Milletvekili Canan KALSIN
Milletvekili Canan KALSIN
Yerlilerin iktidarı beyaz- latılmışların hüsranı...
7 Nisan 2014 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Yerel seçimlerin sonucu bir tartışma konusu yapılırken vatandaştan oy ve onay alamayan partilerin seçim sonuçlarını tartışmalı hale getirerek, şaibeli hale getirmeleri artık Türkiye'de alışılmış bir durum gibi durmakta...
Dünya gerçeklerini anlamaktan aciz, kendi ülkesinin insanlarını ötekiler olarak gören tepeden inmeci zihniyetin muhalefeti bu halkın önünde karşılık bulmuyor... Sandıklardan çıkmayan iktidarı, ötekileştirdiği halkın değerlerine olan uzaklığı ve devşirilmiş kültürleriyle kendi ülkelerinde yaban kalmaktalar...
 
Eğitimin kendi ülke vatandaşları arasında uçurumlar oluşturduğu ülkemizde yönetenlerin okulları ve yönetilenlerin okulları vardı. Belli başlı kolejlerden mezun bu kişiler hem ülke siyasetinde hem de diplomaside yer buluyor, ötekiler ise bu alanlarda yer bulamıyorlardı. İmam hatipler Anadolu'da imkanları kısıtlı yüzbinlerce, milyonlarca çocuğa okuma imkanı tanırken, mezunlarının beyazların alanına girmesi ile rahatsızlık oluşturuyordu. Kendi değerleriyle barışık Anadolu'nun evlatları, kimlik bunalımı yaşayan, ülkesine oryantalistler gibi bakan, değerlerinden habersiz beyaz-latılmış kesime bir meydan okuma olarak algılanmıştı.
 
Diğer taraftan Anadolu sermayesi güçlenerek gelişiyordu ve İstanbul sermayesine rakip olmaya başlamıştı...
 
Bu algı karşısında birden bu kadar imam hatipliye ihtiyaç olup - olmadığı tartışılmaya başlanmıştı ve başörtülü kızların elinden okuma hakları alınıvermişti. bir taraftan başörtülü kızların çok değiştiğine inanan kesim ile laik kesim bu kızların evlerine dönmesi konusunda fikir birliğine varmıştı... İki tarafında bu kızları görmeye tahammülü yoktu ve cumhuriyetin oluşturduğu beyaz- latılmış vatandaş modeline tehdit olarak ortaya çıkmıştı..
 
Buradan marjinal - beklenmeyen - bir fayda çıkmış evlerine gönderilen kızlar ile Refah Partisi'nde güçlü kadın hareketi başlamış diğer taraftan güçlenen Anadolu sermayesi ile yurtdışına okumaya gönderilmiş kızlar ile bu hareket güçlenerek geriye dönmüştü...
 
Artık dünyayı tanıyan, kendi değerlerine bağlı bu gençler İstanbul elitlerine ve sermayesine karşı duruşa geçiyordu...
 
Siyasette bu minvalde değişip dönüşmeye başlamıştı...
 
Toplumdaki roller ve yerler değişmeye başlamıştı. bunun yanında sermayenin el değiştirmeside Cumhuriyetçi - Laik çevrede panik havası estiriyor ve bütün tartışma yine, yeniden kadın - modern vs üzerinden yapılırken asıl mesele kendini yaşadığı toplumun üstünde gören beyaz- latılmışların beklemedikleri bir rekabetle karşı karşıya kalmış olmalarıydı.
 
İlk 500 sanayi şirketi arasında 200 den fazla Anadolu sermayeli şirket olması, ikinci 500 arasında ise bu sayının 300'den fazla olması aslında cepheleşmenin Cumhuriyetçi - Laik ile Muhafazakarlar arasında olan diğer yüzünü göstermektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet eliyle zenginleşen rekabete kapalı istanbul sermayesi, Anadolu'dan gelen rekabetçi, yenilikçi sermayenin rekabetine kendini kapatmaya çalışmaktadır. O sebeple bu istanbul sermayesi darbe oyunlarının gölgesinde yer almaktadır.
 
2008 yılında Amerika'da Obama seçimlerinde gördüğüm çok renkli, toplumun ötekileştirilmiş kesimlerinin değişime inancı ile şekillenmesi, seçimlerden sonra ise asansörde karşılaştığım zenci bir kadının kucağındaki çocuğunu tutarak artık ben de çocuğumun başkan olacağına inanıyorum demesi gibi  MC -Cain mitinglerinde ise tek rengin hakim olması ve sadece beyazlar arasında 3 siyahın - kamereman- koruması ve fotoğrafçıdan ibaret olması gibi .chpnin mitinglerindeki tek renklilik ve AK Parti'nin mitinglerindeki çok renklilik gibi taban tabanı zıtlık oluşturmaktadır. 
 
Bugün kendilerinden, imam hatipli, toplumsal değerlere duyarlı Başbakan ve Bakanları yıllarca öteki sayılan, yok hükmünde kesimin, söylemek istediklerini söyleyen, yapmak istediklerini yapan Başbakanı var ...
 
Ve geleceğe umut veriyor... İnsanlarda geleceklerine oy veriyor. CHP ise kendi içine kapalı, değerlerinden uzak ve bu yeni toplumu anlamayan, dünyanın değişen dengelerini değerlendirmekten aciz bir nostalji partisi gibi davranmakta, geçmişi ile kavga etmekte, kendi arasında çekişmekte ve geleceğe umut vermemektedir. Korku edebiyatının ürünü gazeteleri ve korkuyorlar - korkacaklar minvalinde şarkılara takılmış aynı plağı çevire çevire çalmaktadır...
 
Ve hep aynı soruyu soruyorlar kendilerine biz nerde yanlış yaptık ....
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Binnur Yılmaz 14 Mayıs 2014
Sözde özelleştirme ile şirketlere verilen işletmelerden de bahsederek Anadolu Sermayesi ile ilişkilendirseydiniz keşke...Örneğin bu hükümet geldikten sonra piyasaya taktıkları borçlardan sonra ofislerinde bir bekçi tutarak iflas ettik görüntüsünü verip hükümetle işbirliği yapıp hatta içlerinden bazılarına vekil olma sözü verilen işletmeler ne sizce? hangi sermaye?
Binnur Yılmaz 14 Mayıs 2014
Trafolara giren KEDİ lerden de bahsetseydiniz keşke:)