clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Hasan TÜRKSEL
Hasan TÜRKSEL
Türkiye'nin gerçeği ve ana muhalefet
9 Aralık 2012 Pazar / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Güçlü bir  Ana muhalefet olmadığı zamanlarda demokrasi ayağının birinin eksik olduğu görülüyor. 

Demokrasinin bir kanadının kırık olduğu ve kırık kanatla uçamayacağın artık hepimiz biliyoruz. 
 
Tıkanır nefes alamaz derin düşüncelere hayallere kapılır saçma sapan tartışma içine girer demokrasi.
 
Kendini kahreder agresifleşir demokrasi solunum yolları tıkanır sıkıntılı durumlarda  çıkış bulamaz.
 
Ülkemiz durumuna bakıldığında da güçlü değişimci  üretken  bir muhalefetin eksikliği hissediliyor.
 
Bu gerçekler maalesef  nedense CHP'yi hiç etkilemiyor ve kendi üzerine hiç alınmıyor.
 
CHP gerçeklerle yüzleşmiyor yüzleşmeden de kaçıyor kulaklarını tıkıyor ve tıkatılıyor. Her nedense konuşurken mangalda kül bırakmayanlar oyun kurucular bir anda sus pus oluveriyorlar. 
 
Soyutlanıyor... Hayatla sıcak bağlar kurmaktan kaçınıyor. Toplumun değişimini algılamıyor. CHP'nin kendi partilerinin ana muhalefetin ne olduğunu  bildikleri halde işlerine gelmiyor.
 
Vatandaşının hassasiyetini anlamıyor, anlamak istemiyor. Kendi halkının kılcal damarlarında dolaşmayı başaramıyor. 
 
CHP kendisini sol parti olarak görüyor ama gerçekte sola ilişkin hiçbir değer ve fikir üretmiyor… 
 
Bu yüzden kendi halkından kaçan şefkat göstermeyen bir profil çiziyor 
 
Gelir dağılımı… Vergi adaletsizliği doğa ve cevre tahribatı kentleşmeye ilişkin sorunlar, özgürlükler. 
 
Kültür ve sanat, trafik, sivil katılımcılık, sendikal haklar, insan kalitesi, eğitim ve sosyal projeleri üretme… Gibi konularda somut gerçekçi çağın değişen koşullarına yanıt verecek projeler üretmiyorlar ve ürettirmiyorlar. 
 
Ürettiklerinde de tatmin edici inandırıcı etki yaratamıyorlar.
 
CHP'de bir vizyonsuzluk yaşanıyor. Teşkilatına örgütüne taze kan verme tabanına ulaşımında başarılı olamıyor ve bir tetikleme yaratamıyor. 
 
CHP kendini yeniden üretemiyor. Seçmenini yeniden değişen Türkiyenin ve dünyanın gerçeklerini bir türlü buluşturamıyor.
 
CHP'nin içinde hatırı sayılır miktarda saygın ve birikimli kişilerin olmasına rağmen onların potansiyellerinden birikimlerinden devlet tecrübelerinden yararlanma yoluna gidilmiyor gidilmekte istenilmiyor. 
 
CHP, Cumhuriyet, laiklik ve özgürlük gibi kavramları kendi bakış acısına göre yorumluyor. ONLARI KATILIMCI DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLERLE bağdaştırmaktan uzak kalmak için elinden geleni yapıyor.
 
AK Parti karşıtlığına kitleniyor. Çatışmacı bir izlenim bırakmaya inatla ve istikrarla devam ediyor. Bu tarz politikasıyla da toplumdan puan alacağının hesaplarını yapıyor. Ama sonucu hepimiz tarafından görülüyor ve takip ediliyor. Kemikleşmiş bir iç yapısını kırması CHP için bir ihtiyaçtır. Çünkü ülkemizin gerçek anlamda bir ana muhalefet partisine ihtiyacı vardır.
 
UNUTMAYALIM
 
Arap Baharından geçen Orta Doğu'da ki olaylarda ülkelerin gerçek anlamda bir ana muhalefet partileri olsaydı  herşey daha iyi daha ılımlı ve demokrasi içinde kendini yenileyen bir devlet olma başarısını gösterebilirlerdi.
 
Ana muhalefet  partisi ne kadar güçlü ve sağlıklı olursa İKTİDAR partiside o oranda ülkeye yararlı olacak ve hizmetlerini yapmaya devam edecektır. 
 
Bu yazımın altındakı ana tema  AK Parti'nin, CHP'nin, MHP'nin herkesin tek derdi olmalı.  
 
"ŞAHSİ BEKLENTİLİREMİZ DEĞİL ÜLKEMİZ VE ÜLKE İÇİNDEKİ HUZURUMUZ"
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.