Ömür KAHRAMAN
Ömür KAHRAMAN
Hayalet şehir: Maraş
26 Mayıs 2020 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Kapalı Maraş’ı biliyor musunuz?
 
Aman durun Maraş diyince Kahramanmaraş’a gitmeyin. 
 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nde Gazi Magosa şehrinde 1974 yılından beri yerleşime kapalı tutulan Maraş bölgesi, 45 yıldır tel örgülerle çevrili ve askeri koruma altında bulunan özel bir bölgedir. Bölgeye giriş çıkış o yıldan beri yoktur. Adeta hayalet bir şehir gibidir.
 
Kapalı bölgeyi sen nereden biliyorsun diyebilirsiniz. Canım babam 1985-1987 yılları arasında Kuzey Kıbrıs’ın Ercan Havaalanı arkasındaki Kırklar köyünde sınır tabur komutanlığı yaptı. Ben liseye Lefkoşa Türk Lisesi’nde gittim. Maraş’ın kontrolü askeriyede olduğundan bölgede açık bir orduevi vardı. Babamın nöbeti olmadığı hafta sonlarında en büyük keyfimizdi o orduevine gitmek. Harika kumsalı, müthiş denizi, sakinliği, kapalı olduğu içinde temizliği ve egzotikliği bizim orayı çok sevmemize sebepti. 
 
13 Ağustos 1974 yılında son bulan İkinci Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Maraş, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilmiştir. 
 
Maraş, KKTC'nin Gazi Mağusa şehrinde bulunan bir mahalle imiş. Akdeniz'in Las Vegas'ı olarak bilinen ülkenin en ünlü bölgesidir. 1974 öncesinde otellerin modernliği, kumarhane, harika kumsalı ve deniziyle Akdeniz'in en ünlü tatil merkezlerinden biridir Maraş.
 
Maraş bölgesi ya da hayalet şehir denen bölgeyi görmeden anlayabilmek mümkün değil. Hadi hayal edin bölge kapanmadan önce nasıl diye. Durun ben size neler var yazayım. 10 bin yataklı 45 otel ve 60 apart otel bulunuyordu. Rum turizminin %,58'i buradaydı. 3 bin dükkan, 99 eğlence merkezi, 143 yönetim ofisi, 4 bin 649 özel ev, 21 banka, 24 tiyatro ve sinema, 380 bitirilmemiş inşaat ile 8 bin 500 İngilizce, Yunanca ve Türkçe kitabın olduğu bir kütüphane bulunuyordu. Sanırım şimdi bölgenin ne denli büyük olduğunu tahayyül edebildiniz. 
 
Biz lisedeyken nöbetçi askerlerin gözlerini kaçırır yakındaki binaların içine girerdik. İnsanlar canlarını kurtararak kaçmışlar, evleri sanki hemen geleceklermiş gibi bıraktıkları gibi garajlarında arabaları, masada tabaklar duruyordu. İşte bu yüzden hayalet şehir olarak anılıyor Maraş. Çocuk aklı işte hatıra bir şeyler almak isteyenler olurdu içimizden; ama öyle hikayeler anlatıldığını hatırlar korkardık ve o arkadaşımızı bu düşüncesinden vazgeçirirdik. Ne hayatlar yaşandığını hayal eder, tekrar evlerine döndüklerinde eşyalarının yerli yerinde olduğunu gördüklerindeki mutluluklarını konuşur, Türk askerine teşekkür ettiklerini düşlerdik. Sonra korkar hızla koşardık yine Orduevi’ne. 
 
Orduevinin yanında Sophia Loren'nin villası olduğunu söylerlerdi. bir de kumunun Mısır Nil Nehri’nden getirildiği için Kleopatra Plajı denirdi. Hatta denizden çıkınca bile o çok ince kumdan altın gibi parlanırdı.
 
Koruması da Türk askeri ile beraber Birleşmiş Milletlere verilmiş. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin aldığı karara göre bölge hem yerleşime hem de iskana kapatılmıştır. Kıbrıs adasını ikiye ayıran Yeşil Hat tampon bölgesindedir.
 
BM'ye ait bir adet bina, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının ve ailelerinin kullandığı orduevi, kız öğrenci yurdundan başka açık tesis ya da bina bulunmayan bölgeye askeri kimlik kartı olanlar, yurtlarda kalan öğrenci ve yöneticiler, kayıtlı taksiler dışında sivil araç ile yaya olarak Kapalı Maraş Bölgesi'ne giriş yasaktır. 
 
Hayalet şehir diye anılan Maraş’ı görmek isteyen halk ve turistler Maraş İkon Kilisesi'nden öteye gidememekteydirler. Ancak, 2016 yılında turistlerin kiliseye girmeleri de yasaklanmıştır.
 
Bundan yaklaşık 8 sene önce tatil için can arkadaşım Belgin’im kızı İlgi ve oğlum Kerim ile Kıbrıs’a tatile gittik..Liseden arkadaşım Hasan sağolsun bizimle çok ilgilendi ve çok güzel gezdirdi. Gazi Mağusa’ya götürdüğünde Hasan sen hiç Maraş’ı gördün mü dedim. Görmedim bize yasak dedi, hüzünlenerek. Düşünsenize doğup büyüdüğünüz topraklarda göremediğiniz giremediğiniz bir bölge var. Haydi gidelim ben size Orduevi’nde yemek ısmarlayayım dedim. Hasan Maraş’a heyecanla arabayı sürerken araç içinde bir iddia başladı. Oğlum giremeyiz boşuna gidiyoruz derken Hasan Ömür isterse gireriz diyor, Belgin girebiliriz de giremeyebiliriz de diyordu. Askeri nizamiyede askerin gösterdiği yere aracı park ettik. Onlar araçta iddiaya devam ederken ben nizamiyeden bir servisle Orduevi’ne gittim. Nöbetçi amiri binbaşıya babamın görev yaptığını, anılarımı yad edip; oğlum ve arkadaşlarımla yemek yemek istediğimi söylediğimde kimliklerini almak kaydıyla peki dedi. Çok mutlu oldum. Adeta uçarak arkadaşlarımı almaya nizamiyeye gittim. Hasan’ın o mutluluğunu hiç unutmam. 
 
Sonraki gittiğimde de Hasan’ın eşi ve çocuklarıyla tekrar Maraş’a yemeğe gittik. Hasan’ın mutluluğu benim anılarımı yad etmekten daha çok mutlu etmişti beni. 
 
Umarım Kıbrıs’da bir an önce bölge ile ilgili sorun çözülür ve hayalet şehir yeniden turizme açılır. 
 
Bu vesile ile canım babama , aileme, Kıbrıslı arkadaş ve dostlarıma, Belgin ile kızı İlgi’ye ve oğlum Kerim’e selamlar...
 

ÖMÜR KAHRAMAN - NAME HABER
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Sevinç KARAGÖZ 3 Haziran 2020
Ömür anlatımın çok güzel, seri, akıcı, okuyanın kolaylıkla hayal edebilmesini sağlamaktadır. Yolun açık olsun kardeşim!
Aysel Anka 28 Mayıs 2020
Yine şahane ???????????? Siz keşfedilmemiş nadide bir elmassınız hanımefendi yazılarınız çoşkunun bilginiz çok etkileci teşekkür ederim????????????
Mesut Özkaya 27 Mayıs 2020
"Kıbrıs'ta gezdiriin kendini" Ömür Hanım.( Kıbrıslı aksanı, yanlış anlaşılmasın) Değmiştir eminim. Kapalı Maraş; öyle bir yer ki "paralel evrende" apayrı, rengarenk bir hayat sürüyordur diye düşünmemek elde değil. Ömür Hanım çok güzel tasvir etmiş, tam bir " hayalet şehir", 1997 yılında görevli gittiğimde gitmiştim, hatta oryantasyon gezisinde bir Rum'un Türk Bayrağını indirmeye çalışırken vurulduğu yeri de görmüş ve gerek orda gerek oraya giden yolda gördüğüm terkedilmiş tek katlı evlerden oluşan mahalleden ziyadesiyle etkilenmiştim.
YAKUP ÖNAL 27 Mayıs 2020
Tekirdağ’ın şirin ilçesi Şarköy’ün ilçe belediyesi Kıbrıs Gazilerinin isteğini kırmayarak gerekli izinleri alarak 2016 yılının kasım ayında KKTC’ye gezi düzenleme kararı alıyor. Şarköy Belediyesi’nde görev yapan iki başkan yardımcısı da asker kökenli ve gezinin organizasyonları onlara ait. Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Akkoç, bölgede 2 yıl Alay Komutanlığı yapmış. Hürriyet Gazetesi Seyahat ekine seyahat yazıları yazıyor olmam nedeniyle gaziler için düzenlenecek gezide bir de gazeteci olsun düşüncesiyle bana da geziye katılmam teklifi yapıldı. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda ki buna Kıbrıs Türkleri “Mutlu Barış Harekatı” ismini veriyor; Şarköylü 19 Kıbrıs Gazisi ile KKTC sınırları içinde bir çok bölgeyi gezdik, onlar anılarını canlandırdı. KKTC’ye ayak bastığımızın ertesi gün yaptığım haber Kıbrıs gazetelerinde yer almıştı. Gezinin son durağı Gazi Mağusa ve Maraş’tı. Gazi Mağusa’da Barış Harekatından sonra terhis olup buraya yerleşen Esat Dünki adlı Şarköylü de bizlere eşlik etti. Gazimağusa Türk Barış Kuvvetler Derneği Başkanı Mustafa Menteşe’nin otomobiliyle, yasak bölge Maraş’ın tel örgü ile çevrilmiş yol sınırına geldik. Mustafa bey, fotoğraf çekmenin yasak olduğunu belirtiyor. Tel örgülerin gevşediğini, karşı taraftaki sahipsiz Rumlardan kalma evlerin, işyerlerini göstererek boş olduğunu ifade ediyorum. Ev ve işyerlerinin yağmalandığını, yakalananların askeri mahkemede yargılandığını belirtiyor. Maraş’ın Yunancadaki adı Varosha.. Bugün ise “Hayalet Şehir” olarak adlandırılıyor. 13 Ağustos 1974 İkinci Barış Harekatında Türk Silahlı Kuvvetlerinin eline bu bölge geçmiş. Anlaşmalar sonunda da bölge iskana ve yerleşime kapatılmış. 1973-74 yıllarında, dünyanın en lüks turizm merkezlerinden biri olan Maraş dünya starları ve zenginlerinin uğrak noktasıymış. Buraya Marliyn Monroe, Sophia Loren, Elizabeth Taylor, Brigitte Bardot gibi yıldız oyuncular gelirmiş. İngiliz Kraliyet ailesinin yaptığı dünyanın ilk 7 yıldızlı Golden Sands Hotel’i burada bulunuyor. Kumsalın dibindeki 12-14 katlı 2 otel eski canlı günlerini arıyor.. duvarları silahlardan çıkan mermilerden delik deşik olmuş.. Savaş öncesi 39 bin kişinin yaşadığı şehir bugün gerçekten harabeye dönmüş, hayalet şehir görünümünde. O günün afişler, tabelaları, benzin istasyonları, otelleri, evler, ot içinde kalmış asfalt yollar gözünüze çarpıyor. Maraş bölgesinde bugün sadece 2 binada Birleşmiş Milletler askerleri kalıyor, Türk Silahlı Kuvvetleri haricinde bölge sivil halka kapalı. TSK mensupları ile orduevinin yanında daha çok askeri personelin çocuklarının kaldığı kız öğrenci yurduna gelen öğrenciler dışında giriş kapalı. Orduevine de sadece izin belgeli taksiler girebiliyor. Şarköy heyetine akşam buradaki orduevinde yemek verildi. Orduevi hemen deniz kıyısında, kumunun özel getirildiği “altınkum” olduğu söylendi. Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Akkoç, 2 yıl Alay Komutanlığı yaptığı dönemde, yazlığının orduevi yakınında olduğunu ifade etti. Araçlarımızla ıssız terk edilmiş binalar arasından geçiyoruz, hava karardığı için yolumuz üzerindeki ışıkları yanan tek bina BM’ye ait.. Öğrenci kızlar orduevinin hemen yanındaki yurda girip çıkıyor.. İnsanın gördüğü zaman hüzne kapandığı Maraş’tan böyle duygularla ayrıldık.
Canan Akaydan 27 Mayıs 2020
Hiç görmediğim bir yeri görmüş gibi olmak ancak bu denli içten, doğal ve akıcı anlatımla mümkün olabilirdi. Harika yazmışsınız teşekkürler. Tez zamanda kapalı Maraş’ın açılması için duacıyım.
Ertuğrul Koç 26 Mayıs 2020
Okudum Ömür: Çok insancıl bir yazı olmuş, çok teşekkür ederim, o kadar canlı yazmışsın ki, seninle beraber ben de Maraş'a gittim, yaşadım. Tekrar teşekkürler :)
Vedat Atabek 26 Mayıs 2020
Benimde çok merak ettiğim bir yer Maraş. İnşallah yaşam başlar ve bu görkemli şehri görme imkanı buluruz. Yine heyecanlandıran bi yazı olmuş Ömür hanım..
BELGİN ERSÖZ 26 Mayıs 2020
Canım gerçekten çok güzel bir yazı olmuş harika tatildi.Bu vesileyle bizde şans çok teşekkür ediyoruz sayende kimsenin göremediği yerler gördük.çok öpüyor başarıların devamını dilerim.
Gülnur Budur 26 Mayıs 2020
Ömür cüm emeğine kalemine sağlık dediğin gibi inşallah turizme açılsın çok güzel bir anlatım.
Fatih Paköz 26 Mayıs 2020
Kaleminize sağlık. Evet, umarım Maraş biran önce eski Canlı günlerine kavuşur. Bir Kahramanmaraş lı olarak bunu daha çok arzuluyorum. Maraş’ın her köşesinde Kahramanmaraş dondurması satış noktalarını hayal ediyorum. Sağlıklı kalın.