Milletvekili Canan KALSIN
Milletvekili Canan KALSIN
Brezilya ve Türkiye
25 Haziran 2013 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Ortalama bir tanımla dünyanın iki ucunda bulunan Brezilya ve Türkiye'de  son günlerde yaşanan olaylar  aslında iki ülkenin  sanıldığı kadar uzak olmadığını  ve  21.yy'da mesafelerin önemi kalmadığının bir göstergesi oldu adeta ... Siber çağın siber taarruzlarıyla  biçimlenen yeni bir dönem...

Aslında ufak - tefek denemeleri olmuştu siber  taarruzların...Lideri olmayan birden binlerce , hatta yüzbinlerce kişinin sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla örgütlendiği bir organizayon denemeleri olmuştu ve sonuçta alınmıştı...Pilot bölgelerde denenen sanal taarruzlar başka biçim ve kılıklarla , farklı ülkelerde en masumane isteklerin arkasından çıkarak  birden yayma , kıvılcımı çakma görevini üstleniyordu.

21 yy'ın siber bir çağ olduğu  gerçekliğini  görmezden gelmek ya da yok saymak konunun etrafında dolaşarak zaman kaybetmekten başka birşeye yaramıyor zaten.

Çağımız oturduğu yerden internet üzerinden sanal kavgalar , sanal hesaplaşmalar, informasyon ve disinformasyon oluşturma çağı. belki de ilerde ülkeler savaşlarını büyük ekranlarda uzak kumandalarla  pilotsuz uçakları, askersiz gemileri ile yapacak.

Bilgiye  en çok sahip olan daha çok hükmedecek...Bu kanalları kullananlarda kendi haber süzcecinden istediği gibi damıtıp, işlediği haberlerle daha çok kamuoyu oluşturacak...Geniş kitlelere ve kalabalıklara sanal dünyalardan ulaşacak. Teknoloji de böyle birşey zaten; ehil ellerde çare olurken ehil olmayan ve kötüye kullanmak isteyenlerin elinde ise bir silaha dönüşüyor...

Üç boyutlu yazıcıda silah yapacak, internetten edindiği bilgilerle ise bombalar yapmaya devam edecek.

Türkiye ekonomisi ile , uluslararası arenada en itibarlı günlerini yaşarken ilk başta masum isteklerle başlayan ve kötü yönetilen bir sürecin sonunda ise ne istediği, ne dediği belli olmayan vandalizme dönüşen olaylar silsilesi haline geldi. Birçok senaryo arkası arkasına sahnelenmeye başlandı. Twitter'dan , facebook'tan gerçeği yansıtmayan baherler birbiri ardına gelmeye başladı...

Burada bir  ara vererek ülkemizde Ak Parti hükümetleri öncesinde  bir krizde uluslararası bir firmanın başarılı olmasına rağmen görevine son verilen üst düzey yöneticisi ile ilgili olarak anlatılan bir anektodu paylaşmak ieterim ; Krizden büyüyerek çıkar firma , çıkmasına ama krizi ön görmeyen bir yönetici olduğu ve ona göre senaryosunu hazırlamadığı için görevine son verilmiştir ve bence bu çok önemli bir noktadır. Burada anlatmk istediğim tabiki istifa edilmesi değil, krizlerden öğrenen bir yapı oluşturulmasıdır. Bizde senaryolar yapılmaz, sorunlar çıktıktan sonra çözüm yöntemleri araştırılır..Bu da açıkçası ; yangın çıktıktan sonra yangın merdiveni yapmaya benzer...

Brezilya ;Güney Amerika'da bulunan 191 milyon nufusu olan 2008 verilerine göre kişi başı milli geliri 13.000 USD olan bu büyük devasa ülke dünya su kaynaklarının 3/1'ine sahip. Hatırı sayılır oranda da altın madeni de bulunmaktadır.Amazon ormanları ile dünyanın ciğerleri adeta burada nefes alır. Ama esas önemli olan 2005'ten itibaren çıkardığı petrolle kendi kendine yeten bir ekonomi haline gelmesidir  ve hızla büyümektedir. Ekonomisi hızla gelişmekte ve rekabet edebilir hale gelmektedir.

Dış İşleri komisyonu olarak 2010'da yaptığımız ziyaretlerde gözlemlediğim noktaları sizinle paylaşmak istiyorum; Gelir dağılımında dengesizlik var ve neredeyse bu insanları kendi gettolarında yaşamaya mahkum ediyor.Çok zengin bir bölge yanında duvarlarla ayrılmış fakir mahalleri mevcut. Güvenlik konusu uyuşturucu ticareti sebebiyle ve bu kanalları elinde bulunduran mafya tarafından yönlendirilmekte ve güvenlik açığı meydana getirmekte. Yine de mafya'ya karşı belli oranda başarı elde edilmiş.

Diğer en önemli sorun ise ; Alkol tüketimi ve cadde ve sokaklarda yatan, yaşayan evsizler, uyuşturucu bağımlıları.

Ticaret odaları, milletvekilleri ve petrol şirketleri ile görüşmelerde bulunmuş ve gelişen , büyüyen bu dev ekonomiyi yakından görme fırsatı yakalamıştık. Hatta parlemantolarına katılmıştık..

2005 'ten sonra bulduğu petrol yatakları , artan ticaret hacmi ve kişi başı milli gelirinin artışı ile Brezilya zengin bir ülke. Yine bu ülkede herkese, bütün ırklara, dinlere müthiş bir hoşgörü var. Irklar arası melezlenme sizi hayrete düşürüyor. Bir japon ve zencinin evliliği son derece sıradan ve doğal bir durum , böyle de bir toplumsal barış var...

Ve tam burada bu barış kelimesi, büyüyen ekonomi, artan milli gelir kelimeleri ile  Türkiye ve Brezilya arasında ortaklık kurmamız mümkün .

Hep bize işaret edilen ve referans olarak aldığımız batıdan , yüzümüzü farklı alanlara çevirdiğimizde tamamiyle farklı bir dünyayla karşı karşıya geliyoruz. Neredeyse  bir yüzü karanlıkta kalan dünya gibi...Tek bir modelden, tek bir doğrudan ve tek bir kültürden başımızı kaldırdığımızda yepyeni ufuklar keşfediyoruz ...Hiçbir  kültürün diğerine üstün olmadığını, tek bir güzellik kavramının olmadığını görerek ezberimiz bozuluveriyor..

İşte bu yaşlanan, yavaşlayan hız kesen belli modeller yeni modellere yeni rekabete yer vermek istemiyor. Değişime var gücüyle direniyor... Aklına  gelen hertürlü silahı ile sanal dünyada hucuma geçiyor...

Eskiyen silahlarını satacak yeni yerler istiyor... Dünyada kim yaşayacak , kim ölecek karar vermek istiyor...Tüketemeyenlerin ölümüne gözlerini bağlayarak taş kadar katı ve sessiz kalıyor..

Güç dengeleri değişiyor, batıdan doğuya doğru kayıyor ve alışılmış içine doğdukları değişmeyen dünyaları ellerinden kayıp doğuya doğru hızla yol alıyor. Küçümsedikleri, burun kıvırdıkları doğuya doğru ...Kadim kültürünü, yaşamını , inancını hiçe saydığı...

16.yy'dan itibaren 4 asır üzerinde çalıştığı ve kiliselerin ve din adamlarının önderlik ettiği doğunun zenginliğini yağmalama çabaları üzerine hem de.. Tembel ve ahlaksız ( ? ) olarak kabul ettirdiği , büyük beyaz efendinin yanılmaz dürüstlük ve üstünlüğü üzerinde doğu kaç yüzyıldır yağmalanıyor, öteleniyor ..ve kanıyor..

Fransa güvenlik kitabını mavi kitabını yeniden yazıyor ve doğuya doğru eksenin kaymasına göre kendini yeniden biçimlendiriyor ve pozisyon alıyor...

Kim kötü kim tembel ve gerici yoklamasında hep dünyanın bu tarafındaki bireyleri parmak kaldırmaya zorlanıyor. Dünya nufusunun % 85 ürettiğini paylaşamıyor. Çıkardığı petrolünü , diğer tarafa beyaz efendilerine vermek zorunda bırakılıyor. Zaten bütün kavgalarda %85'ni çıkardığı petrolü kullanamayacak halde kalması ve söz sahibi olmaması üzerine şekilleniyor...

Bunu da beyaz efendilerin tedrisatından geçmiş,sömürge zihniyetliler üzerinden yapıyor. Batılı olmayı sadece ritüel kısmıyla şeklen kavramış , könhne zihinler üzerinden ''Doğuya has diplomalılar üzerinden '' gerçekleştiriyor. Afrika'da bir ülkede zencilerin sırf batılı olmak adına yılbaşında kürklerle yeni yıl eğlencesi düzenlemesi kadar absürd bir oyun sahneleniyor..

Nasıl 16.yy itibaren önce o ülkenin dilini öğrenip ,din kitaplarını tahrif edip , hurafeler doldurup insanlara kendi dinini , inancını arkaik ve eski göstermekte mahirleştilerse 21yy sahnesinde de twitter ve facebook imdatlarına yetişiyor. CNN ve BBC bu konuda ortaklık etmekten yalan haber yapmaktan geri durmuyor.Tek dünyayı biçimlendirme kaygısı ve değişime direnme refleksi ile kuruluş ilke ve inançlarına göre davranıyor.

Tek tip tedrisatın evlatları batılı gözüyle kendi değerlerini aşağılıyor, düşman kesiliyor. Kraldan daha kralcı olursa daha çok takdir kazanacağını sanarak hep ilkokul sınıfının gammazcısı pozisyonu ile bazen sanatçı postunda  şahsiyet sorunu olan ressam İstanbul'da yapılan Yeşiller toplantısında alelacele el yazısı ile yazdığı , fotokopi ile çoğalttığı şikayet mektuplarını beyaz abilerine sunuyor. Ve bu ne ilk ne de son oluyor. Bazen de milletvekili ve genel başkan sıfatı ile bu kodlanmış refleks harekete geçiyor ve yüzleri kızarmadan şikayete devam edebiliyorlar...

Bu değişime , eksenin yeniden doğuya dönmesine direnenler ''Diren gezi''lerdeler... Hep oldukları yerde ''Durmak'' istiyorlar ve bu değişime ayak sürümek için hep birlikte yabancı mihraklarla, basınla kol kola ''Ulusalcı (!) '' bir şekilde aynı safta yer alıyorlar... ve kendi adıma söyleyeceğim gibi acıklı ve acınası bir tablo çiziyorlar...

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.