Şahmettin YÜKSEL
Şahmettin YÜKSEL
Geçmişinden ders çıkarmayan geleceği şekillendiremez
22 Nisan 2017 Cumartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Yıl 2001, 26 Şubat… Yer Eyüp İmam Hatip Lisesi… Okul önüne polisler dizilmiş, başörtülü oldukları için okula alınmayan minicik yürekler… Aynı okuldaki 26 öğretmen sırf inançlı oldukları gerekçesiyle meslekten ihraç edilmişti. Sebep olarak kanunlar ve yönetmelikler gösteriliyor, öğrencilerin eğitim öğretim hakkı, öğretmenlerinse çalışma hürriyeti gasp ediliyordu.

Ülkem insanında ne refah, ne huzur, ne istikrar ne de devletine güven kalmıştı.

Bu sadece tek bir örnek...

Tüm millet top yekûn asimilize edilmeye, var olan öz genlerinden arındırılmaya çalışılıyordu. Tüm bu yapılanlar ise demokrasi kılıfı ile örtülmeye çalışılıyordu. Ne de olsa zalimlerin gözünde bu millet güdülecek koyunlardan farksızdı!

Dipçiği göster, yat de yatar, kalk de kalkar! Demokrasi gerçekten kaliteli bir şeymiş!

Kaliteli demokrasi nasıl bir şey acaba? Hani kaliteli bir ayakkabı nasıl deseniz açıklaması kolay fakat bu açıklamak oldukça zeki olmayı gerektiriyor sanırım. ABD’nin Avrupa’nın kendilerine göre biçtikleri bir demokrasi gömleği var. Ama o gömlek nedense bize hep dar geldi…

ABD dışişleri bakanlığının sözcüsünün vekili Mark Toner, Türkiye demokrasisinin kalitesine ilişkin kaygıları olduğunu söyledi geçenlerde. Toner’in bu şaka gibi sözleri, körebe oyununda hiçbir zaman gözlerini kapatmak istemeyen, daima saklanan bulunmak istemeyen yani baskın karakterli çocukları hatırlatıyor bana. Elbette Toner gibi hadsizlerin haddi değil ülkemizin demokrasi kültürünü tartışmak ve referandumuna ilişkin yorumlar yapmak. İpini tutan nereye çekiyorsa o da oraya gidiyor, onları seslendiriyor elbette.

Bu arsız çatlak ses sadece ABD’den değil Batı dünyasının tek dişi kalmış canavarlarından da gelmekte. Ülkemizin bağımsızlık mücadelesinden ve güçlenen yapısından global dünya gerçekten çok rahatsız. Tüm x, y, z terör örgütlerini üzerimize salan tek dişli emperyalist batı, gelişmeyi sürdürebilir niteliklerle donatan, özgür, bağımsız, kalkınan, kendi kendine yeten bir Türkiye istemiyor. O kadar kaptırmışlar ki kendilerini, sandıktan milletin hür iradesinin çıkmasını bile Hristiyan dünyasının kaybı olarak görüyorlar.

Onların Bu şeytani planını çok iyi gören merhum Erbakan Hoca bile, önce ahlak ve maneviyat dese de ağır sanayi hamlelerini gerçekleştirmekten bir an bile geri durmamıştı. Fakat bu hainler Onun başarısını hazmedemedikleri için post modern bir rot balans ayarı ile önünü kestiler.

Kısa bir süre yine koalisyonlarla idare edilen bu ülke, milletin gerçek iradesinin teveccühü veçhi ile AK Parti sayesinde bu dönemi kapattı. Eski Türkiye’nin kapılarının bir daha açılmaması adına Millet 16 Nisan 2017’dE iradesini ortaya koydu. Artık Darbe istemiyorum dedi bu millet. Sadece milletimiz için değil, Ortadoğu coğrafyası için, tüm ümmet için ve tüm dünya mazlumları için bir ümit limanı oluverdi Türkiye.

Bu referandum herkes için çok iyi anlaşılması gereken mesajlar verdi insanlığa. Milletimiz artık refahın, huzurun, güvenin ve istikrarın korunmasını istedi aslında…

Bu seçimin kaybedeni olmadı.  Önemli olan bu mesajın farkına vararak sonraki döneme hazırlanabilmektir. 

Bu referandumun ise en temel mesajı: “hainlerle, alçaklarla, tasmasının ipi başkasının elinde olanlarla iş tutan hiç kimseye bu millet geçit vermez.” Çünkü milletimiz artık HUZUR istiyor. Hepsi bu kadar…

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Melike Durmaz 24 Nisan 2017
Maşallah o günleri hatırlıyor ve hatırlatıyorsunuz. oysa ki milletimiz unutkandır tarihini çabucak unutuverir derler. ama sizin gibi geniş yürekli birinin arada bir geçmişimizi, yaşanılmışlarımızı hatırlatması gerekir. sizin gibi yazarlar makale yazarken böyle geçmişimizden de örnekler verirse bu millet nereden geldiğini asla unutmayacaktır şahmettin bey
Abdullah Yargıcı 24 Nisan 2017
bekleyip göreceğiz
Yasin Kaymak 24 Nisan 2017
Evet bu milletin huzura ihtiyacı var, fakat bundan sonra o huzur gerçekten sağlanacak mı acaba? kötümser olmak ümitsizliğe düşürmek için söylemiyorum ama öyle bir yazmışsınız ki bunları söylemek istedim
Belgin Görmüşer 24 Nisan 2017
Başkanım özlemiştik yazılarınızı. Şu referandum sonrası böyle birleştirici ve uzlaştırıcı mesajlara tüm milletçe ihtiyacımız var. Teşekkürler emeğinize yüreğinize sağlık