Ömür KAHRAMAN
Ömür KAHRAMAN
Eve dönüş yolculuğu
9 Haziran 2020 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Yepyeni bir deneyim: Kargo seferi ile uçuş..
 
Uçak motorundan, panzerlere, arabadan, canlı hayvana, ilaçtan, cenazeye, altından silaha, diplomatik evraktan aklınıza gelebilecek her şey kargodur. Ve kargo seferleri ile taşınırlar. 
 
Pandemi başladığında İtalya’dan Türkiye’ye gelmiştik. Pandeminin hız kesmesi ile de görev yerimize dönme kararı ile 08 Haziran 2020 günü oğlum Kerim ile İtalya Bari’ye gitmek üzere 3 ay kaldığımız otelimizden 13:45’de taksi ile Atatürk Havaalanı A Kapısına geldik. Güvenlik görevlileri taksiden indikten sonra uçuş listesinde adımızın olup olmadığını polisten teyit ettikten sonra bizi içeriye kabul ettiler. Klasik güvenlik ve pasaport kontrolünden sonra siyah renkli vip minibüs bizi ekip odasına götürdü. Ekip odasında çay, kahve makinaları ve su var. Uçuşunu bekleyen ekipler ikişerli üçerli geliyorlar. Ekiplerle sohbet ediyoruz. Sohbetin konusu elbette şirketin ve pilotların durumu. 
 
Bizim şirkette kaptan olan Roma’ya memleketine bizimle uçacak İtalyan Fabio geldi. Hemen arkasından da Levent Kaptan öncülüğünde 2 ekip arkadaşı daha geldiler. 
 
Ekip odasında tanışma ve kısa muhabbet sonrasında hep beraber aprondaki sağlık müdürlüğümüze gittik. Şirket doktorumuz tarafından ateş ve oksijen ölçümlerimiz yapıldı. Hemşiremiz yol boyunca gerekli olabilecek maske, eldiven, ateş ölçer, tulum, göz koruyucularımızı verdi. Apronda bizi bekleyen TC JOY kuyruk numaralı TK 6419 sefer sayılı A330 tip uçağımıza geçtik. Kaptanlarımız Levent Yılmaz ve Mehmet Ezgin , yardımcı pilotumuz Oktay İnceefe ile S/L yani yükleme uzmanı (Load Master) Ercüment Diren idi. Yolcu listesinde ise Fabio Bernardini, Ömür Kahraman ve Kerim Aybar’ın isimlerinin bulunduğu General Declaration yani Genel Deklarasyon Evrağı kısaca GenDec’e uygun olarak biz uçaktaki yerlerimizi alırken, uçak kargo yüklemesine devam etti. 
 
Kargo uçuşunun olmazsa olmazı load master’dır. Türkiye’de yaklaşık 150 kişi civarında Load master var. 100’ü Thy’de çalışıyor. Kalan 50’si ise diğer kargo şirketlerinde. 
 
Ne iş yapar pekii load master?
Yüklerin uçağa standartlara uygun güvenli şekilde yüklenmesi boşaltılması takip edilmesi, kayıt altına alınması ve kontrolünü yapar. Hangi kargonun hangi pozisyonda nereye yükleneceğine karar verir ve Lir (Loading Instruction Report) düzenler. Yolcu uçaklarında Load sheet gibidir bu evrak. Bunu belli rakamsal değerlere göre yaparak her uçak tipi için belirtilmiş sınırları gözeterek uçaktaki dengeyi sağlar. Her bölümün alacağı kilo ve uzunluk bellidir. Buna uygun olarak yüklenecek kargoyu uçağın kargo bölümlerine planlayarak yüklettirir. Yükleme ile uçağın dengesini sağlamak load masterın işidir. 
 
Önceden paletlenmiş olan Kazablanka ve Milano kargomuz yüklenirlen biz de Kerim ile hatıra fotoğraflarımızı çekiyoruz. O da ne? Yanlış uçak tipine göre paletleme yapıldığı ve Milano’ya gidecek değerli kargoyu beklediğimiz için 45 dakika rötar ile 16:35’de uçağımız kalkıyor. Load master varken neden paletler yanlış yüklendiği için uçağımız rötara girdi? 2,5 saat önceden load master Ercüment paletin yanlış yüklendiğini farketmiş; ama düzeltecek kişinin gelmesi zaman aldığı için seferimiz rötara girmiş. Bir de düşünün o olmasa ne kadar olurdu rötar?
 
Sorumlu kaptanımız Levent Bey biz yolculara uçuş ve acil durum için brifing verdi. 
 
Uçağımız Kazablanka aktarmalı Milano’ya gidiyor. İstanbul’dan Kazanlanka uçuşumuz yaklaşık 5 saat sürüyor. Boşaltma ve yükleme sonrasında Kazablanka’dan Milano’ya da 3 saatlik bir yolculuğumuz daha var. 
 
Kokpitin arkasında solda lavabo sağ tarafta crew rest denilen ekip dinlenme odası bulunuyor. Hemen arkasında ön kapının olduğu bölümde de ortasında mutfak olan 2’li 2 adet business class koltuğu var. Koltukların arkasında da iki katlı kargo bölümü yer alıyor. 
 
Kargo yüklemesi yapılan bölümler:
Kuyruk (Bulk), arka alt, ön alt ve ana bölme (main deck)dir. 
 
Değerli kargo, tehlikeli madde, canlı hayvan, bozulabilir kargo ve cenaze gibi kargo çeşitleri bulunur. 
 
Altın, elmas, silah, diplomatik belgeler değerli kargo olarak geçer. Değerli kargolar, güvenlik görevlileri tarafından uçak başında yükleme personeline teslim edilir ve varışta yine güvenlik görevlisi tarafından teslim alınır. 
 
Kimyasallar, yanıcı, patlayıcı madde, kuru buz, piller, araçlar, Cao (cargo Aircraft Only) sadece kargo uçaklarında taşınabilen tehlikeli maddeler bu katagoriye girmektedir. Cao’lar otomatik yangın söndürme sistemi olduğu için alt bölümde taşınır. Tehlikeli madde özel ısı ister. Load master ona göre yüklemesini yapar ve kokpite hangi bölmede taşındığı bilgisini verir. Kaptanlar load masterın verdiği bilgiye göre bölümlerin ısısını ayarlar.
 
Canlı hayvanlar taşınırken hassas hayvanların terbiyecisi de kargo uçaklarımızda seyahat ederler. Lüzümu halinde hayvanın yanına gidip onların sakinleşmesini sağlar hatta sakinleşmeyince sakinleştirici iğne de yaparlar.
 
Çiçek, meyve sebze gibi bozulabilir kargolarda vardır. Onlarda 2-8 derecede taşınır. Hatta boşaltma sırasında bu kargolar bozulmasın diye uçağa soğutucu bağlanır. Havalimanında soğuk hava deposu yoksa bu kargolar uçağa kabul edilmez. 
 
Cenaze de tabutlanarak uçağa kabul edilir. Herkesin doğup yaşadığı yer artık günümüz global dünyasında farklı. Ancak, farklı yerde yaşansa da mezarımız sevdiklerimize yakın olsun istediğimiz için cenazelerde kargo uçakları ile taşınırlar. 
 
Uçak tipine göre paletlenen ya da konteynıra konan kargo, uçağın zemininde bulunan bilyeler sayesinde hareket eder. Tren raylarına benzer kızaklarda kargonun savrulmasını engeller. Kilit sistemi ile de palet ve konteynırlar uçağa sabitlenir. 
 
Afganistan’da 01 Mayıs 2013 tarihinde load master yüklenen panzerlerin kilitlerini kontrol etmediği için uçak kalkışta arkaya doğru giden panzerlerin yaptığı ağırlık nedeniyle düşer. Boeing 747 kargo uçağında 7 kişi hayatını kaybeder. 
 
Yol uzun... saat 19:00’da acıkıyoruz. Sefere yüklenen ikramı servis edecek hostes olmadığından ve pandemiden herkes kendi yemeğini hazırlayıp ısıtıp boş tepsisini yerine yerleştiriyor. Dediğim gibi farklı bir uçuş deneyimi. 
 
Kazablanka’ya saat 21:30’da teker koyuyoruz. 2 saat bize göre geri yani 19:30 varışımızla beraber kargo operasyonumuz başlıyor. Kazablanka’ya indiğimizde hava güneşliydi. Rüzgar çıktı biz oradayken. Ayrılırken hava kararmıştı. 2 saatte kargo boşalıp yüklendi. 
 
Saat 23:30 da 3 saat sürecek Kazablanka Milano seferimize başlıyoruz. 02:30 da Milano’ya vardık. 
 
Pasaport kontrolünde polis anlamsız nasıl geldiniz diye sorguluyor. Görevimi nasıl geldiğimi söylüyorum evrakları inceleyip girişimizi onaylıyor. Bu arada girişte form dolduruluyor. Bu formu Milano Müdürümüz Fatih Bey önceden gönderdiği için orada zaman kaybetmedik. 
 
Dışarı çıkınca terminal 2’de olduğumuzu görüyoruz. Meğer terminal 1 komple kapalıymış. Terminal 1’de sadece kalacağımız otel Sheraton açık. 
 
Bari uçuşumuz sabah 09:30’da. Arası 5-10 dakika ama ne servis var ne de taksi. Ulaşımı geçtim havaalanında bir kişi bile yok. Bekliyoruz. Taksi arıyoruz 1,5 saat sonra gelebilirim diyor. Oteli arıyoruz. Resepsiyonist yalnız olduğunu taksi olmadığını söylüyor. Arkadaşım sizi taksi ücreti karşılığında buraya getirir diyor. Çaresiz kabul ediyoruz; ama, gelen giden yok. Sonra bir korsan taksi nereye gideceksiniz diye yanımıza yaklaşıyor 50 Euroya götürürüm diyor. Yapacak başka bir şey olmayınca kabul ediyoruz. Otele gelince resepsiyonist arkadaşım sizi almaya çıktı diyor. 35 Euro da o alıyor.  Odaya çıktığımızda saat 04:45  olmuştu. Yorgunluktan perişanız. Sabah 06:50’ye saatlerimizi kuruyoruz. 
 
Uyandığımızda bizi sağanak yağmur karşılıyor. Kahvaltıyı oda servisi ile odaya gönderiyorlar. Biz kahvaltı istemiyoruz. Bulduğumuz taksi ile bu sefer 25 Euro’ya terminal 2’ye geliyoruz. 
 
Check in ve bagajlarımızı verdikten sonra Alitalia ile saat 09:30 da Bari’ye hareket ediyoruz. 
 
Alitalia orta koltuklara yolcu almıyor. El bagajı kabul ediyor. Hijyen kiti vermiyor. Uçaktaki dergi ve gazete servisi de yok. Koltuk ceplerinde acil durum kartelası bulunuyor. Hostes ve yolcuları için siperlik kullandırmıyor. Servisleri eskiden de sadece su ya da meyve suyu idi. Şimdi o da yok. Uçaktan inerken önden 5 koltuk sırayla indiriliyor. 
 
İstanbul’da otelden çıkıp Bari’de evimize ulaşmamız 24 saat sürdü. 3 uçuş, 3 ülke, 4 şehir, 4 taksi ile macera oldu. Oysa 1.5 saat uçuş ile kolay ulaşılabilecek bir yerdeydik. Yolculuğun en zor tarafı 2 ağır büyük valizimizi uçağın merdivenlerinden çıkarıp indirmek, Milano alanda çaresiz bekleyiş, Bari uçuşu için geldiğimiz Milano Havaalanında hastalık kaparmıyım korkusu. İstanbul’da ve Bari’de sıcak, Kazablanka’da rüzgar ve Milano’daki sağanak yağmurda anılarımızda kalacak.  
 
Rabbim bundan sonra hiç birimize böyle zor yolculuklar ve pandemi süreci gibi meşakkatli ve korku dolu bir süreç göstermesin inşaallah.

 

 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Mesut Özkaya 15 Haziran 2020
Kurye uçağının tarifiyle kendimi bir Indiana Jones macerasına başlayacak gibi hissetmişken, Casablanca ve Milano ardı ardına 80 li yılların otantik filmlerine geçiş yaptım. Nihayetinde de, siz İtalya ya ulaşınca gerçek hayatla , coronanın bize bahşettiği yoksunluklarla yüzleştik Ömür Hanım sayende. 1 sayfada 2 macera ve bir belgeseli hayal gücümüzü tetikleyerek yaşatmış oldun. Sağlıcakla.
Mehmet KAHRAMAN 11 Haziran 2020
Sevgili ablacım; Bu zorlu mücadele içerisinde bile bilgi aşılıyorsun.Rabbim emeklerini zai etmesin zorlarını kolay şerlerin hayrolsun inş.Cenab-ı Allah sana saglik sıhat versin.
Sibel Tarek 10 Haziran 2020
Ne güzel yazıyorsunuz maşallah. Sizinle biz de yaşıyoruz olayları. Gezerken geziyoruz, uçarken uçuyoruz. Tebrik ederim ve lütfen yazın sevgili Ömür Hanım.
Belgin ERSÖZ 10 Haziran 2020
Ne zor olmuş güzelim.Çok şükür varmışsınız gelmiş geçmiş olsun.İnşallah bundan sonra hiç bir sorun olmaz
Zeynep Mısırlıoğlu 10 Haziran 2020
Çok yorucu ve maceralı bir yolcuk olmuş.cesaretinize hayran kaldım.evinize dönünce rahatlamışsınızdır.2020 yılı hepimizin hayatında unutamacayağı anılar bırakacak. Evinizde keyifli, huzurlu günler diliyorum..çok sevgiler.
Ayşe Pusatlıoğlu 10 Haziran 2020
Canım yazın o kadar güzel olmuş ki seninle yolculuk yapmış kadar oldum.Yolculuğun boyunca en ince ayrıntılara kadar açıklama yapmışsın korgo uçağında taşınan herşeyi ayrıntılarla açıklamışsın hep merak ederdim aydınlattığın için kendi adıma çok çok teşekkür ederim zorlu bir yolculuk sonucu İtalya ya ulaşmışsın başarıların daim olsun güzel Kardeşim
Mustafa AKAY 10 Haziran 2020
Sağlık ve huzur içinde hayırlı görevler Ömür Hanım. Sizin gibi gayretli, liyakatli ve tecrübeli yöneticiler oldukça THY’nin sırtı yere gelmez. Bundan sonraki yazılarınızdan birinde eminim “İtalya’daki salgın süreci”ni konu edeceksinizdir. Kitap çalışmalarınızda başarılar dilerim. Sabırsızlıkla bekliyoruz....
Goncagül yağızoğlu 10 Haziran 2020
Nasıl akıcı ve açıklayıcı bir anlatım olmuş İnanın okurken ben de yaşadım bu deneyimi Teşekkürler ömür hanım
Vahdettin Kahraman Emekli Albay 10 Haziran 2020
Değerli kızım Ömür ve sevgili torunum Kerim: Yaşadığımız pandemi gibi zorlu dönemler de ulaşım gerçekten zor. Süratle görevinizin başına gitmek uğruna katlandığınız sıkıntılara göğüs germeniz takdire şayandır. Kargo Uçağı ile yolculuk yapmanın ne zorluklarla yapıldığını tüm teknik ve özel detaylarıyla anlatmanız toplumu bilinçlendirmek açısından çok yararlı olacaktır. Aslolan varış yerine sağlıkla ulaşmaktır. Sıkıntılara rağmen sağ-salim vardınız. Tebrikler...
Fatma Soylu Çakmak 9 Haziran 2020
Ömürcüm hakikaten çok meşakkatli bir yolculuk olmuş, ama çok şükür sağ salim evinize ulaşmışsınız. Yazını okuyunca doğuda görev yaptığım dönemler geldi aklıma. Askeri kargo uçaklarıyla şehit cenazelerini gönderdiğimiz günler.. Ya da ambulans uçakla gönderdiğimiz yaralılarımız:(( Hayatta herşey biz insanlar için. Bazen çok kolay ulaştığımız yaşamlar, bazen de ne kadar zır olabiliyor. Sağ ve sağlıklı olalım yeter ki, herşeyin çaresi var.. Sadece bazen daha çok sabır gerekiyor..