Ömür KAHRAMAN
Ömür KAHRAMAN
Kız Kulesi
25 Haziran 2020 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Gelin size geçen haftalarda yazdığım Galata Kulesi’nin aşkı, İstanbul’un tarihine 2500 yıldır görgü tanıklığı eden İstanbul Boğazı’ndaki tek orijinal ada ve sadece İstanbul’un değil tüm Türkiye’nin simge yapılarından Kız Kulesi’nden bahsedeyim. 
 
2500 Yıllık geçmişi antik dönemde başlar. Eski Yunan, Bizans İmparatorluğu, Osmanlı yaşantılarına tanıklık eden kule; savunma kalesi, gümrük istasyonu, deniz feneri, mezar abidesi, gösteri alanı, hastane, ev, zindan, radar olarak kullanılmış.

Kız Kulesi tarihine yolculuk
 
İstanbullu bir Rum araştırmacı olan Evripidis’e göre Asya kıtasında bir çıkıntı iken zamanla kara parçası sahilden kopar. İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne açılan yerinde bugün üzerinde Kız Kulesi olan adacık o kopan kara parçasıdır.
 
 
Bizans’ta Kız Kulesi
 
MÖ. 410’da Boğaz’dan geçen gemileri denetlemek ve vergi almak için ada üzerine Atinalı komutan Alkibiades bir kule yaptırır. O dönemde adeta gümrük istasyonu olan bu kuleden nasıl mı sağlanır kontrol? Sarayburnu'ndan kuleye zincirler gerilir ve ödeme yapılınca zincir denize indirilerek. 
 
MÖ. 341’de mermer sütunlar üzerine Yunanlı Komutan Chares ölen çok sevdiği eşi için bir anıt mezar yaptırır. 
 
Roma’da Kule
 
MS. 1110 yılında yani Roma İmparotorluğu zamanında İmparator Manuel Comnenos şehrin düşman gemilerine karşı savunması ve ticari gemilerden gümrük vergisi almak için Topkapı Sarayı’nın sahiline ve Kız Kulesi’ne iki kule yaptırarak kuleler arasına zincir bağlatır.
 
Fetih’de Kule
 
İstanbul’un Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethi sırasında Venedikliler üs olarak kullanır.
 
 
Osmanlı’da Kız Kulesi
 
Fatih Sultan Mehmet fetihten sonra kuleyi yıktırarak etrafı mazgallarla çevrili ve içinde toplar olan küçük bir kale yaptırır. Osmanlı döneminde savunma kalesinden ziyade Mehteran’ın top atışı eşliğinde nevbet adı verilen davulun çalındığı bir gösteri alanı olur. Bugünkü kulenin temeli ve alt kat Fatih döneminden kalır. 
 
1510 yılında küçük kıyamet diye tarihe geçen depremde oldukça hasar alır. Hasar Yavuz Sultan Selim tarafından onarılır. 
 
17. yy’da etrafı sığ olan kuleye fener eklenir. Artık bir deniz feneri olan kuledeki toplar da korunma için değil, törenlerde selamlama atışı için kullanılır. İlk kez Şehzade Selim’in tahta çıkışında sonra da tahta çıkan her Padişah için top atışları ile adeta halka müjde verilir. 
 
1719 yılında içi ahşap olan kule yağ kandilinden çıkan ateşin rüzgar ile yangına dönmesiyle yanar. 1725 yılında Baş Mimar Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından onarılır. 
 
Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde yine savunma kalesi olur. Artık toplar kutlamalar için değil şehri savunma için ateşlenir.
 
1830’da kolera salgınında karantina hastanesi olarak kullanılır. 1837'de yaklaşık 30 bin kişinin öldüğü veba salgınında hastaların bir kısmı burada tecrit edilir. 
 
II. Mahmud döneminde büyük onarımdan geçer. 1833 yılındaki tadilat sonrası Sultan II. Mahmut'un tuğrasını taşıyan bir kitabe konur. 
 
1857 Yılında bir Fransız şirketi tarafından Kuleye yeni bir fener yaptırılır.
 
2.Dünya savaşı döneminde ahşap olan bazı bölümleri yıkılarak betonarme yapılır. 
 
Cumhuriyet Sonrası Kule 
 
1943’de Kulenin oturduğu kayanın çevresindeki rıhtımdaki ambar ve gaz depoları kaldırılarak kulenin denize kaymasını önlemek amacıyla çevresine kayalar yerleştirilir.
 
1959 Yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı, Boğazın deniz ve hava trafiğinin denetlenmesini sağlayan Mayın Gözetleme ve Radar İstasyonu olur.
 
1983 Yılında, Denizcilik İşletmeleri'ne devredilerek 1992 yılına kadar ara istasyon olur. 
 
Bugün Kız Kulesi
 
2000 yılında 5 yıl süren restorasyondan sonra Hamoğlu tarafından restore edilerek gündüzleri cafe-restaurant, akşamları ise özel restaurant olarak kullanılır.
 
 
Nasıl gidilir?
 
Üsküdar ve Kabataş’tan tekne seferleri ile ulaşabilirsiniz. Üsküdar kalkışlı Kız Kulesi seferleri 09.15-18.30 saatleri arasında her 15 dakikada bir; Kabataş-Kız Kulesi seferleri ise hafta sonu 10.00-18.00 arasında her saat başı düzenleniyor.
 
Ücretleri
 
Kız Kulesi fiyatları 2020 yılında şöyle: Müzeye giriş için öğrenci bileti 15, tam bilet 25 TL. Müze girişi dahil hafta içi kişi başı kahvaltı 75 TL, hafta donu 95 TL’dir. Restoranda yemek yemeyi düşünenler ise kişi başı 200-250 TL gibi düşünebilirler. 
 
Antik Çağ'da Arkla yani küçük kale ve Damialis yani dana yavrusu olarak isimlendirilir. Leandros'un kulesi ve Kız Kulesi isimlerini alır.
 
2500 yıllık kuleye dair efsaneler:
 
Yılanla gelen ölüm
 
Bizans krallarından birinin kızı olur ve doğumuyla beraber kız hakkında 18 yaşında bir yılan tarafından sokularak öleceği ile ilgili bir kehanet dilden dile dolaşır. Bunu duyan kral, müneccimden aldığı akılla suyu geçemeyeceği için denizin ortasındaki adadaki kuleyi prensesin yaşayabileceği bir eve dönüştürür. Prenses 18 yaşına gelince bir rivayete göre hizmetçilerin getirdiği bir üzüm sepetinin bir rivayete göre de prensese aşık olan genç bir subayın getirdiği çiçek sepetinin içindeki yılan adaya ulaşır ve prensesi sokarak öldürür. 
 
Battal Gazi 
 
Başka bir efsaneye göre Battal Gazi, Selçuklu döneminde Üsküdar tekfurunun kızına aşık olur. Bunu istemeyen tekfur, kızını Kız Kulesi’ne hapsetmiş; ama Battal Gazi’yi kim tutabilir? Bir kurtarma macerasından sonra aşıkların kavuştuğu söylenir. 
 
Leandros’un Ölümsüz Aşkı
 
Yunan mitolojisinden bir efsane daha var. Aslında başka bir efsanenin kuleye uyarlanmış ve yıllar boyunca yanlış bir şekilde dilden dile gelmiş halidir bu. Efsaneye göre kulenin bulunduğu yerde Afrodit tapınaklarından biri bulunuyormuş ve burada Hero adında bir rahibe yaşıyormuş. Leandros isimli bir genç, rahibeye aşık olmuş ve her gün karşı kıyıdan, tapınağın bulunduğu adaya yüzüyormuş. Hero, Leandros yolunu kaybetmesin diye adada ateş yakarmış. Fırtınalı bir günde ateş sönmüş, Leandros yüzerken yolunu kaybetmiş ve boğularak ölmüş. Biricik aşkının öldüğü duyan Hero da buna dayanamayıp intihar etmiş. Bu hikayenin aslı ise Çanakkale Boğazı’na dayanıyor. Leandros aslında Eceabat’tan Çanakkale’ye yüzüyormuş.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Haluk Kanal 2 Temmuz 2020
Kulenin önünden her sabah vapurla geçerim. Benim için bir kuleydi. Ne kadar güzel ayrıntılı yazmışsınız. Teşekkürler
Melek Türkyılmaz 26 Haziran 2020
Çok beğendim yazı tarzınızı. Sade dil, akıcı üslup, güzel bilgi, fotoğraflar güzel. Diğer yazılarınızı da okuyacağım. İlk defa denk geldim size. Çok beğendim teşekkür etmek istedim.
yine harika bir yazı arkadaşım kalemine. emeğine sağlık????