Sertaç Sedat KÖKSAL
Sertaç Sedat KÖKSAL
Torba yasada ne var ne yok?
2 Haziran 2014 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Toplumumuzda heyecan ile beklenen düzenlemeleri içeren kanun tasarısı 30 Mayıs 2014 tarihinde Başbakanımızın imzası ile Meclis’e sevk edildi. Sosyal Güvenlikten çalışma yaşamına, devlet memurlarından işçilere, iş sağlığı ve güvenliği yönünden madenlere kadar birçok konu hakkında yeniliklerin yer aldığı kanun tasarısının bu ay içinde yasalaşması bekleniyor. Meclise sevk edildiği şekliyle 62 maddenin yer aldığı tasarının komisyon çalışmaları sırasında eklenmesi düşünülen maddeler ile 100 maddeyi bulması öngörülüyor.Tasarıda yer alan maddeleri ilgili olduğu alanlara göre tasniflediğimizde ise karşımıza 6 başlık çıkıyor.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI İLE İLGİLİ KONULAR

Toplumun büyük bir kesiminin merakla beklediği genel sağlık sigortası prim borçlarına affına ilişkin olarak tasarıda gelir testine başvuruda bulunmamış genel sağlık sigortalılarına faiz affı getiriliyor. Tasarıya göre gelir testine başvuruda bulunmamış genel sağlık sigortalıları 3 ay içinde gelir testine başvurması halinde, primlerinin faizsiz yapılandırılması hakkını elde edecekler.

Diğer yandan engelli vatandaşlarımızın ve özellikle gazilerimizin merakla beklediği düzenlemelerden biri de tasarıda yer alıyor. Tasarının yasalaşması ile birlikte piyasadan oldukça yüksek bedellere temin edilen ortez ve protezlerdeSGK tarafından standart fiyatlar belirlenip ilgili firmalarla sözleşme yapılacak. Yapılan sözleşmeler sonucunda gaziler, ücret ödemeden ortez ve protez alma hakkına kavuşacak.

Bir diğer düzenleme de evli çiftleri ilgilendiren tüp bebek tedavisi ile ilgili. Mevcut yasal düzenlemelere göre tüp bebek tedavisinde en fazla iki deneme SGK tarafından karşılanıyor. Tasarının yasalaşması halinde ise uygun tıbbi nedenlerin oluşması halinde 3üncü tüp bebek denemesininde SGK tarafından karşılanması öngörülüyor.

TAŞERONLUK SİSTEMİ İLE İLGİLİ KONULAR

Kamu kurumlarında genellikle temizlik elemanı olarak taşeron şirketlerde çalışıp odacılık başta olmak üzere temizlik dışı faaliyetlerde de görevlendirilen işçiler tasarının yasalaşması halinde ihale edilen iş dışında başka bir işte çalıştırılamayacak. Belirli kriterler çerçevesinde kamu kurumlarında çalışacaktaşeron işçilerden ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sorumlu olacak.

Tasarıya göre yardımcı hizmetler dışında alt işveren çalıştırıldığı mahkeme tarafından tespit edilen alt işveren işçilerine ödenecek ücret ve sağlanacak diğer sosyal haklar, asıl işverenin emsal işçisine ödenen ücret ve sağlanan sosyal haklardan az olamayacak.

Özellikle kamu kurumlarındaki güvenlik şirketlerinde karşılaşılan alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanacak hizmet verilen asıl işverenin baz alınacağı sistemde şirket değişikliklerinin taşeron işçilerin sosyal hak kayıplarının önüne geçmesi engellenecek. İşletmeler ile yapılan sözleşmeler tasarının yasalaşmasından sonra üç yıl süre için yapılacak. Böylece işçilerin her sözleşme döneminde işten çıkarılmasının önüne geçilecek.

Tasarıya göre işçilerin tazminat konularına ilişkin yapılacak hesaplamalarda ise alt işverenin değişip değişmediğine bakılmaksızın hizmet süreleri aynı kuruma ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit edilecek.

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tasarıda yer alan maddelere göre asıl işveren, işyerindeki alt işverenlerin gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıp almadığını denetlemekle zorunlu olacak. Böylelikle olası bir kazanın önüne geçilmesi amaçlanmakla beraber bir iş kazasının yaşanması durumunda asıl işveren alt işveren ile birlikte sorumlu olacak.

SOSYAL SİGORTA İLE İLGİLİ KONULAR

Tasarının yasalaşması sonrasında Sosyal güvenlik mevzuatı uygulamasından kaynaklanan davalar SGK'ya müracaat etmeden açılamayacak. Yargı yoluna başvurulmadan önce idari aşamada uyuşmazlıklar çözülmeye çalışılacak. Hizmet tespit davalarında ise SGK başvuru şartı aranmayacak.

Zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda da dava, SGK'ya ihbar edilecek. SGK davaya, davalı yanında katılacak ve yargılama sonucu verilecek karar kesinleştikten sonra kararı uygulamakla yükümlü olacak.

Tasarının yasalaşması ile birlikte SGK tarafından ödenen gelir ve aylıkların, kuruma iade süresi 6 aydan 12 aya çıkarılacak.

Çalışan birçok kadının beklediği doğum borçlanması hakkı tasarıyla beraber 3’e çıkarılmakla birlikte muhtarlar, Bağ- Kur'lularve kamu idarelerinde çalışanlar da doğum borçlanması yapabilecek.

MADENLER İLE İLGİLİ KONULAR

Tasarıda aslında en önemli düzenlemeler madenlerde çalışan işçiler ile ilgili. Tasarıda yer alan maddelerin yasalaşması ile birlikte yeraltında çalışan işçiler 4 gün daha fazla izin süresi elde edecek,maden işçilerinin 55 olan emeklilik yaşı da 50'ye düşürülecek.

Tasarıyla birlikte normal haftalık 45 saat olan çalışma süresi yeraltı işlerinde çalışan işçiler için haftada 36 saat olacak, günlük 8 saat olan çalışma süresi de maden işçileri için 6 saati geçemeyecek.

Tasarıda yeraltı işlerinde çalışan işçilerin iş güvencesi kapsamına alınması da planlanıyor. Tasarının yasalaşması ile birlikte 30 veya daha fazla işçinin çalıştığı bir işyerinde, yeraltı işlerinde çalışan işçinin iş sözleşmesinin, işverence feshi ancak geçerli bir sebebe dayanılarak mümkün olacak bu konuda işçinin kıdem süresine de bakılmayacak.

Yeraltı işlerinde çalışan işçilerin fazla çalışması da kanunda belirlenen zorunlu ve olağanüstü haller dışında mümkün olamayacak.

YABANCI UYRUKLU ÇALIŞANLAR İLE İLGİLİ KONULAR

Tasarı uzun süredir ülkemizde bulunan yabancılara ilişkin düzenlemeler de içeriyor. Bu düzenlemelerin yasalaşmasıyla Türkiye'de kesintisiz en az 8 yıl ikamet izni ile kalmış olan veya en az 8 yıl kanuni çalışması olan yabancılar süresiz çalışma izni alabilme hakkı elde edecek.

SOMA’YA ÖZEL KONULAR

Tasarının yasalaşması ile birlikte Soma'da yaşanan kaza sonucu hayatınıkaybeden  madencilerin, SGK'ya olan her türlü borçları silinecek. Ayrıca Soma’da hayatını kaybedenlerin ölüm geliri bağlanan hak sahiplerine prim ödeme şartı aranmaksızın ölüm aylığı da bağlanacak. Hak sahibi anne ve babaya, gelir ve aylık bağlanırken muhtaçlık şartı da aranmayacak. Soma’da vefat eden madencilerin yakınlarından bir kişiye de kamu kurum ve kuruluşlarında iş verilecek.

Mecliste görüşülmeye başlanacak olan kanun tasarısına baktığımızda Soma kazası sonrası kamuoyunun beklediği düzenlemelerin tamamının tasarıda yer alamadığını görmek mümkün. Tasarının komisyon çalışmalarında diğer kamu kurumlarının da önergeleriyle kamuoyu beklentisini karşılayacak maddeler ile kapsamlı bir hal alması gerekiyor. Aksi durumda Meclisin tatile girmesiyle birlikte ülkemizin çalışma hayatı ile ilgili ciddi revizyonlar yapılması gereken başta çalışma hayatının denetimine ilişkin konular olmak üzere iş sağlığı ve güvenliği alanındaki birçok düzenleme için Ekim  ayının beklenmesi gerekiyor.

Tasarıda yer alan maddelerin uygulanması noktasında ise başta devlet olmak üzere işveren ve sendikalara önemli denetim görevi düşüyor. Evet tasarıda yer alan maddeler ile çalışma hayatına pozitif müdahaleler yapılıyor; ancak bu düzenlemelerin sıkı bir denetimden geçirilmediği durumlarda sadece kanun maddeleri olarak kaldığı gerçeğini en acı şekliyle Soma’da yaşayanlar tasarıda çalışma yaşamının denetimine ilişkin somut düzenlemelerin de yer almasını bekliyor.

Sertaç Sedat KÖKSAL

Soru Görüş ve Önerileriniz İçin,

E-posta: sertack@hotmail.com

Twitter: @sertackoksal

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
gültekin meriç 3 Haziran 2014
anladığım kadarıyla genellikle soma ile ilgili konular gündeme getirilmiş ancak gazilerle ilgili gelişmelerde umut verici hamile ve tüp bebekle ilgili gelişmede umut verici.kanaatime göre sendikaların yetkilerinin gözden geçirilmesi gerekli tüm işçi sendikarı için. kısaca 70 li senerlere dönmemeyecek şekilde sadece işyeri seviyesinde sendikaların etkinlikleri artırılmalıdır.bu durum bütün işyerleri için ortaya konmalıdır çünkü bu kadar olmakakla birlikte artık gelişmişülkelerin yaptıkları yatımlardada zafiyetleryapılıp işçi hakları çiğneniyor.yabacı sermayenin korkutulmamasıda gerekir ekim ayını iple çekiyoruz somalılariçinde saygılar .