Milletvekili Canan KALSIN
Milletvekili Canan KALSIN
Libya Hatırlayan var mı?
5 Şubat 2013 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

 

Libya bütün devrimleri renklendirmek merakında olanlar için asıl sebep dökülen kanı , yaşanan bütün acılara örtülen tülden bir örtü gibi.. Tunus'tan ve Mısır'dan sonra 3. Adım Libya oldu. Daha önce Türki Cumhuriyetlerde daha sonra kuzeyimizdeki ülkelerde Ukrayna'da renklere bürünmüştü ve oranj rengiydi..şimdi ise Güneyimizde  renklere bürünüyor devrimler...Devrimlerin kalıcı olması ''Gerçekten halk hareketi olup - olmamasında yani  labratuar ortamında üretilip- üretilmediğinin  da dayanıyor. Küçük bir hatırlatma yaparsak Kısa sürede  Ukrayna'da turuncu rejimlerin ve aktörlerin el değiştirmesi ve laboratuarda üretilen devrimlerin kalıcı olmayacağı yönünde...Batı Ukrayna'ya umut vermiş ama daha sonra bu dev ülkenin AB ülkelerinin yanında yer alamayacağı ortaya çıkınca batı yanlısı yönetimler silinerek Rus yanlısı yönetimlere yer bırakmıştı...Keza ; Kırgızistan'daki renkli rejimlerden sonra stabilite çok zor sağlanmıştı…
 
Şimdi ise hafızalarımızın çok gerisinde kalan Libya'yı hatırlayan var mıdır merak ediyorum... Libya gündemimizden ne kadar çabuk düştü...
 
I. Dünya savaşı sırasında İtalyanların , II. Dünya savaşı sonrası ise Fransızların ve İngilizlerin bilek güreşine tanık olmuştu Libya...Kimin bileğini güçlü olursa olsun kaybeden Libya'lılar oluyordu hep.. Eli masaya değen , tuş olandı.
 
Yine Libya'da baskı rejimlerinin  şişerek patlaması ; Tunus'ta ve Mısır'da yıllarca diktatörler tarafından yönetilen rejimlerin yıkılabileceğini göstermiş, bir umut insanlar sokağa dökülmüş ,ayaklanmalar başlamıştı... 
 
Kabilelerden oluşan ve Kaddafi'nin ''cemahireyesi'' ile yönetilen Lİbya'da petrol vardı...Ve aslında devrimin rengi ‘’Siyahtı’’
 
Petrol vardı ve hergeçen gün iştahı daha çok artan , daha çok petrole , daha çok paraya daha çok tüketime aç güçleri beslemesi gerekiyordu.
 
Halkların birden bire gelişigüzel örgütlenmelerle ''sosyal medya üzerinden siber devrime uyandığı'' bu topraklarda bu bölgelerde % 80 enerjinin üretildiği , batının ise bu enerjinin % 80'nine ihtiyaç duyduğu siyaha bürünmüş örtüsü altında kopan savaşın , başka bir yüzle yeryüzüne çıkması idi sadece.
 
Batı gittikçe artan iştahı ile bu enerjiye olan ihtiyacı ile bu topraklarda yaşayanların demokrasiye , insan haklarına duyduğu susamışlık  diktatörlerin yaşam süresini belirlemekteydi.. Ve nedense bu diktatörlerin kullanım süresi son bulmuştu. 
 
Şirketleşen Ülkeler ; bu paylaşımdan pay kapma telaşındaydı... O sebeple Fransa BM kararını beklemeden Libya'yı ''gelişmiş ülkelerin tv ekranında '' bombalayıvermişti, sivillerde ölmüştü ama bunun hesabını soracak vakit yoktu çünkü petrol boldu...ve bölüşülmesi gerekiyordu.
 
Aynı Fransa Paris'in göbeğine Kaddafi'nin çadırını  kurmasını görmezden gelmişti, yine İngiltere Libya ile olan ''hassas ilişkilerinden '' dolayı Lockerbee iskoçya üzerinde Libya tarafından bomba bırakılan uçağın 1988 yılında düşmesinden yıllar sonra failleri 3 ay ömrü kaldığı gerekçesi ile ''iskoç hükümetinin tamamen bağımsız (!) kararıyla serbest bırakılmıştı ...
 
Suriye'de insanlar ölürken ve topraklar yine kırmızıya boyanırken ; Görmedim, Duymadım ve işitmedim '' üç maymununu oynatıyor ...ve insanın içi sıkılıyor.. Bu aymazlıktan bu çifte standarttan ...Bosna'da gördüğümüz bir acımasızlıkla herkesin gözü önünde bir kıyamet yaşanıyor.Türkiye'den başka bu duruma duyarlı olan da yok. Dünya Mali'de yaşananlara ne kadar sağırsa  o kadar sağır... sadece duyulan Fransa'nın bomba sesleri .... ve o seslerden sağır dünya duymuyor...
 
Ama hiçbir zulmün karşılıksız kalmayacağını bize vaad eden duyuyor...ve hiçbir zulum karşılıksız kalmıyor... 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Açık konuşmak gerekirse Malide Tuaregler Fransız menfaatlerine dokunulmayacak deseler anında özgürlük savaşçıları olurlar.Suriye olayında hatalı davranıyoruz.o kadar dürüst davranıyoruz ki bu dürüstlüğümüzden Türkiye olarak biz hariç her devlet faydalanıyor.Türkiye olarak insanlık ölüyor diye ses yükselteceğimize bir kere olsun Suriyede petrol bulduk diye sesimizi yükseltsek o anda Fransa ve ABD Anında özgürlük savaşçıları,demokrasi Abideleri/Abileri olarak Suriye halkının insanlık dışı muamele gördüğünü,Suriyede katliam yapıldığını El Cezire televizyonuyla anında veriverirler.Dünyayı hemen bu ülkeye demokrasi getirmeleri için davet ederler.Biz böyle yanlış yapıyoruz işte.Aslında geçte kalmış sayılmayız nasıl olsa sınır çizgisi denen bir şey kalmadı.Barzani tarafından Suriyeye uzatılacak adet petrol boru hattı herşeyi çözer.Libya ahhh...Arap ülkeleri içinde kazılan kuyuya düşen Libyaya çok üzülmüştüm.Sizinde bahsettiğiniz üzere Avrupada (fransa) televizyonları ve El Cezire televizyonunda libya da yangın olduğu ortalığın karıştığını,kan gövdeyi götürüyor yalanlarıyla dünyanın dikkatini buraya çekmeyi başaran Fransa ve ABD baktı gerçek medya Libyaya gidiyor gerçekleri yazacak medya libyada durumu görmeye gidiyor hemen gitti bombalayıverdi Libyayı.Aslında DİKDATÖR de de hata vardı.Savaş çanlarının çaldığı zaman bile halkına sıçan demesi bir takım ÖZGÜRLÜK savaşçılarını harekete geçirmek için yetmişti bile...