalarının bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunacağına yer verilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde ise limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları belirtilmiştir. Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinde ise tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanunî temsilcilerin şahsi mal varlıklarından tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88 incimaddesinin son fıkrasında ise Kuruma prim borcunun süresinde ödenmemesi halinde, tüzel kişilerde şirket yönetim kurulu üyeleri dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri ile kanuni temsilcileri SGK'ya karşı işverenler ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.

Yukarıda sıralanan kanuni hükümler gereğince tüzel kişileri kanuni temsilci olarak idare eden müdür ortakların veya yönetim kurulu üyelerinin diğer şirket ortaklarına göre önemli yükümlülük ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu yükümlülük ve sorumluluk sahiplerinin gerek hizmetleri karşılığı olarak gerekse karşı karşıya oldukları riskleri hafifletmek amacıyla ödenen ücretler "huzur hakkı" adı altında ödenmektedir.

HUZUR HAKKI ÖDEMESİNDE UYGULANACAK USUL VE ESASLAR NELERDİR?

Huzur hakkı ödemeleri yapısı itibariyle çok yönlü incelenmesi gereken ödeme biçimleri arasındadır. Bu kapsamda ticaret hukuku, vergi hukuku ve sosyal güvenlik hukuku huzur hakkı ödemelerine ilişkin düzenlemelere sahiptir.

Ticaret hukuku yönünden huzur hakkı ödemesinde uygulanacak esaslar,

·         Belirtiğim üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 394 üncü maddesinde tanımlananhuzur hakkı ödemelerinin yapılabilmesi için huzur hakkı ödenmesi ve tutarlarının esas sözleşmeye yazılması ya da genel kurul kararı alınması gerekmektedir.

 

·         Huzur hakkı olarak ödenecek miktarın belirlenmesinde şirketin mali yapısının dikkate alınması gerekmektedir. İşletmeler şirketin mali yapısına uymayan huzur hakları ile ilgili şirket ortaklarına borç para verildiği iddiası ile karşı karşıya kalabileceğinidikkate almalıdır.

Vergi hukuku yönünden huzur hakkı ödemesinde uygulanacak esaslar,

·         Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesinde ücret, işverene tâbi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tarif edildikten sonra, çeşitli ödemelerin ve bu meyanda yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen ve sağlanan para, ayın ve menfaatlerin ücret sayılacağı açıklanmıştır.

 

·         Huzur hakkı olarak yapılan ödemeler vergi hukukunda ücret olarak kabul edildiğinden bu ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu’nun  94 üncü maddesi kapsamında stopaj kesintisi yapılması gerekmektedir. Aynı mantıktan yola çıkılarak huzur hakkının ücret sınıfında değerlendirilmesi nedeniyle yapılan ödemeler asgari geçim indirimine de tabi tutulmalıdır.

 

 

·         Huzur hakkı ödemesini Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında değerlendirdiğimizde yapılan huzur hakkı ödemeleri kurum kazancıdan indirim konusu yapılabilmekte olup daha önce de söylediğim gibi yapılan bu ödemler şirketin mali yapısına uygun ve makul olmalıdır. Şirketin mali yapısına uygun olmayan huzur hakkı ödemeleri Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesi kapsamında örtülü kazanç sayılmakta ve işletmelere vergisel açıdan cezai müeyyide uygulanabilmektedir.

 

·         Son olarak Vergi Usul Kanunu’nun 238 inci maddesi kapsamında değerlendirilen huzur hakkı için işletmelerin ödeme yapılan dönemler için ayrıca bir huzur hakkı bordrosu düzenlemesi gerekmektedir.

Sosyal güvenlik hukuku yönünden huzur hakkı ödemesinde uygulanacak esaslar,

Halihazırda yürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü maddesi Kanun kapsamında sigortalı sayılacak olanları tanımlamaktadır.

 

·         İlgili madde gereğince "anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları" kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı olarak kabul edilmektedir.

 

·         Bu kapsamda limited şirketlerin ortakları da 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 3. alt bendine göre sosyal sigorta kapsamındadır. Mevzuat hükümlerine göre söz konusu sigortalılık ihtiyari değil, yasal bir zorunluluktur.

 

 

·         Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesine tabi yani işyerinde bir hizmet akdiyle çalıştığı anda aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak da çalışıyorsa bu durumda kişiye yapılan huzur hakkı ödemesinin kişinin sigortalı primine esas kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.

·         Vergisel anlamda uygulama sıkıntıları yaşanmakla beraber 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde, hiçbir gelir türü ayrımı yapılmaksızın sigorta primlerinin yıl içinde kuruma fiilen ödenmesi kaydıyla gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak yazılabileceği de hükme bağlanmıştır.

 

·         Son olarak bu başlık altında huzur hakkı ödemelerinin ödenme biçimlerine değinecek olursak;iş mevzuatı gereğince her ne kadar en az 10 işçi bulunan işverenler, istihdam ettikleri her bir çalışanın maaşını bankalar kanalıyla ödemek zorunda olsalar da huzur hakkı iş kanununa tabi olarak ödenen bir ücret olmadığından bu kapsamda yapılan ödemelerin banka yoluyla ödenme zorunluluğu bulunmamaktadır.

SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PRİMİNE TABİ OLAN HUZUR HAKKI ÖDEMELERİNDE YAPILACAK KESİNTİLER

 Emekliliğe esas prim günü, sigortalılık süresi ve yaş şartlarının yerine getirilmesi ile birlikte emeklilik aylığı bağlanan kişilerin emeklilik aylığı bağlandıktan sonra 4/a’lı veya 4/b’li olarak tanımlanan bir çalışma sürecine dahil olması halinde bu kişilerin sosyal güvenlik destek primi(SGDP) ödeme yükümlülükleri doğmaktadır.

Önceki çalışmalarından dolayı emekli aylığı almakta iken anonim şirket yönetim kurullarına dâhil olan veya limited şirketlere ortak kişilerin de SGDP adı altında prim ödemesi gerekmektedir. Bu gereklilik işletmelerde zaman zaman bu primlerin 4/a kapsamında çalışanların prim ödeme usulüne tabi olma gibi bir yanılgıya da neden olabilmektedir. Esas itibariyle aktif olarak çalışmayıp, yönetim kurulu üyeliği veya limited şirket ortaklık statüsü gereği şirketten huzur hakkı alınması veya hiçbir ücret alınmaması durumunda dahi bu statüleri gereği kişilerin almakta olduğu emekli aylıklarından Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından SGDP kesintisi yapılmaktadır.

AKTİF OLARAK ÇALIŞAN EMEKLİ YÖNETİM KURULU ÜYESİNDEN SGDP KESİNTİSİ YAPILMASI GEREKİR

Anılan kişilerin emekli aylığı aldığı esnada işletmede aynı zamanda aktif olarak çalışması ve yönetim kurulu üyeliği nedeniyle de huzur hakkı ödemesi alması durumda ise işletmeler bu kişileri 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmesi ve hakkedişlerinden SGDP kesintisi yapması gerekmektedir.

İşletmelerin sadece yönetim kurulu üyeliği yapan emekli yönetim kurulu üyeleri velimited şirket ortakları için Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. 5510 sayılı Kanun’da sadece anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklar yönetim kuruluna seçildikleri tarih itibariyle, limited şirket ortakları ise şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildiği tarihten itibaren sigortalı sayılmışlardır.

·         Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıkları, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihte başlar ve bu tarih, şirket yetkililerince,

 

·         Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının sigortalılıkları ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği tarihte başlar. Bu tarih, ortaklar kurulu kararının, hisse devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin, devrin yapıldığının işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir, ticaret sicil memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla şirket yetkililerince,

Sosyal Güvenlik Kurumu’na 15 gün içerisinde bildirilmesi gerekmektedir.

 

Sertaç Sedat KÖKSAL

Soru Görüş ve Önerileriniz İçin,

E-posta: sertack@hotmail.com

Twitter: @sertackoksal

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
M.Kemsl Özhatar 9 Mart 2017
Huzur hakkı ödensinmi ödenmesinmi oylamasında 1 kişi hayır derse bu kişiye ödeme yapılırmı.Yapılırsa alması etikmidir.Söz konusu yönetim kurulu üyesi icin
selmin Cetin 24 Eylül 2015
572 daireli bir sitede oturuyorum. Site yonetim kurulu uyeleri olaganustu genel kurul yaparak, kat maliklerinden huzur hakki talep edeceklerini bildiren yazi gönderdi. Siye yönetimleri boyle bir talepte bulunabilirmi? Bu miktar neye göre belirlenir. Bu konuda bilgi rica ediyorum. Yardımlarınız için simdiden teşekkür ederim.