clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Nilgün MEŞE
Nilgün MEŞE
Türkiye küresel bir güçtür
17 Ekim 2017 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bu milletin kodlarını çok farklı çizmiş yeter ki yetiştirdiğimiz çocuklara anne ve babamızdan bize miras kalan kodları iyi nakşedelim.

Yeter ki bize kalanları çocuklarımıza iyi öğretelim. Çok para kazanacak tüccarlar değil, yeter ki Allah’ın da çok gurur duyacağı evlatlar yetiştirelim. Birinin adını Peşaverli Abdurrahman koyalım. Birinin adı Rauf olsun. Birinin adı Fevzi Çakmak, birinin adı Kâzım Karabekir olsun. 

Dünya askeri bir nizama doğru yoğruluyor. Herkes cephesini yavaş yavaş belirliyor. Saflar netleşiyor. Tarih bize Kadeş Antlaşması'nda bugüne dair ipuçları veriyor. Tarih bize Kıbrıs’ı fetheden Lala Paşa ile beraber çok önemli hatırlatmalarda bulunuyor. Tarih Kanuni’nin projesi olan Süveyş Kanalı ile yapılmak istenenleri ve bunun başarısız olması sonucu İngiltere’nin üç-dört asır sonra bu projeye tekrar hayat vermesinin ne demek olduğunu anlatıyor.

Yani İngiltere’nin bu hamlesi aslında bize Kanuni Sultan Süleyman’ın İngiliz aklından 3-4 asır önde gittiğini açıkça izah ediyor. Tarih bize Kanuni’yi dinlemeyen ve hatta Kanuni Sultan Süleyman’ı anlamayan devlet adamlarının sonunu anlatıyor. Kanuni’den sonra neden düşüşe geçtiğimizi…

Tarih bizi tekrar sınıyor hem de aynı kadim topraklarda. Hem de karşımızda aynı düşmanlarla. Hem de kaybettiğimiz bütün onurumuzu iade sözü ile beraber. Bize zaferi işaret ederek ve hatta nerdeyse elimize tutuşturarak...  Aynı tuzaklara düşeceğimizi sananlar yanılıyorlar. Aynı hatalar tekrarlanmayacak.

Kılıç Ali Paşalar emir bekliyorlar. Son bir ders verilecek. Bu topraklara Malazgirt’ten sonra Müslümanlar ikinci bir imza atacaklar.

O imza Erdoğan ile beraber atılacak.

Bu toprakların 200 yıldır özlediği adaletin tecellisi için kıran kırana bir mücadele başlamak üzere, Başkomutan Erdoğan üstüne basa basa şu sözleri özellikle söyledi: "Türkiye küresel bir güçtür. Bize operasyon çekmek isteyen, kendine güveniyorsa gelsin." Bu Vatan kolay kazanılmadı derken bu yaşanmışları bilmek bir başka anlam katıyor insana. Bu yaşanmışları bilmeden bu vatan kolay kazanılmadı demek bir ezber olarak kalsa da bu milletin tarihi bir hafızası var. Bu milletin kodlarına yerleştirilmiş bir vatan aşkı var. Ne para, ne açlık, ne başka hiçbir dünyevi zevkin veremeyeceği o aşk.

Hani bizi 15 Temmuzda sokağa döken, tanklara ve jet uçaklarına kafa tutturan o tarihi hafıza var. Devlet görevlisi olmak insanı hep kısıtlar unutmayın. Devlet görevlisi demek, siyasal kısıtlama demektir. Devlet görevlisi olmak demek sahasal kısıtlama demektir. Devlet görevlisi olmak demek görev kâğıdında yazan çerçevenin dışına çıkamamak demektir. Bir şeyler yapmak için Devlet görevlisi olmayı arzu edenler. Sivil hâli ile bir şeyler yapamayan hiç kimse Devlet görevlisi olduğu zaman farklılık oluşturamaz.

Sözlerimi çok iyi anlayın. Elinize silah almanızdan bahsetmiyorum. Gidip Suriye’de savaşmanızdan da bahsetmiyorum. İngiliz birliğine karşı hacca giden yolcuları örgütleyip 36 saat boyunca çatışan Peşaverli’den bahsediyorum. Rauf Orbay’dan bahsediyorum. Gulam Muhammed’den, Gulab Din’den bahsediyorum. 4 aylık bebeğini satmak zorunda kalan Anne’den bahsediyorum. Yaratılış kodlarınıza yazılmış o ruhtan bahsediyorum. 15 Temmuz’da tankların egzozlarını elbiseleri ile kapatan pratik zekâdan bahsediyorum.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.