Ömür KAHRAMAN
Ömür KAHRAMAN
Ömür en büyük ödül...
15 Eylül 2020 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Ömür; çok uzun sandığımız, hep yaşamayı yarına ertelediğimiz, pamuk ipliğine bağlı ortalama 80 yıllık bir süreç. Hangimiz gönlümüzce yaşayabiliyoruz ki? Oysa aldığımız nefesin sınırlı olduğunu biliyoruz. Siz bu yazıyı okuyana kadar bile kim bilir kaç nefesiniz daha bitti. Yazıyı başa dönüp okuyabilirsiniz; ama, nefesleri geri alamazsınız. Unutmayın ömür en büyük ödül...
 
Evet belki korkuyoruz gönlümüzce yaşamaktan. İnanın korkarak da bir yere varamıyoruz, hayatımızı ıskalamaktan başka.
 
Başarısız olmaktan, hayal kırıklığı yaşamaktan ya da elalem dediğimiz unsurlardan korkuyoruz ve hayatımızı yaşayamadan nefeslerimizi tüketiyoruz.
 
Kendi istediğimiz hayat yerine bizim için istenen hayatları yaşıyoruz. Ya ailemizin seçtiği mesleği yapıyoruz hiç sevmeden. Ya onların istediği yerde yaşıyoruz boğulurcasına.  Sonra çocuklar geliyor. Onlar için bir hayat yaşamaya başlıyoruz. Derken bir bakmışız ömür dediğimiz sürecin sonuna ramak kalmış. 
 
Peki ben kendim için ne yaptım derken anlıyoruz ki başkaları için yaşamışız, yarın kaygılarıyla bugünün kıymetini bilemeden. Oysa ömür, tek kişilik dev kadroyla rolünü oynadığın bir tiyatro gibidir. Oyunu senin adına başkaları yazarsa sonu istediğin olmaz. Oysa sen yazarsan belki yine istediğin olmaz ama en azından mutlu olursun. Sana ödül olan ömrünü yaşarken...
 
Gelin şimdi bir silkinelim. Hayallerimizin peşinden sadece kendimiz için gidelim. Kaçırdıklarımızın, yaşayamadıklarımızın veya yaşamaktan kaçındıklarımızın üstüne gidelim. Unutalım korkuları, başarısız olma fikrini en önemlisi de elalem ve beklentilerimizi. Sadece ödül olan ömrünüzün bilincinde olarak hayalleriniz ve siz olun.
 
Yalan dünya geldik gidiyoruz. Doya doya tadını çıkarın tüm isteklerinizin. Babamın bana öğrettiği gibi Allahın ve devletin yasakladıklarını yapmayarak, vicdanımız temiz, her an ölecek gibi dünya, yarın ölecek gibi ahiret için dengeli, başkalarına saygılı bir hayat yaşayalım.
 
Behramoğlu ne güzel demiş: “Yaşadın mı, büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına..
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır.. Ve hayat, sunulmuş bir armağandır bize.”
 
Bu hayat madem bizim için ödül. Değer mi ömür dediğimiz çoğunu yaşadığımız süreci korkularla ve elalemle çarçur etmeye. Unutmayın ömür en büyük ödül bize...
 
Şebnem Ferah’ın “Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin.” dediğini biliriz ama uygulamayız. Gelin yazıyı bitirince gözünüzü kapatın ve bir yıl sonra, beş yıl sonra ve on yıl sonranız için bir hayal kurun. Açın gözünüzü ve hayallerinizin, mutluluğun peşinden gidin. Ömür kısa ve ve bize en büyük ödül olduğunun farkında olarak yaşayalım..
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
VEDAT ATABEK 15 Eylül 2020
Gerçekten Ömür çok kısa. Tam olgunlaşıyorum derken ömrün bittiğini farkediyorsunuz..İmkanlarımızı iyi kullanıp özgürce yaşamalı hiçbirşeyi ertelememeliyiz..Güzel bir yazı.. Kaleminize sağlık..
Vahdettin Kahraman Emekli Albay 15 Eylül 2020
Tüm kötülüklerine, olumsuzluklarına, kalleşliklerine ve pisliklerine rağmen dünya yaşamaya değer! Her anını değerlendirerek dolu-dolu yaşamak... ??????