Hasan TÜRKSEL
Hasan TÜRKSEL
Ülkemi Seviyorum
3 Şubat 2013 Pazar / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

“Bin yıllık kardeşliğimiz” diye başlayan, “et ve tırnak gibi birbirinden ayrılamaz” diye devam eden hamasi KARDEŞLİK nutuklarının artık suyu çıkmıştı.

Kardeşin kardeşi kurşun sıktığı, at ile it izinin birbirine karıştığı, ülkenin kaynaklarının teröre harcandığı, 20 yaşındaki gencecik çocuklarının hayatlarının solup gittiği bir ortam da hamasi vatan-millet-Sakarya nutuklarının üzerine çıkmak gerekirdi. Bu bela Türkiye’nin başından kaldırılmalı, ülkenin önü mutlaka açılmalıydı. AK Parti 2013 yılına belki de son 25 yılın en önemli konusuna çözüm bulma adına hızlı bir giriş yaptı. Böyle bir ortamda KÖYÜN DELİSİ olma fikrine AK Parti soyundu. İyi de yaptı.
 
Milyarlarca dolarlık kaynaklarımızın bu işe akıtılmasının önüne geçiyor, bu paranın ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için kullanılmasının önünü açıyoruz.
 
Uyuşturucu, insan, silah kaçakçılığına darbe vuruyor, terörü rant kapısı yapanların bu kaynağını kurutuyor ve yok ediyoruz.
 
Bitmedi.
 
Kardeşin kardeşi vurmasına alkış tutanlara iyi bir şamar indiriyoruz.
 
Şırnak’ta ki Ahmet ile Kocaeli’nde ki Ahmet arasında bir fark olmadığını dosta düşmana herkese ilan etmeye hazırlanıyoruz.
 
Biz et ve tırnak gibi birbirimizden kopmayacak, bin yıllık kardeşliğimizi perçinleyecek isek HODRİ MEYDAN.
 
Şimdi hepimize büyük görev düşüyor. Binlerce yıldır bu ülkede farklı dil ve ırktan insanlar barış içerisinde yaşadı. Bu birlikteliği kimsenin bozmasına izin vermeyecek olan özelikle Kürt annelerdir. Birileri terörün kaymağını yerken oğlunu elleriyle toprağa veren Kürt babalarıdır. Teröre artık dur diyecek olan terörün insanlık suçu olduğunu, dönüp kendi Biz onlarla ittifak yaparak bu işin sonuna gelebiliriz. Şehit Dernekleri’nin açıklamalarına dikkat edin. Sürece neden katkı sunduklarını çok iyi algılamak gerekir. Türkiye’ye düşen ateş en çok onların yüreklerini dağlıyor.
 
Ekmeklerine aşlarına kan doğranıyor. 2008 yılında Abant’ta yapılan toplantıda öne çıkan sonuç bildirgesinde, "Farklı düşünen bütün kişi ve grupların fikirlerini beyan etme hakkına herkesten saygı bekliyoruz. Her türlü şiddetin ve şiddet içeren yöntemlerin mutlak olarak reddedilmesini, Kürt sorununun çözümü için vazgeçilmez bir ön şart addediyoruz” diye karar alındığı zaman bu bildirgeye karşı çıkanlar bugün de aynı tepkiyi gösteriyorlar.
 
“Alevi Sünni, Kürt Türk, Laz Çerkez şeklinde bölünüp parçalanmak istenen insanımız arasında sulhu temin etmek için elden gelen her şeyin yapılması, gerekirse kan kusulması ama 'kızılcık şerbeti içmiştim” denilmesi gerekir” sözlerini de çok iyi değerlendirmek gerekir.
 
Bu kan durmalı, Türkiye bölgesinde süper güç olma yolunda en önemli adımı atarak dünya dengelerini değiştirecek pozisyona gelmeli ÇÜNKÜ ÜLKEMİ SEVİYORUM.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.