Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Kadim bilgelikte Oruç
1 Haziran 2017 Perşembe / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar

“ Ye, iç gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen, ben Rahman olan Allah`a bir oruç (susmak) adadım. Onun için bugün hiç konuşmayacağım.” ( Meryem - 24 )

İslamiyet ve diğer Hak dinlerde insandan yapılaması istenilen her bir eylemin bizzat onun kendi faydalılığına olduğunu görürsünüz. İbadet, yaşamın içindeki tüm mekanikliğe içsel bir dur! İhtarı gibidir. Durduğunuz yer aynı noktada anlayışınızın da genişlediği, parça olan kendi iradeniz ile bütünü (O`nu) idrak ettiğiniz yerdir.

Yaşam başlangıç anından itibaren, insanın kendi hakikatine, kim olduğuna, varoluş amacının ne olduğuna uyanması üzerine bir sürecin adı olsa da uyku (gaflet) çok kolaydır. Kendinizi unuttuğunuz yer sizin gafletinizdir; çünkü her şey şimdide ve sizin için bütün ihtişamı ile buradadır, ama siz farkında değilsinizdir. İbadet, kendini hatırlatma yoludur. Labirentten o süreliğine bile olsa çıkış kapısını görme, bilincinize kasıtlı ve iradi sıçrama yaşatma eylemidir. Ve yaşamın içinde bulduğunuz çıkıştan keyif alma ve sıçrama ile yakaladığınız vecd (aşkınlık) halidir ki ibadetin devamiyeti bu hissediş ile birlikte gelir.

“ Bizim uğrumuzda mücahede edeni, yollarımızda ilerletip gerçeğe erdiririz. Kendini arıtan kişi mutlaka umduğuna ermiş, kurtuluşa ve mutluluğa kavuşmuştur.” ( İlahi İhsan )

“ Gökte olduğu gibi, yeryüzünde senin iraden olsun.

 Bugün  gündelik ekmeğimizi bize ver.

Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi sen de bizi bağışla.” ( Matta 11: 2- 4 )

İncil de geçen bu dua “gündelik ekmeğimizi bize ver” aranılan ve varılmak istenilen bir anlayışında ifadesidir. Yeme, içme ve sair diğer şeylerden uzak durma ibadeti olan oruç da insanın feragat ettiği şeylerle birlikte, yeniye yer açma, yeni bir anlayışa erişme ibadetidir. “Yeni şarabı eski testiye koymazlar” der Hz İsa. Testi insanın bedenini, oruç ise arınmayı ve yenilenmeyi sembolize eder. Kadim bilgeliğin bütün ekollerinde karşılaştığımız “simya, dönüşüm” çalışmaları oruç ibadetinde de eskiyi (geçmişi ) bırakma yeniye yani bir noktada “şimdiye” yer açma eylemidir.

İslam tasavvufu ve diğer kadim din ve kültürlerde “oruç” ibadeti önemli bir yer tutmuştur. Bazı kaynaklarda Buda`nın “Nirvana`nın yolu oruçtan geçer” dediği nakledilmektedir. Tevrat da Hz. Musa`nın 40 gün oruç tutarak Rabbi ile kelam ettiği, İncil de Hz. İsa`nın 40 gün oruç tuttuğu ve çölde şeytanlarla hesaplaştığı anlatılmaktadır.

Bütün din ve kültürlerde kıssalar ve semboller ile ifade edilen bırakma, terk eylemindeki nihai amaç, insanın deneyimlemesi murat edilen hiçlik, yokluk, fakr bilincidir. “ Bize yakın olan oruç; kendisinde bizden başkasının bulunmadığı ve oruçlunun da ondan kaybolduğu (uzak olduğu) oruçtur.” (İlahi İhsan) Hz. Geylani`nin ilahi ihsanındaki manada burayı işaret etmektedir ki kalbin, aklın, vicdanın ve sair tüm latifelerin tatmin olacağı yer burasıdır.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.