Milletvekili Canan KALSIN
Milletvekili Canan KALSIN
Karşı Cephe
25 Temmuz 2013 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Yeni bir dünya düzeni kuruluyor, sınırlar yeniden oluşturuluyor ve ülkeler bölünüyor....

Yeni Dünya düzeni, yeni dünya düzeninin araçları ve dünya vatandaşı olarak tarif edebileceğimiz dünyayı kendisine öğretilen pencereden bakarak tanıyan ama yanı başında bulunan kendi kültürüne yabancı olan, dil bilen, genelde yurtdışında yaşamış ve belli mevkilerde insanlar, kendi ülke insanının inançlarına karşı kaba ve hoyrat davranmanın kendisini bir kademe yukarı taşıyacağına inanan kesim...

Daha önce Cumhuriyet Mitinglerinde AB karşı olduğunu söyleyen, başı sıkıştığında ise koşa koşa büyük beyaz abilerine giden beyaz beyler ve hanımlar...

Maalesef eğitim sistemimizde dünyadaki bilmem ne köprüsünün nerede ve ne kadar uzunlukta olduğu öğretilen ama yıllarca oturduğu sokaktaki tarihi eser hakkında hiçbir bilgisi ve ilgisi olmayan nesiller yetiştirme mühendisliğini yapan bir öğrenim şekli....

Daha önce ''Doğuya Has Diplomalar'' verilen yetersiz ve yarı aydınlar tarafından tek tip seri üretimle ortaya çıkarılan batıyı şeklen taklit eden bir gürüh...

Jön Türkler'den beri batıyı şeklen kavrayabilmiş ve bu yaşamı dayatmalarla; kendi toplumunu aydınlatabileceğine ( !) inandırılmış nesil... Mecliste  parmağını sallayarak konuşan başöğretmen havasında birini görürseniz partisini ve hayata bakışını merak etmeyin....

Hayatı tekrar tekrar aynı şekilde yaşayan ortak acılardan ortak tecrübeler çıkarmaktan aciz bir aydın grubu... Kendine yabancı, halkına yabancı olarak tahayyül ettiği halk, kendi istediği gibi davranmayınca küçümseyen, öteleyen ve tahkir eden enteliyajısı...

Ve bunları tekrar tekrar yaşamak zorunda olan bizler...

Bir gazeteye ilan vermişler.... Bu ülkenin Başbakanına kin kusuyorlar... altına afilli isimlerde imza atmış...

Samimi değisiniz, haklı hiç değilsiniz... Müfterisiniz... Bu ülkede beğenmediğiniz halkın çocukları sizin yapamadıklarınızı yaptığı için kin kusuyorsunuz...

Sermaye el değiştirdiği için, devletten geçinemediğiniz için, rekabete açık hale geldiğiniz için, kendi imtiyazlı dünyanız elinizden gideceğini düşündüğünüz için, İMF ile anlaşma imzalatamadığınız için ( 2008'de tüm numaraları deneyip, fabrikalarınıza kilit vurup işçi çıkardığınız ve her zamanki gibi kriz havası yaratamadığınız için) kızgınsınız....

Bu ülkede yarın ne olacak kaygısı taşımadan uyuyup - uyandığımız için, yatırımcı gönül rahatlığıyla yatırım yaptığı için,81 il'de üniversite kurulacağı için, uçakla herkesin heryere gidebildiği için, yeni havaalanları açılığı için, yeni muhteşem yollar ve limanlarla dünyaya bağlanan ve gelişen Türkiye için, itibarı artan, el pençe divan durmayan bir Başbakan olduğu için, artık bu ülkede darbe olamayacağı için,

Çizgili pijamalarınızla karşıladığınız Başbakanlar dönemi sona erdiği için, tv sizden, bulaşık makinası sizden, buzdolabı sizden, yakıt sizden, araba sizden ve neredeyse yollar sizden (olacaktı - şükür iptal edildi.) artık olamayacağı, bir çok firmanın rekabet edebilecek hale gelmesinden korktuğunuz için,batıramayacağınız yan sanayiler olamayacağı için, yeşil sermaye diye batırdığınız onca şirket ,işsiz bıraktığınız onca genç olmayacağı için,kazandığını ülkesine yatıran, kendi öz kaynaklarıyla büyüyen şirketleri yok edemeyeceğiniz için kuduruyorsunuz...

Öğrenimli ama eğitimsiz kesim olarak; Küfür haznenizin derinliğinden midemizi bulandırdınız... Elinizde boş teneke çok ses çıkarır ilkesiyle çaldığınız tencereleri ve tavalarınızla azınlığın azgınlık hallerini yaşattınız...

Psikolojide projeksiyon denen bir durum vardır. Kendi yaptıklarını görünmesin diye karşı tarafa yansıtma yapanlarsınız. Kendi yaptıklarınızı bize yaftalıyor , üstümüze atmak , iliklemek istiyorsunuz... Ödünüz kopuyor sizi anlıyorum.... Ya yaptıklarımız karşımıza gelirse diye korkuyorsunuz...

İbadethaneleri ahıra çevrilen, kendi dili ve kendi dini yasaklanan neslin çocuklarıyız biz... Babalarımızın nasıl mağaralarda Kuran dersi aldığının hikayelerini dinleyerek, Kur'an'ların nasıl toprağa gömüldüğünü anlatan annelerimizin göz yaşlı hikayeleri ile büyüdük. 28 Şubatta nasıl şirketlerimizin batırıldığını görerek geldik. Bizim yaşadıklarımızı kimse yaşamasın diye, herşeyden vazgeçerek isteyerek ve bilerek geldik. 12 senedir de çizgimizi bozmadan sabır ve metanetle çalışıyoruz... Bizden önce heyecanla ve şevkle koşuturan Eyüp'lü Ayşe teyzemin ve yazın sıcağında sakalından ter damlayarak koşuran Ahmet hocamızın emeği var beyler... Biz emanete ihanet edenlerden değiliz...

Su akar ve mutlaka yolunu bulur... Siz bağırın, çağırın ,azın..tencere , tava çalın...

Bizim işimiz var. 2023 hedeflerimiz var. Söyleyecek sözümüz ve bu ülkeye ait hayallerimiz var... Siz durmak istediğiniz yerde buyrun durun... Karşı cephede yeriniz var. Yeter ki gölge etmeyin....

Suriye'de ölenlere, Gazze'de yaşanan dramlara, Guantanamo hapishanelerinde yaşanan insanlık onuruna yakışmayan hallere, Doğu Türkistan'da yapılan zulme ses çıkarmayanların One Minute diyemeyenler sanatçı kisveli eblehlerdir....

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
sukru altay 25 Temmuz 2013
kelemınıze sağlık hocam.fazıl say demokrası adına söyluyor ya herseyı...