Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
İnsan yediklerine baksın (Abese 24)
16 Haziran 2017 Cuma / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
Ne yersen o olursun demişler. Her yediğinin bilinci, bilgisi seni arar. Bedenin, dolayısı ile düşüncelerin ve bilincin bu ağ ile örülür. İçeri girenler, dışarı çıkanların işaretidir.
 
“Er Rezzak” sıfatı sadece yediklerimizin değil, tüm ihtiyaçların, rızıkların, nimetlerin karşılanmasıdır. İsa (a.s), “ Haramı veya helali belirleyen şey ne yediğin değil, hangi bilinçle yediğindir” der. Ayrıca yerken sana Allah`ı hatırlatan şeyin helal, Allah`ı hatırlatmayan şeyinde haram olduğunu söyler büyükler.
 
Her iki stratejide de ortak payda, “yerken ki bilincimizdir.” Bedeni dinlemek ve gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu anlamak. Zihin alışkanlıkları olan güdülerle değil, bedenin bilinci ile yemeğe uyumlanmak. Çünkü biraz sora o sen olacak, sen de o! Aranızda derin ve geri dönüşümü olmayan bir bağ kurulacak.
 
Yemekle kurulan iki çeşit ilişki vardır. İlki gerçekten ihtiyaç duyduğumuz yiyecekler, diğeri ise önümüze sunulmuş ancak ihtiyacımız olmayan yiyeceklerdir. Biz bedeni dinlemeden yiyoruz. Sonra o alınan da zehir oluyor. Yemeğe başlarken “Bismillah” demek; o yemeğin seninle olan bağına yol bulmak, onu bilmek demektir. Onun nereden gelip neyi doğuracağını bilmeyen, hayvan imiş. Bitkiler konusunda derin deneyime sahip olanlara, bir süre sonra şifalı bitkiler, taşlar ve benzeri varlıklar konuşur. “Ben şu hastalığa iyi gelirim” diye hal diliyle ile o bitki kendisini ifade eder. Yemek yemeye başlamadan önce gözlerinizi kapatın ve gerçekten bedeninize sorun.
 
Ey bedenim, bugün neye ihtiyacın var, ne yemek istersin? deyin. Sana cevabı verecektir. Bunu hissedin. Hiçbir yiyecek görmediniz ve aklınızda bir şey yok. Neyin özlemini çekiyor olduğunu, neye ihtiyacı olduğunu ona sorun. Ve sadece yemek konusunda değil, diğer konularda da onunla iletişim halinde olun. Allah`ın mabedi olan insan bedenine güvenin.
 
Zira onda tüm varoluşun gizemi, hakikati saklıdır. Hazır paketlenmiş yiyeceklerden de kesinlikle uzak durun! Onlar zihninize, nefsinize hitap ediyor ve bu adresleri kuvvetlendiriyor.  Demek istediğim, bu seçimde bedeninizle iş birliği içinde olun; onu dinleyin. "Tamam" dediğinde yemeğe devam etmeyin. Bu bilgi bedende bir yerlerde gizli ve sizin ilginizi bekliyor.
 
Bedenindeki gizli bilgiler erişmek için: gece 21`den sonra yemek yemeyin, kan gurubunuza göre beslenin; yediklerinize önem verin. Taze sıkılmış meyve, üzüm, havuç, elma, patates bunların suyunu için ve kendisini yiyin. Ekmek o kadar önemli ki! Beyaz ekmeği hayatınızdan tamamı ile çıkarın. Tam organik buğday ekmeği tüketin. Bitki çayları kullanın. Evinizi muntazaman adaçayı, üzerlik, tarçın, karanfil, kişniş gibi otlara tütsüleyin. Ayda bir evinizi “ev yapımı sirke” ile silin. Son bir yıldır giymediğiniz kıyafetleri dolabınızdan çıkarın. Az ama kaliteli kıyafetler giyin. Asitli içeceklerden uzak durun. Sağlıklı beden, basit şekilde neye ihtiyacı varsa ona çekilir ve ihtiyacı da odur. O asla kendi doğası haricinde bir şeyi arzulamaz. Tek şartla ki, doğası sağlam olsun. İnsan bu noktada tatmin olur ve tatmin olursa da asla fazlasını yemez.
 
Mesala yemekten önce kokla, gayet sakin ol. Kimse onu senin önünden almayacak, merak etme. Acele ile yemeyin, bu tam bir hissediş olsun. Koklayın, dokunun, sonra ufak ufak yiyin, tadını duyumsayın; siz de açtığı duyguları izleyin.
 
Hatta kapalı gözlerle dokunun, her boyutu ile ona bakın, onunla konuşun. Aranızda tam bir aşk oluşsun. Bu, “Bismillah” demektir işte. Besmelenin hakikatini yaşamaktır. Öyle sadece kelam ile değil, tüm esmaların ile “Bismillahirrahmanirrahim” demelisin ki, “Elhamdülillah, çok şükür” idraki açığa çıkabilsin!
 
O zaman o yenilenler yenilen olmaktan çıkar; seni yeniliyen bir nimet olur. O nimet size mutlu iş gördürür. Bu uygulama ile gelen anlayış yemekten daha doyurucudur.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.