Harun KARACA
Harun KARACA
Tarih yazılırken, dışardan bakanlar
19 Nisan 2013 Cuma / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

 

Türkiye, tarihinin en büyük kırılma noktalarından birini yaşıyor.

AK Parti iktidarı, terörü bitirmeyi, darbecileri yargılamayı, vesayet düzenini yok etmeyi, ekonomik kalkınmayı, sürdürülebilir büyümeyi, IMF ile ilişkileri ve demokratik ilerlemeyi aynı anda sağlamaya çalışıyor.

Ortadoğu siyasi çalkantılarla altüst olurken, Avrupa ve dünyada daha pek çok ülke, ekonomik krizlerle boğuşuyor. Bölgemizdeki bütün çatışma alanlarının ortasında Türkiye, birlik içinde geleceğe emin adımlarla yürüyor.

Çözüm süreci diye başlattığımız helalleşme süreci, çok şükür anaların ağlamadığı, gözyaşlarının dindiği, şehit haberlerinin gelmediği, ülkenin kaynaklarının millet için daha da çok harcanacağı günlerin müjdecisi.

Türkiye büyüyen eknomisiyle gelişmiş Batı ülkelerinin bile gıpta ettiği bir ülke olurken, hükümetimiz kendi iç barışını da sağlamış bir Türkiye için Başbakanımızın dediği gibi değil elini, gövdesini taşın altına koymuştur.

Oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti, tüm Türkiye’yi karış karış gezerek hem halkın süreçle ilgili düşünce ve taleplerini öğrenmekte hem de sürecin kazanımlarını insanlara anlatmaktadır.

Türkiye’nin kendi inisiyatifi ile başlattığı süreç dostlarımızı sevindiriken hasımlarımızı da endişeye sevk ermektedir.

Bu süreçte, iç ve dış odaklı her provokasyon karşısında halkımızın sağduyusunu koruyarak sabotajcılara prim vermemesi ve geniş bir halk tabanının sürece destek vermesi sevindiricidir.

Ancak gönül isterdi ki, milletin büyük bir teveccüh gösterdiği bu akan kanı durduracak süreçte, anamuhalefet partisi CHP ile MHP de elini taşın altına koysun.

Daha önce Akil Adamlar ve Hakikat Komisyonu gibi öneriler sunan, sürece kredi açtığını deklare eden CHP’nin,  bugün sürece karşı durması üzüntü vericidir.

Parti içindeki statükocular karşısında geri adım atan ve çözüm sürecinden bile vazgeçen CHP yönetiminin tavrı, kendi kendinin yok oluşa götüren geçmişteki siyasal partilerin durumunu hatırlatmaktadır.

Geçmişte iktidar olan ANAP ve DYP gibi partilerin, halkın taleplerine karşı duruş sergiledikleri için bugün siyaset sahnesinde isimlerinin dahi geçmediğini görüyoruz.

Şehit haberleri gelmedikçe, insanlar daha mutlu bir Türkiye’de yaşadıkça, gözyaşlarının yerini sevinçler aldıkça, ekonomik olarak hem bölge hem Türkiye kazandıkça, bugüne çözüm sürecine karşı duranlar, sandığın altında kalacaktır.

Yıllardır Kürt sorunu hakkında hazırladığı “raporları” gururla gündeme getiren CHP’nin bugün bahaneler göstererek sürece karşı durması, herhangi bir pratik geliştirememesi, seçimlerde kendisine çok pahalıya mal olacaktır.

Mesela CHP’nin yaptırdığı anketi veri alarak konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç, CHP’ye oy veren insanların yüzde 65’inin de süreci deteklediğini açıkladı. Ancak Onanç, önceki gün partideki görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Bu durum şimdiden, çözüme doğru büyük ivme kazanan sürecin, CHP’ye büyük bir mesajıdır.

Aynı şekilde MHP’nin şiddet içerikli söylemlere sarılması da ona yakın gelecekte hiç de beklemediği seçim yenilgileri tattıracaktır.

Siyasete düşen görev,  halkın büyük çoğunluğunun destek verdiği ve Türkiye’yi büyütecek böylesi bir girişimin karşında değil yanında durmaktır.

Tüm çocukların bayramı kutlu olsun

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dünyada kutlanan ilk ve tek çocuk bayramıdır. Türkiye 23 Nisan 1920’de istiklal savaşıyla kazandığı bağımsızlığı ve barış ortamını, dünyadaki bütün çocukların barış dolu geleceğine armağan etmiştir. Savaşın, şiddetin, çatışmanın, kavganın, terörün, yoksulluğun olmadığı, huzur dolu bir dünyayı kurmak hepimizin boynunun borcudur. Yarının büyükleri olan bugünün çocuklarına bırakacağımız en büyük miras, kavgasız, savaşsız, şiddetsiz huzur dolu bir Türkiye ve dünya olacaktır. Dünyanın bütün çocuklarının 23 Nisan Çocuk Bayramını kutluyorum.

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.