Nilgün MEŞE
Nilgün MEŞE
İhanetin bedeli olmamalı mı?
20 Nisan 2016 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Sayın Cumhurbaşkanı çözüm süreci için artık konuşacak bir şey kalmadı  derken, bunu sadece çözüm sürecinde kendisini aldatanlar için söylüyor. Yoksa STK lar ve halkla olan yakınlık sürekli artarak devam ediyor. Başbakan da Bugüne kadar kimsenin yapmadığını yaparak her hafta bölgeye gidip insanlarımızla  yüz yüze görüşerek bir ve beraber olduğumuzu anlatıp halkla kucaklaşıyor. Hatta bakanlar kurulunu Urfa da toplayarak bölgeye verdiği desteği gösteriyor.

 

        Zaten hepimizin vatanı bir ama bizi bizden ayırmaya çalışıyorlar. Gayet açık utanmadan ve sıkılmadan biz bir değiliz diyorlar, sonrada kardeşiz diyorlar. Bu kadar açık yalana nasıl inanılır. Biz biriz ve kıyamete kadar bir kalıcaz. Biz bin yıldır biriz ve beraberiz bizi ayırmaya çalışanlara en güzel cevabı sizler seçimde verebilirsiniz. Nasıl bir değiliz, lütfen bu soruyu onlara sorun biz hem din kardeşiyiz hem akrabayız,  hem mabedimiz bir,  kıblemiz bir bine kadar bir bir, ayrı olduğumuz yalanına bizi Nasıl inandırabilirler. El âlem birlik birlik diye mücadele verirken bu Abdallar ayrılık diyor.

 

        Bunların kandırdıkları da pırıl pırıl masum  çoluk çocuk yeni hedeflerinde gençler var. Birde onlara isim bulmuşlar şehirlerde bu yapıyı kullanmayı hedefliyorlar hep Ateş altında onlar. Abileri takım elbiseyle makam arabalarından inmiyor. Bunlar ancak çocukları kandırırlar. Sahtekârlar bir kez aldatırlar ama aldatan hem dünyada hem ahirette o sahtekârlığının bedelini, yaşadığı her gün yüzüne çarpılarak öder.(Men dakka dukka) işte bu yüzden İslam Peygamber'i ASM, aldatan bizden değildir derken ne güzel söylemiş tam günümüzdeki, bizi birbirimize düşürmeye çalışan ikiyüzlülerin bizden olmadığını söyleyerek güneydoğu da ki kardeşlerimizin bu hainlere Nasıl bakması gerektiğinin ipucunu vermiş. Yoksa her isminin önünde TC. Yazan bu memleketin menfaatlerini gözetir mi sanıyoruz. Bunun için bazı terör örgütü mensuplarının, vatandaşlıktan çıkarılma yasasının hazırlanıp derhal yürürlüğe girmesi lazım ve bu kanun gereken kişiler için derhal uygulanmalı. Yoksa hem bu milletin ekmeğini yiyip hem de bu milletin canını ve malını kastedenlerin bu topraklarda yeri yok. 

 

       Son seçimde bu ikiyüzlülerin oylarının tekrar düşmesi halkımızı kolay kolay kandıramayacaklarının en açık göstergesi. Halkı sürekli sokağa çağırmak başlı başına Diyarbakır'a, Şırnak’a Nusaybin’e ihanettir.  Bu ihaneti kendi halkına yapan bir insandır Demirtaş.

 

      Sokağa çıkan insanlar yine kendi sokaklarını ve mahallelerini yakıyor bu ihanet kime zarar veriyor lütfen sorun. Kendi halkına ihanet eden bir siyasi kişi Demirtaş. Bir dahaki seçimde barajı geçmesi artık mümkün bile değil. Fakat bunlar seçim Zaman'ında yine ellerine sazı alıp barış türküleri söyleyerek bizi aldatmaya çalışacaklar. Ama biz aldanmayacağız ya siz hani yıllarca aydın laflar edip karanlıkta yaşayan yarasalar siz köşelerinde şarap satanlar, siz methiye yaparken bunlara, hiç aklınıza gelmiyor mu o şehitler, siz yine o kişileri ekranlara çıkarıp dizilerinizde rol vermeyecek misiniz, siz yine aldanmayacak mısınız, cevabı veriyim aldanacaksınız hem de keyifle aldanacaksınız, aldanırken Başkalarını da Nasıl aldatabiliriz diye elinizden ne geliyorsa yapacaksınız. Ne için, sadece bu iktidarın gitmesi için işte şimdi dürüst olun ve itiraf edin, biz bu milletin kanıyla Can'ıyla oynadık diye.  Bu milletin kanını yere dökenleri her gün ekranlarına taşıyanlar şimdi kalkıp bu barikatlar, çukurlar kazılırken ne yapıyordunuz diyorlar.

 

              Nasıl olsa millet bunları her gün takip etmiyor, dün ekranlarından düşürmediklerini bugün hiç anmıyorlar bir seçim olsun bakın methiyeler nasıl tekrar geliyor. Milletin derdi başka.  Ama bunların gündemi yalnızca yara bulup nasıl kanatırız, akabinde istediğimizi nasıl getirir götürürüz dertleri bu.               

 

            İşin özeti (Medya iktidar peşinde)Yoksa ülke bunların umurunda bile değil. Sonra hiç bir şey olmamış gibi aynı yayınlara devam ediyorlar, ama Sayın Cumhurbaşkanı bunların ikiyüzlü olduğunu söylediği Zaman  basın özgürlüğümüz yok diye bağırıp basın özgürlüğüne sığınıyorlar. Uyuyan saf Dimağlarda basına dokunmayın diyorlar böylece ülke hem Zaman'ını hem insanlarını kaybediyor.

 

          Maalesef Bunlara her şeyi böyle açmak lazım yoksa bunlar dün yaptığını bugün ısrarla hatırlamama hali yaşıyorlar. Peki yalnız aldatılan sadece Ak partimi oldu elbette değil, ama maalesef medyanın bir kısmı ve muhalefet bu konuda aldatıldığı için sadece iktidara yükleniyor bu yığınaklar yapılırken siz neredeydiniz diye yahu siz inanmadınız mı bu hainlere, Her gün ekranlarınıza taşıyarak vatandaşı aldatan alçaklar. Onlara oy verilmesi için elinizden geleni yapan  sizdiniz ve bu milletin vebali sizin boynunuzda bunu böyle bilin. Peki, bende size soruyorum uyuyan medya siz bu iktidar aldatılırken neredeydiniz cevabını sizin adınıza söyleyeyim, siz Koalisyon partisi veriyordunuz ama parti çok hızlıydı, çabuk bitti hatırlamıyorsunuz.

 

          Eğer Kendilerinin  aldatılmadığını düşünüyorlarsa o Zaman onlarda beraber bizi aldatmaya çalışmışlar demektir ki öyle. Buda birlikte hareket ettiklerini açıklar ve bunun hesabını tarih kendilerine bir gün sorar.  Kendilerinin aldatılmadığını düşünüyorlarsa hala, çıkıp  çözüm süreci niye devam etmiyor diye sorup, sonra sizi kandırmışlar diyorsanız, Allah size akıl ve insaf versin de ne dediğinizi biraz düşünün. EL İNSAF.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Açelya Aydemir 20 Nisan 2016
Keşke yazmazdan evvel aptal kelimesiyle Abdal kelimesi arasındaki farkı bileydiniz. Eskilerin ifadesiyle 'mürettip sevabı' mı diyelim(!)