Ömür KAHRAMAN
Ömür KAHRAMAN
Lübnan
5 Ağustos 2020 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Ortadoğu’nun Paris’i olarak kabul gören Lübnan; Akdeniz kıyısında Suriye ile İsrail arasında 10.452 km² ve yaklaşık 4 milyon nüfuslu bir Arap ülkesidir. Ekonomisinin ana kaynağı turizm ve bankacılıktır.
 
Beyrut, tarih boyunca Roma, Bizans, Memluk, Osmanlı ve Fransızlar tarafından idare edilmiştir. Medeniyetlerin başkenti olan Lübnan, 1943 yılında bağımsızlığını kazanır.
 
Lübnan bayrağınındaki kırmızı renk, ülkenin bağımsızlığı için dökümen kanları temsil ederken beyaz renk, barışı ve Lübnan'ın dağlarındaki karı temsil eder. Bayrağın ortasında bulunan sedir ağacı ise ebediyeti ve istikrarı simgeler.
 
Lübnan denince akla ilk gelen Beyrut olur. Harika plajları, tarihi yapısı ile Beyrut, bir turizm kentidir. Akdeniz ülkesi denince aklınıza ne gelirse Lübnan’da o bulunur. Tarihi boyunca yaşadığı acı ve üzüntü veren yıllara rağmen eğlenceli ve güzel bir ülkedir. Akıllara savaş ve suikastlerle kazınmış bir ülkedir. Uzun yıllar süren iç savaşın etkilerini her yerde görebilirsiniz.
 
Çok kültürlülüğün ve çok dinliliğin çağrıştıracağı ülkeler listesinin ilk sıralarında Lübnan vardır. Sünni, Şii, Katolik, Ortodoks, Protestan, Maronit ve Dürzi, ülkenin yapı taşlarıdır. Ülkedeki Müslüman ve Hristiyanların oranı hemen hemen yarı yarıyadır. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı Maruni, Başbakan Sünni ve Meclis Başkanı ise Şii’den seçilir. 
 
Bu kadar farklı din ve kültürden insan bir arada yaşarken sorunların çıkması da doğaldır.  
1975-1990 yılları arasında iç savaşın etkileri geçen 20 seneye rağmen hala devam eder.
 
Aileler bu huzursuz ortamdan başka ülkelere göç ederek çocuklarının geleceğini garanti altına almaya çalışır. Şimdilerde Lübnan’da yaşayan nüfusun üç kat fazlasının başka ülkelerde yaşadığı da göçün en büyük kanıtıdır. 
 
Lübnan'nın başkenti Beyrut denince akla ilk savaş gelse de, gerek şehrin güzelliği, gerek zengin yemek kültürü, gerek sanat ve kültürde ileride olması ve gerekse renkli gece hayatından dolayı Ortadoğu'nun Paris'i olarak bilinir. Onca iç savaşa rağmen edebiyat, kültür ve sanatta Ortadoğu’nun en ileri ülkesidir. 
 
Politik ve dini sorunları bitmeyen Ortadoğu bölgesi gezmek isteyenlere zaman zaman tehlikeli gelse de büyüleyici ve mistik dokusuyla her zaman çekiciliğini de korur. Hani derler ya bir gören pişman, bin görmeyen. 
 
Beyrut şehir merkezinde Batı tarzı modern bir yaşam varken iç kısımlarda Ortadoğu’da olduğunuzun farkına varırsınız. 
 
Dillere destan Lübnan mutfağı Batı, Doğu ve Arap mutfağının izlerini taşır. 400 yıl Osmanlı himayesinde yaşadığından Osmanlı’dan da çok etkilenmiştir. 
 
Lübnan’ın başkenti Beyrut, kitaplara konu olmuş, üzerine şarkılar yazılıp söylenmiş, savaşlarda büyük acılar çekmiş ve birçok Hollywood filminde adı geçmiş bir şehirdir. 
 
Ünlü Lübnanlı şarkıcı Fayruz’un seslendirdiği Li Beyrut şarkısını bilmeyenimiz yoktur. Haydi youtube dan tekrar dinleyin bu şarkıyı. 
 
Yüreğimiz bir kere daha Beyrut için yandı dün. Onlarca kişinin ölüp, binlerce yaralının olduğu patlama için tüm Lübnan’a başsağlığı ve geçmiş olsun diliyorum. İnanıyorum ki geçmişteki hiç bir patlamanın onları yıldırmadığı gibi yarında bu patlamadan olumlu sonuçlarla çıkacaktır. 
 
Dualarımız seninle Beyrut.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Resat güngör çectepe 5 Ağustos 2020
O güzelim şehir Beyrut yıllardır enkaz halinde Allah Beyrut ve Lübnan halkına yardım etsin geçmiş olsun ve başsağlığı diliyorum
Abdullah imamoğlu 5 Ağustos 2020
Yazarımız şeyh-ül muharririn olma yolunda,mustefit oldum.