Kubilay AKTAŞ
Kubilay AKTAŞ
Tekrar yasası sıkışma
8 Mart 2017 Çarşamba / namehaber@namehaber.com - Tüm Yazılar
Allah her an bir Şe'endedir. 
(Rahman, 29)
 
Enerji, evrendeki güçtür, kuvvettir. Gücün bir tarafı (haklı veya haksızı) yoktur. Dünyayı yıkan güç, şimdi inşaa eden güce dönüşebilir. Enerji bilince göre şekillenir. Hz. Musa'nın ilmi ile Firavun'un ilmi arasında da fark yoktu. Tek fark gücü kullanma konusunda gösterdikleri irade ve niyetleriydi. Musa (as) bunu bütünün hayrına (Hak adına) kullanmaya niyetlenirken, Firavun ise kendi sınırlı nefsi ve çıkarları noktasında kullandı.
 
Esmalar, isimler evrende (sistemde) işleyen fiilerin, yasaların işaretidir. Simyacı, güce karşı değildir, onun kullanım biçimini ; yani niyetini önemser. Dünyayı yönetenlerin ilimleri de Allah'ın yasasının ilmidir. Kullanım şeklini ve yerini belirleyen ise kişinin niyetidir. 'Ehline helal, na ehle haram' derken kast edilende budur. Varlık seviyen gücü nasıl kullandığını belirler. Kendi varlık seviyene  göre enerjiye (yasaya) muhatap olursun evet; ama buradan sonrasını İlahi sistem senin iradene bırakır. "Hanginiz daha güzel ve faydalı işler yapacağını görmek için sizi dünya sahasına gönderdik"(Mülk,2) der ayette.

 İnsan bir niyet belirler ve o niyet tohumu sistemde kendisine ait var olma yolları arar. Başlangıçta sadece bir düşüncedir, güç verdikçe tekrar ettikçe canlanır, hayat bulur. Yaşamındaki sonuçların derinlerde senin sebep olduğun olaylarla dolaylı veya direk bağlanıtısı vardır. O trafik kazasını sen istemedin; ama yaşamında öyle etkiler, kazalar oluşturdun ki belli bir eşiğe gelmiş olan bu etki böyle bir tepkiyi doğurdu. Şimdi anlamayabilirsin, bağlantıları kuramayabilirsin ama bu tesadüfen olmadı. Kendi varlık tarlana ektiğin niyet tohumları ile derin bir bağlantısı var. Güzel olan şu ki en kötü gibi görünen olayda da rahmet var; ama değerlendirebilene. Kötü gibi görünen olaylar illa ki kötü şeyler ektiğimizi göstermez; bazen o ağır imtahan ile yüksek ölçekte bir gelişim sağlayabilirsin. İlahi sistem o kadar şefkatlidir ki oradan gelen aslında bir zulüm değil, bir gelişim ve dönüşüm fırsatıdır. Bu fırsatı kendini gerçekleştirme çabası ile değerlendirirsen tüm yaşamının çözümünü de bu sıkıştığın yerlerde bulabilirsin. Kul musibeti anlarsa, o musibet ona rahmete dönüşür.

 Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Bununla beraber Allah çoğunu afv eder. (Şura Suresi 30)

O halde bana her ne oluyorsa bundan ben sorumluyum, dediğinde gerçekten kendini yaşamını bu manası ile okumaya başlamış olursun. Tövbe, içe yönelmek ile şuuru; yani özü bulmak ve aynı tekrarlar içine girmemektir. Yaptığın işin değişmesinden daha önemli olan yapanın bilincinin değişmesidir. İşte bu şuurla beraber, Allah çoğunu afv eder manası sende yaşanır olur. Bu afv ediş, etki tepki zincirinin artık kırılması ve dahi bu zincirin; artık İlahi sistem ile arandaki rahmete şahit olduğun bir bağa dönüşmesidir.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.