Ömür KAHRAMAN
Ömür KAHRAMAN
Gurbette yaşam...
20 Kasım 2018 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Tayinim İtalya Bari’ye çıktı dediğimde bir çoğunuzun kulağına hoş geldi, bazılarınız imrendi duyduğunda, benim yerimde olmak isteyenlerin sayısı hiç de az değildi... Davulun sesi uzaktan hoş geliyor. Bugün sizlere gurbette yaşamayı yazmak istiyorum...

Oysa gözümüzde büyüttüğümüz İtalya gerçekten büyütülmeli mi? İyi olan birçok özelliği var. İnsana saygı duyuluyor. Yaya adımını attığında araçlar korna çalıp nereye der gibi sinirli işaret yapmak yerine durup yol veriyorlar.

 Doğası yemyeşil. Gözünüz yeşile doyuyor. Ne yazık ki son zamanlarda Çin’den gelen bir kurdun palmiyeleri kemirdiği ve üst kısımlarının olmadığını görseniz de zeytinlikler, üzüm bağları, tarlalar yeşilin her tonuyla gözünüze hoşluk, gönlünüze huzur veriyor.

Yüksek binalar yapmamışlar, özellikle sahili boş bırakmışlar. İsteyen herkes sandalyesini masasını çıkarıp istediği yerde evinden getirdiğini yiyip içebiliyor. Keza yine yazın şezlongunu çıkarıp dilediği yerden denize giriyor. Yasak hemşerim diye gelip rahatsız eden olmuyor.

Ne yiyorsanız kesinlikle organik. Beni tanıyanlar iyi bilirler gıda alerjim yüzünden ne yersem yiyiyim eve giderken şişer, adeta 5 aylık hamile gibi olurdum. Burada yediğim herşey organik ve doğal olduğu için yemek yemek kesinlikle zevk. Bizdeki gibi işkenceye dönmüyor. Zeytinyağına pamuk yağı karışmış mıdır? Ekmek nasıl undan yapılmıştır? Ruşeymi var mı yok mu gibi sorular aklınıza gelmiyor.

Tarihlerine sahip çıkıyorlar. Tarihi eserlerini asla tahrip etmiyor ve çok iyi koruyorlar.

Bu kadar iyi şey saydın derdin ne dediğinizi duyar gibiyim.

Gelelim derdime..Derdim... Yalnızlık. Kimseye güvenememek, özlemek hem de çok özlemek... İşten çıkıyorum. Hadi gel bir kahve içelim diyen yok, akşama ne yapacaksın diyen yok, sinemaya mı gidelim tiyatroya mı diyemiyorsun. Haftasonları gelmese diyorsun. Herkes sevdikleriyle ailece toplanıp uzun öğle yemekleri yerken yanlarında yapayalnız yemek yemek nasıl bir duygu asla bilemezsiniz.. Akşam ne yapıyorsun? Diye sorulmasını bu kadar özleyebileceğimi asla bilemezdim.

Ezan sesi olmadan yaşamak hoş bir duygu değil. Ezanın verdiği huzuru, dinginliği arıyorsun. Kandil bugün ve kandilimi kutlayan yok. Ne dini bayramlarında ne de özel günlerinde hep yapayalnız olmak çok can acıtıyor.

 Ailemden biri doktora gitse acaba başka birşeyde var mıydı diyorum. Göz görmeyince gönül katlanır derler ya göz görmeyince gönül darlanıyor aslında.

Bayrağımız ne güzel ülkemin her yerinde dalgalanıyordu. Ofisteki ve evdeki küçük bayrakla olmuyor. Bayrağımız sürekli dalgalansın. Meğer onun verdiği güven duygusu çok başkaymış.

Kuş olup penceresine konsam oğlum ne yapıyordur derken buluyorum kanat çırpan bir kuşun arkasından kendimi.

Babam olsa bana bir sarılsa prensesim dese derdim biter gibi hissediyorum ya da annemin dizlerine yatsam kızım diye sevse beni. Kardeşimle sohbet etsem geçerdi derdim diyorum. Sarılmayı özledim.

Kahve içip derin sohbetlere dalmayı, çay içip kahkaha atmayı, hadi gel denmesini...

Yemek yapmak istemiyorum yapayalnız, yemek yemek istemiyorum, ben uzun zamandır çay ve kahve bile içmiyorum. Sohbeti olmayınca çayın da kahvenin de tadı farklı geliyor. Onları güzel kılan meğer sohbetmiş.

Yiğenim Elifimi özledim. Hala yiğen günlerimizi..

Sonuçta insan sevdiğini özlüyor. Rabbim hiçbirimizi alıştığımızdan geri koymaz inşaallah. En kıymetli dualardan biri bence bu.

Dilini bilmediğin bir yerde yalnız yaşamak zor sonuçta. Bu yaştan sonra dost da bulunmuyor dil de kolay öğrenilmiyor.

 Baba diyen birini duysam dilim baba demeyi istiyor, anne diyen birini duysam yavrumu özlüyorum, elele yürüyen çiftleri gördükçe boynumu büküyorum. Hayatı bize güzel kılan inanın bana yaşadığımız yer değil; sadece sevdiklerimizle paylaştıklarımız. Ne yaptığın önemli değildir derler, kiminle yaptığın önemlidir. Ne kadar doğruymuş.

Hastalansan çorba yapanın yok, üstünü örtenin yok, ben varım sana birşey olmaz diyenin yok. Başına birşey gelse güveneceğin bana yardım et diyeceğin kimse yok. Yalnızlık çok zor sevgili okurlarım.

Buraya ilk geldiğimde doğası, havası, yeömeklerine bayıldım. Emeklilikte burada yaşanır dedim. Ama şimdi zaman geçince benim gerçek yerim sevdiklerimin yanıymış diyorum. Allah sevdiklerime uzun sağlıklı mutlu ömürler versin. Tabii sizlerin sevdiklerine de...

Buralar çok güzel ama sevdiklerinle gezmeye gelince çok güzel, yalnız ve sürekli yaşamak için değil.

İşte böyle sevgili okurlarım, gurbette yalnız yaşamak sürekli burnunun direğinin sızlaması demek...

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Ayten Bostancı 22 Kasım 2018
Ne kadar güzel, yalın bir şekilde ifade etmişsiniz. En kısa zamanda herşey gönlünüzce olsun. Sevgiler??
Muhteşem olmuş hocam elinize sağlık??
Sündüs Ulaman 21 Kasım 2018
Canım benim yazıyı okuyunca çok duygulandım.gerçekten içten yazı olmuş tebrik ederim kocaman öptüm sen orada yalnız değilsin biz buradayız üzülme şakın .
Çetin Arıcı 21 Kasım 2018
Ömür Hanım elinize sağlık, gözlemlerinizi yaşadığınız duygularla harmanlayarak, yerinde betimlemelerle güzel özetlemişsiniz, bir solukta okudum yazınızı, başarı ve sağlık dileklerimle...