Milletvekili Canan KALSIN
Milletvekili Canan KALSIN
Siber Devrimin 2. yılında...
24 Aralık 2012 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Hepinize iyi günler ve iyi haftalar diliyorum...

Name Haber'de ilk yazım olacak... Bu anlamda da hayırlara vesile olmasını diliyorum.  Genellikle Dış Politika konularına değineceğim yazılarımda. Ama Dış Politikanın iç politikayı etkilediği günümüzde iç politikayı da kapsam dışında tutmak mümkün olmayacak görünüyor.

Son 2 yıla yakın zamandır  çevremizde, komşu ülkelerde hareketlenmeler, yeni yönetimler ortaya çıkıyor... yeni bir dünya düzeni kurulmasının, halkın yönetimlere aday olmasıyla ifade edeilen halk hareketlerine tanık olmaktayız... Alışılmış Diktatörlerle yönetilen, genelde eski sömürgeci devletin gönüllü yönetcileri tarafından yönetilen bu ülkelerde nasıl olduda Tunus'ta başlayan bir kvılcımla bu bölgelere de yayıldı... Halk hareketleri olduğu ifade edilen bu hareketlenmelerin asıl amacı , nihayi hedefi nedir? Kimlerce, hangi yöntemlerle yönlendirilmekte ve demokrasi iddiasında olan yeni yönetimlerce bu hareketler nasıl kalıcı olacak? ve yıllarca baskı gören, belli bir yönetici elitin elinde olan iktidar noktaları nasıl paylaştırılacak? Sorunların oldukça fazla olduğu bu bölgelerde , sorularında çokluğu kaçınılmaz...

Önce kısa bir hatırlatma ile bu sorulara ülke ülke cevap vermeye, kendimizce analiz etmeye çalışalım...

Tunus'ta üniversite mezunu işsiz bir gencin kendini yakması ile başlayan, halk hareketine dönüşen mevcut diktatör Zeynel Abidin Bin Ali'nin ve ailesinin ülkeyi terk etmesi ile gelişen olaylar diğer mevcut diktatör rejimleri de tehdit etmiş ve dinamo taşı etkisi yaratmıştır.

24 yıl Tunus'ta tek hakim olarak, eski bir asker olan Bin Ali'nin yönetimden bu kadar kolay vazgeçmesinin arkasında Tunus ordusunun ayaklanan halka karşı güç kullanmamasıdır. Uzun süredir Bin Ali  ve Ordu arasında gizli çekişmelerin su yüzüne çıkması olarak tanımlanacak bu durumda Batı yanlısı ve laik bir çizgi izleyen ( Bizim üklemizle benzer bir yönetim tarzı ) Bin Ali'nin göbek bağıyla bağlı olduğu batının özellikle Fransa'nın bu kadar hızlı kesmesi , ülkesini terke eden diktatörü Paris yerine uçağını Suudi Arabistan'a yönlendirmesi şaşırtcı olmuştur. Ordu burada 'Siyasete karışma eğilimiyle' belirleyici güç olmuştur.

Sonuç olarak; bu kadar geniş halk kitlelerinin özellikle gençlerin internet üzerinden bir karşı devrim gerçekleştirilmesi, wikiliaks belgelerinde ortaya çıkan Bin Ali ve ailesinin 5 Milyar dolarlık servetleri ile ilgili belgeleri yayımlaması bu devrimi ''Siber bir devrim'' haline getirmiştir.

İnternet üzerinden sürdürülen bu siber savaş üzerinde durulması ve 21 yy savaşlarının ne yönde olabileceğinin işaretlerini vermiştir ki bizde de son dönemde bu konuda devletimizin resmi örgütlerince bir çalışma yapması olumlu bir gelişme olarak altı çizilmelidir.

Halkıyla artan Turizm gelirlerini ve Tunus'un zenginliğini paylaşmayan, üniversiteli gençlerinin AB artan işsizlik ve yabancı karşıtlığı sebebiyle  batıda iş bulamaması ile tırmanan gerilimin olayın gelir dağılımındaki adaletsizlik, belli bir yöenetici elitin asker ve bürokrasinin üst gelir seviyesine sahip olması yönüyle patlayan ''Ekomomik '' yönü olduğu da ortadadır.

Bir tarafta mevcut yönetimlere olan hosşnutsuzluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik, aratan genç nufusa iş bulunamaması gibi etkenlerle, demokrasi aygıtlarının gelişmediği ülkelerde yönetimlerin el değiştirmesinin darbelerle olduğunu belirtmeliyim.

İster adı askeri darbe olsun ister halk hareketi olsun, mevcut yapının değişmesi seçimlerle olamayacağı için tek yöntem ortada darbe olarak kalmaktadır.

Bir tarafta artan halk talepleri , gelirden pay alma istekleri, bir tarafta demokrasi için gerekli sistemlerin gelimediği emir - komuta sistemleri ile gelişen bir yapının demokrasiye geçisi sancıldır ve 17 aralık 2010'da başlayan Newsweek'te batı için Berlin duvarının yıkılması neyse Tunus'ta başlayan ayaklanmalar aynıdır benzetmesini ile  halk hareketinin demokrasi yolu sancılı, kanlı ve çetin olmaktadır. Tam iki yılda ; bölge ülkelerde aynı yöntemlerle , aynı tarz yöneticilere karşı düzenlenen karşı devrimlerde ortaya çıkan orta noktalar ; Kendi içerisinde seçtiği yöneticilerin genelde asker kökenli olması ve eski sistemlerin ardılları olmasıdır. insanlar ertesi sabah demokratik bir rejime uyanamıyorlar, demokratik hakların kazanılması ilgili enstitülerin kurulması zaman alacak...

Halkın sabırsız, sistemin yetersiz, yönetimde boşlukların olduğu ülkelerde ''Gerçek Demokrasi'' kolay olmayacak. Bizim kendimize ve bölge haklarının selameti için soracağımız soru şu olmalıdır ; Bu değişimle yeni dünya düzenin etkisinin ne olabileceğidir...

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
şükrü altay 27 Aralık 2012
tunustaki siber ayaklanmayı sadece global güçlerin bir oyunu olarak gördüğümü belirtmek isterim. Türkiyede tedavi gören tunuslu muhalif bir askerin ali iyiydi, ama karısı ve onun akrabaları bizi çok sömürdüler, her türlü eziyeti etti karısının akrabaları, elimizdeki parayı bile alıyorlardı dediğine bizzat şahit oldum.üniversite mezunu olup işportacılık yapması kendısını yakmasına sebep değildi.belliki bir takım güçler tarafından kullanılmıştı.kullanıldı ve bitti.ismi cismi adı soyadı dahi anılmıyor.
Mesut Uğur 24 Aralık 2012
Tunus ta başlayan halk ayaklanmasına benzer olaylar ülkemizde de olabilir, çünkü her insanı üniversite kapılarına yığan, üniversiteye gidenlere nitelikli meslek kazandıramayan bir ülke Türkiye. Milyona yakın üniversite mezunu iş bulamıyor. Neden? aldıkları eğitimin ya kalitesizliğinden yada ihtiyaç duyulan meslekler dışında eğitim almalarından. Ayrıca ücret dengesizlikleri de var. Tüm bunlar sosyal olayların çıkmasını tetikleyebilir. Unutmayalım Tunus'ta üniversite mezunu bir genç iş bulamadığı için işportacılık yapıyordu, zabıta arabasına el koyunca o da kendisini yaktı ve olaylar patlak verdi. Sosyal patlamanın nedeni demokrasiden çok aş ve iş idi...