Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Eterik Beden - Misal Alemi Merkür Menzili
16 Kasım 2019 Cumartesi / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
ETERİK BEDEN, Mısır dilinde Ank (hayat kuvveti- enerji beden), tasavvufta nefs-i levvame olarak anılır. Metali civa, gezegeni Merkür'dür. Enerji bedenimizdir. Ölümden sonra 7 ile 21 gün, bu boyutta kalınır.
 
  Bu beden ile boyutlar arasın yolculuk yapılabilir. Ancak bu sadece, maddi dünyadaki boyutlara seyahat olur. Sufiler bu bedeni daha da aktive etmek için sesleri, kokuları, telkinleri, zikirleri kullanmışlardır. Ses, koku ve renkler; bilgi paketcikleridir. Taşlar içindeki hücre matriksleri gibidirler. Ve eterik beden bu yapılardaki titreşimlerle anında rezone olur, uyumu yakar.
 
  Bu beden, fizik beden ile astral beden arasındaki koordinasyonu sağlar. Nasıl ki fizik beden, toprak-tabiat ile bağımızı kuruyorsa; eterik beden de üst bilinçdeki alemlerle bilgi alışverişini yorumlar ve bağ kurar. Bu bedenin özelliği, oraya ne ekerseniz onu biçeceğinizdir. Burası bizim bilinç altımızdır.
 
  Hipnoz durumunda bu beden aktiftir. Ve bu bedeni diğer bedenlerden ayıran en temel nitelik, nötr olmasıdır. Hipnozu yapan kişi ne derse, bu beden aynen gerçekmiş gibi işletime sokar. Çok hızlı bir şekilde uygular.
 
  Hipnozda elinize buz parçası koyulsa ve onun aslında kömür olduğu söylense; anında eliniz yanabilir. Bu, eterik bedene verilen telkinle ilgilidir. Bilginin beden düzeyinde dile gelişine, bu beden aracılık eder.
  Muhyddin Arabi Hazretleri bu menzile "remizler menzili" der.
 
  Sesin majik etkisi ve belli desibelin üstüne çıktığında bilinç dışı deneyim yaşatması ile ilgili deneyleri, Budist rahipler çok kere uygulamışlardır. Eterik bedeni bilinçli olarak kullanabilen bir rahip, çıkardığı ses ile bir kuşun kalbini durdarabilir. Ardından çıkardığı ikinci sesle de kalbini tekrar atar duruma getirebilir. Bunu nasıl yaptığı sorulduğunda ise "Önemli olan ses değil, sesi çıkardığında senin (zihin) orada olmandır." der.
 
  Eterik bilincimiz, şu anda bilinçaltındaki dosyaların ağırlığından, geçmiş ve gelecek kaygılarından sıyrılabilse ve saf kendi kudretini serimleyebilse; insan kendisinde acayip, hayret verici haller deneyimleyebilir.
 
  Lucid rüya gibi rüyalarda da bilinçli halin yakalanması; be beden, bu bilinç düzeyinde olur. Daha çok bilgi alışverişi ile alakalıdır.
 
  Eterik bedene hangi bilgi ekilmişse, bedende veya yaşamda o bilginin etkileri görünür. Mesela tıp öğrencilerinin ilk dönemler derslerinde anlatılan hastalıklara yakalanmalarının sebebi; daha çok eterik bedenin, telkine açık yapısından kaynaklanr.
 
  Bu bedenin esnekliği, inanılmazdır. Tasavvufta beden-i misal (cesed-i misal) olarak geçen bu beden ile, astral çıkışlar yapılabilir. Semavi alemlerle irtibat, be beden vesilesi ile olur.
 
           "Elbette cesed-i misali (eterik beden) giyen ervah (ruhlar) gibi; hafif ve latif bir kısım sekene-i
           arz (arzın sakinleri) ve hava, semaya (göklere) gidebilir. Beden-i misal (eterik beden), fizik beden
           için bilinçsizdir. Yani onun işlerine anlam veremez."   15. söz
 
  Kişi kabirde, yani ölüm olayından sonra bilinç bedenle tam olarak irtibatını kopardıktan sonra, bu eterik bedenle bilinç düzeyine geçer. Daha öncesinde bedende olan çürümeler, kurtlanmalar vs. onu etkilerken; artık beden tamamen yok olmuş ve bilinç ondan ümidini kesmiştir.
 
  Çünkü bilincin tutunduğu bu dal, tam anlamı ile kopmuştur. Yani beden şimdi gerçekten yoktur. Olüm, katmanlarını kişiden soyutlanmasıdır. Soğanıjn kabuğunu soymak gibidir. Ve ancak bu metafizik soyutlama ile kişi özüne ulaşabilir, üst menzillere çıkabilir.
 
  Evet, beden ve bilinç; tam anlamı ile kopmuştur. Fakat bilinç kendi varlığını devam ettirmek için bu defa düşünceler dünyası olan bu eterik bedene tutunur. Ve düşünceleri ile, yaptıkları ile sorgulanmaya ve yüzleşmeye başlar.
 
  Eğer iyi işler yapmışsa iyi bir hal ile karşılaşır, kötü şeyler yapmışsa da kötü bir hal ile! Kişi bu bedeni aşmak için düşüncelerini dünyada iken kontrol etmeyi öğrenmiş olmalıdır. Bu birinci aşamadır. Kontrolden daha önemlisi, izlemeyi öğrenmelidir! izlemek yani tanık olmak; "özdeşleşmemek"tir.
 
  Düşünceler, Güneş'in ışıklarını engelleyen bulutlar gibidir. Meditasyonon ilk aşaması, bedeni izlemektir. Bilinç; izlediği, yani kuşattığı alanı kendi yokluğu içinde eritir. Bedeni izlersen, yani özdeşleşmezsen; beden yok olur. Yok olması, çözülmesi; kendi doğasına gelmesidir. Düşünceleri izlersen (tanık müşahede) düşünceler yok olur. O zaman kişi, astral plana çıkış için yol bulabilir. Ayrıca kabirdeki sorgu meleklerinin sorduğu soruların da bu bedenlerle çok yakın bir sembolik ilgileri vardır...
 
  Fizik bedenin DNA düzeyindeki değişimleri, buradaki bilgiler vesilesi ile olur.
 
  Semavi alemlerle fizik beden arasındaki geçiş kapısı burası olduğu için; semavi alemden gelen bilgi, değişim ve dönüşüm tohumları, buraya ekilir. O yüzden cesed-i misal, çok yönlü alıcılığa sahiptir.
 
  Dünyanın da kendisine ait eterik bedeni vardır ve yüce alemlerden Dünyanın bu eterik yapsına 21 günlük 3 aylık veya 1 yıllık paket programlar bırakılır. Bu programların yapısı ve niteliği, kolektif bilincin iradesi ve istenci ile çok alakalıdır.
 
          "Siz nasıl olursanız, yöneticileriniz de öyle olur"
                            Hadis-i Şerif
 
  Bireysel eterik bedene ekilen tohumları da kişinin iradesi ve yaptığı işler belirler.
 
          "Hiçbir şey yoktur ki, kendi ellerinizle işlediklerinizden dolayı başınıza
          geliyor olmasın! Buna rağmen Allah size kolaylıklar diler.   Şura suresi 30
 
  Burası belki de bedenler içinde en tehlikeli noktadır. Nefs-i levvamede kişi sürekli kendisini inceler, yargılar, irdeler ve bu bazen öyle seviyeye gidebilir ki; kişi, hastalık hastası diyebileceğimiz güvensiz, sorumluluklardan kaçan, kendisini ve başkasını affedemeyen, gerçekleri saptıran ve duygusal anlamda sığ bir yapıya bürünebilir.
 
  Kişi ancak İnsan-ı Kamil'in nefesi, Fatıma'nın eli ile buralardan çıkabilir. Aksi takdirde bu yapıya tutunur ve ceheneme yaslananlardan olur.
 
  Eterik beden ile astral bedenin çalışma sistemleri farklı olduğu için; birbirlerine bilinç dışıdırlar. Zaten bilinç, bilinen demektir. Bilinçaltı ise bilinmeyen...
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.