Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Varoluşun Formları
25 Nisan 2017 Salı / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
Varoluşun temel üç formu vardır; kıyam, rükû, secde. Bütün asanalar ( duruşlar ) bu üç temel formdan türemişlerdir. Namaz bir çekirdekse, tüm asanalarda namazın şerhidir.
 
Hayvanlar yatay mirâçta, insan ise daha çok kıyamda durduğundan dikey mîraçtadır. Bu anlamı ile hayvanlar doğayı (toprak) insan ise bilinci, irâdeyi temsil eder.
 
İnsan namazda, tüm oluş formlarının temel formel, hem de özsel olarak kendisinde topluyor, tanımlıyor; böylece de dengeliyor. Doğru rüku ve secde, 'bilinçli iradeyi kıyama taşıyabilmek' için temel çekirdektir. Rükû duruşunda 'üçüncü göze' enerji daha güçlü akar. 
 
Hayvanlar da böyledir örneğin. Sezgileri de, bu sebeple daha güçlüdür. İnsan ise dikey pozisyonda durmaktadır ve 'enerjiye ters bir hareket' yapar. İnsan, devrimini kıyâma kalkmak ile başlarmıştır. Omurganın dikleşmesi ile artık doğaya hükmedebilme yetilerini kendisinde görmüştür. Evrime karşı devrim, burada başlar.
 
Kıyam, güçlü niyetin irade ile doğayı, yasayı kullanmasını temsil eder. Yatay olanlara karşı dik durmakla, halifeliğini göstermiştir. Ancak insanın bir parçasıda doğadır ve bazen kıyamda durmak, kuyruğu hep dik tutmak güçtür; çünkü enerji ister. Rükû güzel bir dinlenme duruşudur. Rükûda dinlenebilirsiniz.
 
Secde halinde ise, kan beyine çok daha fazla hücum eder. Onun için belli bir süre burada durulmalıdır. Çok fazla durulduğunda ise bazı kılcal damarlarda çatlama olabilir. Tadil-i erkân, bunun için namazda çok önemlidir. Namazda hep bir duruş ile, köklerden aldığımız enerjiyi belli kanallara yönlendiriyorsunuz. Buna bir de özel seçilmiş kelimeleri, sûreleri ve en önemlisi 'doğru nefesi' eklediğinizde, çalışmanızın bütünü anlam kazanıyor.
 
Nefes namazda en temel noktadır. Huşu dediğimiz farkındalık içinde, gerçekten 'Allahu Ekber!' idraki ile (sonsuzluk bilinci) kılınan namaz, nefes yönlendirmeye gerek kalmadan kendiliğinden dengeye girer.
 
Gün içinde 20 - 25 dakika rükûya durmak, yâni omurgayı yatay duruma almak, ne tam secde, ne tam kıyam, ikisi arasında olmak; insanda azim, çok güçlü ve dengeli bir boyutun kapısını aralar. Bu, tüm kanalların hepsinin en serbest olduğu ve en az enerji sarfiyatının olduğu duruştur. 
 
Rükû durumunda, enerji ne tam, ne de azdır; karârında akar. Hayvanlar yatay omurga sâyesinde doğa ile bütünlük hissederler. Secde halinde ise tam içe, rahime girmektir. Kıyamsa, 'irade ve bilincin' aktif kullanımıdır.
 
Kıyam maddeye, secde saf rûhaniyata; rükû ise İslâm'a dengeye bakar. Kendi içinde dengesizlik hissettiğinde, rükû pozisyonunda durabilirsin. Bu, daha az düşünce, daha az enerji sarfiyatı ve daha az endişe demektir. 
 
Secde ile geçmiştesiniz, kıyam ile gelecekte! 
Rükû ile ise ne geçmişte, ne gelecekte!
'Namaz', bunların hepsini dengeleyen; bilinçli uygulandığında o yüksek aydınlanmaya, farkındalığa taşıyan, varoluşsal bir ibadettir.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Elif acar 25 Nisan 2017
Merhaba etkinlik lerden haberdar olmak istiyorum ilginize.