Nimet ER
Nimet ER
Tükenmek Lakin Tüketmeden
19 Ekim 2018 Cuma / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
İnsanın biyolojik  safhaları kendine özgü  fiziki ve manevi nitelikleri de beraberinde taşır.
Çocukluğun, ergenliğin ve yetişkinliğin kendine özgü safhaları vardır. 
 
Yaşlılık da literatürde üçe ayrılıyor: Genç yaşlı , orta yaşlı ve yaşlı yaşlı.
Ben bunu insanın rahme düştüğü andan itibaren dönmeye başlayan bir tekerleğe benzetiyorum. Eğer bir şekilde bir yerlerde devrilmezse  " durdurulamaz bir şekilde" hızla yuvarlanan bir tekerlek gibi insan ömrü. Varacağınız yeri biliyorsunuz ama varacağınız Zaman belirsiz.
Belki yaratıcının en büyük rahmeti işte bu " belirsizliktir" kim bilir...
 
"Kendini bilmek" denilen kadim sıfat galiba tam da bu noktada gizli. 
Eh kendini bilmekte çeşit çeşit... Ben kendini bilmek derken; kendinden başkasını bilmemekten bahsetmiyorum elbet! Bir başlangıcın olduğunu bilen kişinin bir sonun da olacağını  bilmesi ve tüm ayarlarını buna göre yapmasıdır zannımca.
 
Bir bitişin, tükenişin ve sonun olacağını bilen şuur sahibi  kişi, iki şekilde davranmak zorundadır. Ya bitmesin diye debelenip duracak " dünyayı durdurma" çalışmalarına katılacak ya da elden gelen ne varsa, gayretle, özveriyle her anı değerlendirerek, israf etmeden tüketecektir vaktini...
"Son güne kadar, kalp durana kadar " yani.
 
***
 
Önceki yazıda  yaşlılara,  toplumda " gereksiz nüfus" ve " tükenmişler " gözüyle bakıldığını belirtmiştim. 
Gerçekten öyle midir? Vade dolmadan kişi tükenmiş midir sahiden? 
Sanırım şu satırları okuyan adedince cevabı var bu sorunun. Lütfen dikkat edin! Cevabınızın hayatınızı bağladığını unutmayın! 
 
"Tükenmişlik sendromu" denilen psikolojik çöküntü de musallat oldu günümüz insanına biliyorsunuz.  Zaten  " tükenen " bir ömrü yaşadığı yetmiyormuş gibi...
 
Demem o ki; insanın kendini tüketmesi ile tükenmesi arasında fark var! 
Kelimenin etimolojik kökeni dahi Aramice " doldurma "dır.
 
Öyledir de... Bir şeyi tüketiyorsanız bir  karşılığı vardır elbet. 
Termodinamiğin kanunudur: evrende hiçbir şey kaybolmaz; dönüşür, yer değiştirir ama kaybolmaz! 
Lakin kanunun bir cüzü de " Entropi" dir. En basit haliyle; Parkta belli bir mesafelik  koşu yaptığınızda, bu koşunun sonunda yorulup koşamayacak hale geldiğinizi düşünün, işte koşarken harcanmış ve bir daha kazanılamayacak olan enerjiye entropi denir" 
 
Bu mantıkla düşünürsek eğer, "hayat " dediğimiz şey tükenen ve bir daha kazanılamayacak olandır lakin tükenirken başka bir şeye dönüşen bir tükenmedir de aynı zamanda.
 
Neyse, kanunları fizikçilere bırakalım fakat bildiğim bir şey var ki; hangi alanda olursa olsun kainatta olan her şey  " yaşamın " yansımasıdır. 
 
***
 
Yaşlılar ne lüzumsuz ne de tükenmiş kişilerdir. 
Onlara toplumun hafızası olarak da bakabilirsiniz pekala. Yaşadıklarını tecrübeye dönüştürmüş ya da dönüştürememiş bir kişi hiç değilse yaşlının yaşadığı Zaman dilimini  "henüz yaşayacak"  kişiye bir tecrübedir nihayet.
 
Ve idraktir de aynı zamanda. Herkesin hızla bir sona doğru durdurulamaz bir şekilde yuvarlandığının idrakidir.
 
***
 
Bir önceki yazıya atıfla hani "sosyal hizmet okuyan gençlerin ya da gençlerin taşıdığı küfenin farkında olmadığının ve bu küfeyi taşımak istemediğinden " dem vurmuştum. Evet yaşlılık alanında çalışmak istemiyor gençler eyvallah da niye istemiyor? Bunu düşünmeli.
 
Alanda çalışan akademisyenler eğitimlerin   teorik olduğunu söylüyordu. Yaşılık alanında çalışmak istememe araştırmasının  tıp öğrencileri ve hemşirelik bölümlerinde de yapıldığını yazmamıştım. Tıp ve hemşirelik öğrencileri arasında yapılan çalışmada 1. Ve 2. Sınıflarda olumsuz sonuç çıkarken  sınıfları ilerledikçe yaşlılık alanda çalışma isteğinin arttığı ortaya çıkmış. Çünkü sınıf ilerledikçe bu bölümlerde okuyanlar sahada çalışmaya başlıyor. 
 
Bu öyle böyle bir veri değildir ey kari! 
İnsanın empati ve sempati yeteneği gelişen bir durumdur. 
Ve insan bilmediğinden " korkar" 
Eğer bir sonuçtan bahsediyorsak , sebeplerine bakmak ilk aşamasıdır anlamanın. 
 
İnsan benzersiz bir varlık! Düşünmeyi düşünen bilinir evrendeki tek varlık hatta.
 
 
LAL: 
 
Allah  yaşayan herkese " Can" vermiştir  ama " Canan " bulmak  erkişinin  işidir.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.