Selçuk YAVUZ
Selçuk YAVUZ
İçler acısı bir durumdayız
29 Temmuz 2015 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Türk toplumumuzun yüzyıllardır varlığının nedeni ve altı asır dünyaya liderlik yapmasının temeli; Mümin kardeşinin, komşusunun, vatandaşının derdiyle dertlenmesinden, O'nu kendinden önde tutmasından dolayı Hak Teala bereket ve güzellikleri üzerimize sağnak sağnak yağdırmıştır.
 
Dinimizin emri de bu değil mi zaten?  "Sizden birisi kendi için istediğini mümin kardeşi için de istemediği sürece gerçek mümin olamaz." 
 
Kainatın Efendisi (s.a.v.)'de hep bu güzelliklerle İslam'ı yaymış ve başlara tac olmuştur.
 
Gelelim günümüze ve halimize, ne durumdayız?
 
Aslında kelimenin tam anlamıyla "İÇLER ACISI" bir durumdayız. Toplumumuzun % 80'lere varan büyük bir kısmının hayatı ve hayata bakış açısı hep "ene" yani "ben" odaklı. Bu hal çok kötü bir hal.
 
Bizi biz yapan tüm değerlerden büyük oranda uzaklaştık, hep nefsi mücadelelere odaklandık. Kendimiz ve kendi eksenimizdeki insanları sevdiğimizi zannettik. Aslında kendimizi ve sevdiğimizi zannettiğimiz insanları da aldattık. Hep bu dar dünyamızın içini mutlu etmeye çalıştık ve hep bunun derdine düştük.
 
Artık yetimin, öksüzün elinden tutmayı, onların ve ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını karşılamayı bir kenarı bıraktık. En azından o garip başları okşayabilirdik, bunu bile onlara çok gördük.
 
Mazlumun ve garibin, destağe ve ilgiye ihtiyaç noktasında olan insanları bananeci tavırlarla hiç görmemeye çalıştık. Tuzumuz kuru; ben kendi hayatıma bakarım, başka şeyler beni ilgilendirmez dedik.
 
İşsizimizle sadece alay ettik, o kişiye ön-ayak olup istihdamı noktasında gayret sarfetmedik. Okumak isteyip de okumaya gücü yetmeyinin elinden tutup eğitim mücadelesinde kendi yaşamının olmazsa olmazı olacak bir meslek edinmesine öncülük etmedik.
 
Bizi biz yapan güzelliklerden hep geri durduk, uzaklaştıkça uzaklaştık.
 
Şu kısacık hayatımızı ne kadar garip geçiriyoruz. Hani bu dünya ekme yeriydi? Ne olduk? Ne hallere büründük? Nedir bu bitmeyen dünyalık istekler, bizi insanlığımızdan çıkaran asi arzular?
 
Fani şeylerin geçici olduğunu, mutluluğun Mümin kardeşinin mutluluğundan geçtiğini ne çabuk da unuttuk. Benliğimizi, özümüzü, sözümüzü unuttuk.
 
Dua almak gibi bir güzellik kalktı yaşamımızdan. Büyüğümüze saygı, küçüğümüze hoşgörü ana değerlerimizdi. Yitirmeye ramak kaldı.
 
Nereye gidiyoruz? Ey insanımız, ey ülkem, ey dünya. 
 
Yeter artık! 
 
Başımıza büyük belalar ve musibetler gelmeden kendimize gelelim.
 
Özümüze dönelim.
 
Bizi biz yapan değerlere dönmezsek, tekrar hayatımıza hayat yapmazsak korkarım çok üzüleceğiz toplum olarak ve tüm ülke olarak, Allah (c.c.) muhafaza buyursun.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.