Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Birbirinden gelme tek nesil
5 Nisan 2017 Çarşamba / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
Adem hakikati (kadın - erkek tüm insanların) başlangıç tohum olan potansiyel halidir. Her insan bütünlüğü ile Adem, bütünden ayrılışı ile heva dır Havvadır. Havva, Adem’in nefsi olan eş boyutudur. 
 
Tohum olan Adem, Havva ağacından kendisini serimler ve meyve verdiğinde İsa olur. Meyvedeki çekirdekten yeni ağaçları yetiştirebilen (insan inşaası) Muhammedi şuur çiftçiyi temsil eder. 
 
Kadim öğretilerideki Peygamber isimleri insan şuurunun mertebeleridir. Aynı güneşin kırmızı ile başlayıp mor renge kadar bütün renk süreçlerini tamamlayıp yeniden güneş haline dönebilmesi kendi kemalini tamamlaması gibidir. Kim ki Adem boyutundan Muhammed boyutuna kadar süreçlerini tamamladı işte o Muhammedi şuurdadır. Sezarın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını Tanrı'ya vermek denge üzere olmaktır. 
 
Allah Adem’i, Nuh’u, İbrahimi ailesi ile İmran ailesini seçip alemlerden üstün kıldı.
Onlar birbirinden gelme bir nesildir. Allah işitendir bilendir. (Ali İmran 33-34) 
 
Bütün mertebeler (peygamberler) Allah’ın tercih edip seçkin kıldıklarıdır. Teklik hamurunun şekilleniş farklar seni yanıltmasın. Adem tohumu Nuh bilinci ile çatlar, İbrahim tevhidinde meyvesini verir. Ali İmran ise Ehli beyt İlahi sanat ve burdan doğan ilim yoludur ki çiftçi bunu kullanır. Hepsi bütünlük olan Allah bilincini temsil eden varlık ağacının, seçkin belirlenmiş ve tanımlanmış halleridir. 
 
Beden ve üst oktavları olan düşünce, duygu, akıl, kalp. Benliğinin içeriği olan akıl, zeka, ruh, sezgi. Ve tüm mertebeleri kuşatan şuurun dışa vurum hali sevgi, şefkat. Hepsi de Allah isimi ile işaret olunan tek bir hakikatin aynı bağlamdaki mertebe dolayısı ile farklılık arz eden bir ve ilişkili halleridir.
Onlar birbirinden gelme bir nesildir Allah işitendir bilendir. (Ali İmran 34)
 
Nitekim yüce Allah O resullerin bir kısımını diğerlerinden üstün kıldık. (Bakara 253) Nebilere bahşedilen mertebelerin en özeli sevgi (muhabbet) mertebesidir. Bazılarınızı da derece derece yükseltmiştir. (Bakara 253) 
Bu yüzden bütün bu yetilerin kemali nedir? dediğimiz de Muhammedi şuur ile gelen sevgidir. Sevgi hikmet ve mükemmel bir denge ile cami ile laboratuvarı harmonize eden, evet ile hayır arası dengeyi bulan, sağ lob ile sol lobu pinealde buluşturan Muhammedi şuurdur, Habibullahtır. Bunu ne sağ lob ne de sol lob anlayabilir. Zira onlar kendi loblarının hipnotik telkin ve rüyaları içinde birbirinin kafasını kırmakla meşgullerdir belkide Hakk adına?! Hakk, bir kutup değil harmonik bir dengedir yolu ancak içsel ve dışsal sükun ile doğan bir şuurluluk halidir, egonun düşmesidir. 
 
Kişilik bir bütündür ve bu hali ile ruhumuzdur. Bu bütünlüğün sac ayakları beden (içgüdü), düşünce (akıl), duygu (kalp) merkezleridir. Merkezlerin tanığı olan ruh, Muhammedi şuurdur ki tanık ile kast edilen budur.  Yani elbise değil elbiseyi giyen veya izlenen film değil filmi izleyenin farkındalığı ile tüm geştaltin değiştiği bir aşkınlık halidir. Resim değil, bakan tanık olan değişmiştir.
 
Güzel söz, temiz nefis, yaşam ağacıdır. İsa bu İbrahim ağacına ruhu üfleyen, Süleyman bu mabed ağacını diken, inşaa eden, Davut onu idare eden, Nuh, Adem tohumunu çatlatıp toprakla buluşturan, Musa ise kelam meyvesi ile Muhammed çiçeğine kokusuna işaret edendir. 
 
Tek bir tohumun farklı merhaledeki isimleri veya gökyüzündeki ayın farklı döngüdeki halleri arası fark senin sağ lobdan sol loba geçişin gibidir. Kadının içinde erkek, erkeğin içinde kadın olması gibi her zahmetin içinde rahmet her rahmette biraz zahmetle gelir. Ama sıradan insan hipnozunda olduğun kelimeleri görecek ve bunun ile karşıdakini yargılayacak, hüküm verecek ve illa bir kutba gitme zorunluluğuna ihtiyaç hissedeceksin herzamanki iç güdüsel yaklaşımların gibi. Kutupsuz yapamıyor, kimlik olmadan kendini var hissedemiyorsun. Ego kutuptur, tevhid ise dengede salınımdır.'La ilahe illa Allah' ilkesinin etaplarını elçilikler olan peygamberler temsil eder. Adem Safiyullah ile başlayan Adem süreci Necibullah olan Nuh devrine intikal eder. İnsan necib olup cenabetten ayrımsal bakıştan necabete geçtiğinde zat olan özü bilincine taşıdığında nefsinin elinden kurtulmuş olur. Tohum zatı temsil eder kabuğunda kurtulup toprak ile buluştuğunda özündeki cevherleri çıkartıyor kabuktan kurtuluyor, Necibullah kurtulmaktır. Sonra İbrahim safhasına geçer ki Adem Safiyullah, Nuh Necibullahtır İbrahim ise Halilullahtır. Halil sözcüğü tahallülden gelir giyinmek Allah’ın yani bütünün ilimi, iradesi, kudreti ve sevgisi ile iş görmek, ahlak elbisesini giymektir. Allah’ın ahlakı ile ahlaklanın. (Hadis) Evrendeki ilkeler ile uyum içinde olmak ve bunu bilincinde inşa etmek tekamülü zevk ile görmek, Allah’ın dostu olmaktır. İbrahim Halilullah, Allah’ın dostu olmak, Allah’ın zatiyetinin saf varlıkta tecelli eden olmazsa olmaz nitelikleri, sıfatları kendi yaşamında bizatihi kendinde deneyimlemektir. Bu bir fikir görüş anlayış değildir bizzati deneyimdir; ölmeden önce ölmek ,ölümü aşmaktır. Bunu iliklerine kadar yaşamadıysan ve içinde bulunduğun öğretinin edebiyatında felsefesinde, tekrarından kaldı isen dur, dinlen ve yeniden sor kendine ne arıyorsun ve yapıyorsun? Deneyimlemediğin ve görmediğin asla senin değildir.
 
Halilullah tahallül, hülle, elbise işte cennetliklerin giydikleri haller latif ve nurani sıfatları kendinlerinde yaşamalarıdır. Yunus Emre, 'İdris Nebi hülle biçer gezer Allah deyu deyu' der. Hülle içinden geçtiğimiz hallerin elbisesi kendisidir. İdris halden hale geçişleri dengeleyen, uyumlayan bir şifacı misal, ilimi nitelikleri olan bilgiyi bilgelik olan deneyime dönüştüren bir simyacıdır. İbrahim Allah’ın hali olan nitelikleri, sıfatları giydiği için ilk muvvahiddir. Kur'an-ı Kerim'de İbrahim tek başına bir ümmetti diyor. Tek başınalığı yetmiyor ve süreç devam ediyor şimdi Hakk’ı halk içinde yaşam için kelama girmesi lazım. Bu boyuta geçişte hikmete ihtiyaç var. Tevhidin inşaa süreci İbrahimde durmuyor çünkü toplum var mertebeler var, onlarla yaşamak söz konusu. Varlığı kendinden deneyimleyen olarak yani bir bilen olarak kendini bilmeyenlerle berabersen o vakit bildirmek için kelam olan Musa sürecine ihtiyaç duyarsın. Musa Kelamullah. Kelim yani hukuk sözleşme kendi İbrahim olan varlığın ve İbrahimi olacak olan toplum bilincinde cemaat olacak ki toplumu yaşayabilesin. Bunun olabilmesi için öndere, lidere, yöneticiyi ihtiyaç var. İşte Davut, Halifetullah burada devreye girer. Halifetullah kendi keyfine göre yöneten değil Adem saflığında Nuhun zıtlıklardan kurtuluşunda ve İbrahim’in birlik ve çokluk tevhidin de, Musa'nın yasasında devleti, düzeni inşaa etmektir. Allah’ın yasası ile varlığını (beden, zihin, toplum) inşaa etki yaptığın işler hikmetli olsun. İşte o zaman Süleyman gelir. Süleyman hikmetullahtır. Süleyman hikmet ile Davutun devletini İbrahimin bilincini yaşatmak ve Ademleri Nuh’un kurtuluşuna ulaştırmak için insan mabedinin projesini hikmet ile fiile hayata geçirendir. İşte o mabede ruhu kim üfürecek? İsa Ruhullah. İsa (as) İnsan mabedine ruhu üfürsün ki oradan Muhammedi sevgi olan Habibullah doğsun. Nokta ve daire tamamlansın.
 
Dairenin merkezi olan nokta Ahadiyet bilinci olan teklik bütünlük ve bu çerçevede ayrımsız bir homojenliğin belli periyodik hareketlerden geçerek göğün ve göğün temsilcisi olan insanın sonsuzluğa doğru tekamülünü temsil eder. Daire tam daire değil aslında helezoniktir tıpkı DNA sarmalı gibi. Gökten yere, yokluktan varlığa...
İnsan evrende serimlenem Hakk'ın Maide Sofrasının eşref konuğudur. İlim deryasına dalan, anlayış damlası ile kendi evrenini inşaa edendir.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.