Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Nefes Nedir?
8 Temmuz 2017 Cumartesi / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
Nefes nedir? diye sorarsanız deriz ki :
 
“Nefes, Hakikat Sultanının, yüceliğinden dolayı, kötülükleri söndürmek için kalpteki ateşlere hakim kıldığı bir nurdur.” (M. İbni Arabi)
 
Beden mabedinin kandili kalptir. Kalp, akılda kayıtlı olan bilgileri, bilgeliğe dönüştüren bir nurdur. Rahmani nefes, kandilin nurunu her daim tazeler, canlı tutar. Nur suresi 35.Ayette belirtildiği üzere ışığı doğuya batıya ait olmayan kandilin yağı, nefes aracılığıyla tutuşur ve parıldar. Bu, nur üstüne nurdur. Her nefesle tazelenip güçlenen ve aydınlığıyla tüm gölgeleri yutan bu nur, “Alllah`tan gayri her şey fanidir. (Kasas, 88) ayetinin tecelli mahallidir. Varlığın gölgesi kalktıktan sonra, Şuur saraya teşrif eder ve “ Doğu da Allah`ındır, Batı da. Her nereye dönerseniz, Allah`ın yüzü ordadır. (Bakara,115) ayeti aşikar olur.
 
“Kainat, Rahman`ın nefesidir.” (Hadis-i Şerif) Sultan, Rahmani nefesle kurduğu sarayına gönülleri her daim davet eder. Canlara Rahmani nefesi üfler: Adem`e ruhumdan üfledim.” (Secde,9) Bizler de üflenen bu nefesle salat, selam ve tekbirler getirir. Hakk`ın bu davetine dualarla icabet ederiz. Rahman`dan sana üflenen bu nefesi, hayatında aldığın en zarif ve latif hediyeyi alıyormuş gibi kabul et. Alınan ve verilen nefes, sadece bedenini canlı tutmak için değil, Hakk şuuru kendi zatında deneyimlemek, bilincinde inşa etmek için verilmiştir.
 
Nefes alış verişte belli durak noktaları ve dönemeçler vardır. Bunlar, Hakk şuura, miraca çıkaran, yol bulduran harita gibidir. Ve Hay`dan gelip Hu`ya giden bu kutsal yolu (tariki) açık bir şuurla ve sabırla takip eder. Sultanın sana özel olarak uzattığı nefes ipine sıkıca tutunur ve menzillerin cazibesine kapılmadan, büyük bir azim ve sabır ile bu ipi bırakmaz ve beden, düşünce, duygu ve akıl menzillerini aşarsan, sarayın en kıymetli hazineleri ile karşılarsın.
 
Böylelikle bismillah içinde bismillahı keşfeder, tohumdaki ağaç, ağaçtaki tohum bilincine şahit olursun. Bilincin bilinçle buluşması, bu takipteki iradeye ve açık şuura bağlıdır. İşte Mümin, Mümine tam da bu menzilde ayine olur. Birinci Mümin Allah, ikinci Mümin ise kuldur.
 
Nefesin özü kemali olan Rahmani nefes, Uzak Doğuda prana, ruh olarak tanımlanır. Nefesin kemali ruh, ruhun kemali ise şuurdur. Muhammedi şuur, Rahmani nefes ile alemlere rahmet olmuştur. Her can alıp verdiği nefesi bu Hak şuura borçludur.
 
O zaman nefes, ruhu, ruh ise Hak şuuru bünyesinde gizleyen bir tohum gibidir. Kim Ruhu`l Kudüs (kutsal nefes) ile tanışırsa kendini bilir ve sarayın Sultanının biriciği, sevgilisi olur. O sanat o kadar cömerttir ki bölünmeden, parçalanmadan sana zatının sırrını verir. “Göklere ve yere sığmadım, mümin kulumun kalbine sığdım.” (Kuds-i Hadis) 0 sevgidir, güzelliktir ve güzeli sever. İşlerin güzel yapılmasını ister.
 
Zikir, sadece belli kelime tekrarlar  ile sınırlı bir kavram değildir. Bir şeyi anmak, hatırlamak anlamında olup, unutulan bir şeyi hatırlama ya da hatırda olanı koruma anlamına gelir.
 
“Yedi kat gök, yer ve bunların içinde bulunanlar, O`nu teşbih eder. O`nu övgü ile teşbih etmeyen hiçbir şey yoktur, ama siz onların teşbihlerini bilmezsiniz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayandır." (İsra,44)
 
Tesbih “suda hızla yüzüp mesafe almak” manasın sebh kökünden türemiştir. Sübbuh, Sübhanallah Cenab-ı Hakk`ı her türlü noksanlıktan tenzih etmeyi ifade eder.
 
Ayet-i Kerimeye göre varoluştaki her şey, daimi zikir halindedir. Göklerde ve yerde bulunan canlı - cansız her şey, suda kendiliğinden hızla yüzer gibi, varoluşun yasasına uygun olarak görevini icra etmekte ve İlahi senfoniyle uyum içinde titreşmektedir.
 
Dilin zikri kelimelerin tekrarı, aklın zikri tefekkür, kalbin zikri mutmainiyet, bedenin zikri hareket, duyguların zikri uyum ve sosyal zikir ise sevgi ilkesiyle fıtratına uygun faaliyet içinde olmandır.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
abdullah bircan 10 Temmuz 2017
Kubilay Aktaş'tan her zamanki gibi harika yazılar..Bir gün bu yazıların herkese ulaşabilmesi dileği ile..Sevgi ile kalın,sizleri takipteyiz.:)