Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Uyanma
26 Haziran 2020 Cuma / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
Kendini bilme ile gelen uyanma, İnsanlar uykudadır; ancak ölünce uyanacaktır, siz ölmeden ölünüz hakikatinin deneyim sahasıdır. Uyanmak için önce uykuda olduğunuzu fark etmelisiniz. Dikkat ederseniz hep bir uyarıcı unsurla uyanırız. Bu ya bir rüya olur, ya da dışarıdan gelen bir ses olur.
 
Uyanma, yaşamın bir rüya olmadığının gerçekliğine uyanmaktır. Uyanma, kendini bilmekle gelen kendi gerçekliğine uyanmaktır. Rüya görüldüğünde rüyanın içinde olanla rüyayı gören aynı kişidir. Kendi yaşamınızda da kendinizi her an olan ve olanı izleyen olarak ayırmanız, sizi kendi varoluşsal hakikatinize her an biraz daha yaklaştıracaktır.  
 
Kendini bilmek, şimdilik bir tohum olduğunun farkında olarak ancak anlayışla meyve vereceğini ve bu meyve içindeki çekirdekle nice nice âlemlerin sizin özünüz aracılığıyla var kılınacağını bilmektir. Sendeki saklı hazineye ulaşmaktır. Başlangıcı ve sonu olmayan bu hazine dokunulmamış olarak şimdi de, Be’nin (ب) altındaki noktada durmaktadır.
 
Doğmamış ve doğrulmamış olan Teklik bilincine erişmektir. Tüm varlıktaki dualite, ikilik, tek olanı işaret eder. Kendini bilmek denilen mana, tüm oluşla bağlantını keşfetmektir. Ancak bu keşif sizi Bir olanın anlayışına getirecektir. İlim ilim bilmektir; ilim kendin bilmektir; sen kendini bilmez isen bu nice okumaktır der Yunus Emre.
 
İlim, âlem kavramıyla ilişkilidir. Âlemler, prizmadan yansıyan teklik güneşinin renkleridir. Güneşten çıkan prizmanın aracılığıyla güneşin renge dönüşmesi, rengi dahi hakikatte güneşten ayırmaz. Tek varlığın, varoluş mertebelerindeki zahiren farklı gibi olan görünümleri onları özden hiçbir zaman ayırmaz. Güneşi, prizmayı ve rengi ayrı gören, bütünü kuşatamayan ve kayıtların dışına sıçrayamayan zihindir. Hatta bu durum, varlığın gerekliliğidir, ancak Hâkk bundan razı değildir. Beden dahi, kendi bütünlüğünden koptuğu yerde hastalık olarak alarm verir. Şu anda yaşadığımız âlem olan dünyadaki birçok sorunun kaynağı da budur. 
 
Yolun sonu yoktur, varılacak bir hedef de yoktur. Hayat sonsuz akışında sonsuzdan gelip sonsuza gider, bir yerde kıyamet kopar, diğer yerde yeni hayatlar doğar. Ancak yolcunun hayata bakış açısıyla, yolculuğun güzel mi yoksa azaplı mı süreceğinin belirlenmesi yolcunun uyanmasına bağlıdır. 
 
Uyku, rüyada olan için konforlu gibi görünse de gerçekliğe uyanma bilincinde olan kişi için azaptır. Rabbimizin sıfatları olmasaydı, elbette bizde var edilmiş olmazdık. 
 
Sen ahkâm ve işler aracılığıyla Hakkın gıdasısın ve o da sana bahşettiği varlık yönünden senin gıdan olur. Bu takdirde sende meydana gelen şey aslında Hakta zuhur etmiş olur. Buna göre emir (iş, vakıa), Haktan sana ve senden Hakkadır. 
 İbn-i Arabî
 
Bu iç içe geçmişlik hakikatinde, kendi yaşamınız aynı zamanda ayrıştırıcı olandır; dolayısıyla yol sizsinizdir.
 
Kendinizden yine kendinize, oradan Hakka yol bulma ilmi, kendini bilmek ilmidir. İnsan varlığı bir kez bu noktaya dokunduğunda artık o aynı insan olmayacaktır. Özün, Hâk ve hakikat olduğuna uyanıp bu varlık evinin efendisi (halifesi) olması, kendini bilmenin öz doğasıdır.
 
Yaratılmış bu kadar tür içinde insan kadar özel ve bir o kadar da garip başka bir varlık yoktur. Her şeyi incelemeyi, araştırmayı düşünmüş fakat düşünenin kim veya ne olduğunun farkına varamamıştır. Eve dönmek için filmi izlemeye koyulmuş, fakat onun bir film, kendisin ise dönmesi gereken kişi olduğunu çoktan unutmuştur. 
 
Kendini bilmek; dışarıyı yansıtan projektörü içeri çevirmek ve böylece kendisi de dâhil tüm âlemleri kuşatanı keşfetmektir Bu keşif yok ise, cennetiniz cehenneme; var ise cehenneminiz cennete dönüşür. Eğer kendinizi bir bilen, yani tanık konumunda deneyimlerseniz, ben zannettiğiniz benliğiniz kaybolur ve bir anda evrenin ta kendisi olduğunu görürdünüz. Evrenin sizi gördüğü göz ile sizin evreni gördüğünüz gözün bir ve aynı olduğunu fark etmek, ilahî bilincin uyanmasıdır. Uyanmak, aklın tüm içeriklerini aşmak ve bilineni değil bileni bilebilmektir. Uyku dışsal, uyanmak ise içsel bir durumdur ve uykudaki insan dışta yaşar. 
 
Kendini bilmede nihai varılacak nokta, bilenin ne olduğuna uyanmak, bilene demirlenmek, bilen aracılığıyla bilinenlere bakıp bunların birliğinin doğurduğu teslimiyet ile yaşamak ve hizmet etmektir. Mutluluk buradan doğar veya mutluluk budur.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.