Metin KÜLÜNK
Metin KÜLÜNK
Dünya Yol Ayrımında
17 Mayıs 2017 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Tayyip Erdoğan’ın, Trump ile yapacağı görüşme sadece Türkiye ve Amerika için değil bölge ve dünya için de büyük bir önem taşıyor.
 
Bu görüşmede bir tercih yapılacak. Bir tarafta insanlığın kadim ve derin tarihi ile diplomasi var diğer tarafta ise Jeopolitik.
 
Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalarla gelecek için insanlığın kadim ve derin tarihi ile diplomasiyi tercih ettiğini ortaya koyuyor. Peki Trump neyi tercih edecek?
 
Jeopolitik İnsanlık İçin Felakettir!
 
Dünya yeni bir dönüşüm öncesi büyük bir kargaşa yaşarken jeopolitik, politik analizlere yeniden kılavuzluk yapıyor. Jeopolitiğin, varlığından mutluluk duyduğu bir süreç yaşanıyor.
 
Coğrafyanın siyasal yorumu temelinde 19. Yüzyıl’ın son çeyreğinde bir disiplin olarak şekillenen jeopolitik, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına kadar itibarının yüksek olduğu uzun bir döneme damga vurdu.
 
“Şeytani disiplin”, “emperyalizmin meşruiyet aracı” olarak suçlanan jeopolitik, Soğuk Savaş döneminde itibar kaybetti.
 
Soğuk Savaş sonrası dönemde, bazı kavramları ve sloganları hatırlayalım: “Tarihin Sonu”, “Sınırların Olmadığı Dünya” dikkate değer olanlarıdır. Bu kavramlar bir süre zihinleri meşgul etmiş olmakla birlikte emperyal hesaplaşmalar tekrar gündemde yerini aldı.
 
Emperyal güç arayışı, sınır içinde sınır yaratma mücadelesi, enerji kaynaklarının kontrolüne dayalı yeni bir çalkantılı döneme şahit oluyoruz. Jeopolitik, işte bu nedenler yüzünden yeniden kılavuz kabul ediliyor.
 
Tarihsel süreçten bakıldığında, jeopolitiğin itibar gördüğü her dönem insanlığa kan ve gözyaşı getirmiştir…
 
En kanlı mücadele ve hesaplaşma Ortadoğu coğrafyasında yaşanıyor. Buradaki hesaplaşma Kafkasya ve Orta Asya çizgisinde yoluna devam edecek gibi görünüyor...
 
21’nci Yüzyılı insanlığın refah ve barış yüzyılı yapmak yerine jeopolitik teoriler eşliğinde kan ve göz yaşının peşinde koşmak kimseye fayda sağlamaz. İnsanlığın kadim ve derin tarihinden beslenmek yerine emperyalizmin kılavuzu jeopolitik teorileri tercih etmek bizatihi insanlığa ve medeniyete ihanettir.
 
Son yıllarda dünyada yaşanan olaylar bir medeniyet bunalımının yaşandığını çok açık olarak ortaya koyuyor.
 
Dünya toplumları huzursuz. Barışa, refaha, iş birliğine, acıları dindirmeye her zamankinden daha fazla önem verilmelidir.
 
Diplomasi bu çabalarda çok önemli bir rol oynamalıdır. Diplomasi artık tüm insanlığın mutluluğunu düşünerek hareket etmeli. Diplomasi jeopolitiğe kurban edilmemelidir.
 
Daha fazla vakit kaybetmeden insanlığın kadim ve derin tarihine önem verilmelidir…
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.