Harun ALTUNTAŞ
Harun ALTUNTAŞ
Şu Pisa dedikleri
17 Ocak 2017 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Son günlerde ülkemiz Eğitim - Öğretim sınavı ile ilgili gündemi meşgul eden Pisa sonuçları konuşulmaktadır.
 
Pisa, Türk Milli Eğitimi'ni eleştirmek için yeterli midir? Milli Eğitimimize getirilen eleştiriel yaklaşımlarda biraz haksızlık yapılmıyor mu?
 
Pisa sınavı 15 yaşına kadar olan gençlere uygulanan bir uluslararası sınavdır. Bu sınavı birçok OECD ülkesinin çocukları katılmaktadır.
 
8.Sınıf, 9.sınıf ve 10.sınıf öğrencileri bu sınavlara girmektedir. Ülkemizde TEOG sınavına katılan öğrenci sayısı 1.190.000 kişi olduğunu varsayarsak Pisa sınavına katılan öğrencilerin 8.sınıflarda % 2 civarında öğrenci katılmıştır.
 
İstanbul'da 1.070 öğrenci, Ege bölgesinde 245 öğrenci, Akdeniz bölgesinde 817 öğrenci, Orta Anadolu'dan 817 öğrenci, Türkiye genelinde 5.895 öğrenci2015 Yılı Pisa Sınavına girdiler.
 
Bu öğrencilerimiz özel bir Pisa Sınavı çalışması yapmadılar. Pisa soruları bizim TEOG sınavına hazırlanan öğrencilerimize, TEOG'da sorulan sorulara hiç benzememektedir.
 
% 2 Öğrenci ile tüm türkiye geneli sorgulanamaz. Öğrenciler Pisa Sınavlarını ne kadar ciddiye alıp soruları cevapladı. TEOG Sınavından sonra 9.sınıfa geçen ve rahatlık hisseden öğrenciler Pisa Sınavını hangi ciddiyetle cevapladı? Bir Öğretmen olarak 9.Sınıf öğrencilerine ders çalışması gerektiğini söylediğimde; Hocam daha üniversite sınavına 3 yıl var, biraz dinlenelim, TEOG stresini daha atmadık.
 
Yazılı'dan yazılı'ya çoğu çalışmaktadırlar. Bu ergenlik dönemini yaşayan çocuklar Pisa sınavını hangi ciddiyetle cevapladılar?
 
Ortaokul Pisa sorularını öğrencilerimle biraz sorgulayıp Pisa soruları üzerinde çalıştık. Çok kaliteli bir sınav olduğuna ben bir eğitimci olarak inanmıyorum.
 
Matematik ve Fen Bilimleri alanında işlediğimiz müfredat ile Pisa soruları hiç birbirine benzememektedir.
 
Bizim öğrencilerimizi bilgi yoksunu gibi göstermeyi kabul etmiyorum. Üniversitelerden mezun öğrencilerimiz; Doktor, mühendis, Hukukçu, Medyacı, İş Adamı, Öğretmen oldular ve hepsi bu ülkenin en değerli insanları haline geldiler. Onlar bu ülkenin gözbebekleri oldular. Öyle olmasaydı bu Mühendislerimiz yurtdışından bu kadar ilgi görürlermiydi. Ülkemiz Tıp alanında bu kadar ileriye gidermiydi.
 
Eğitim ülkemizde sorun değildir, sorun istihdamdadır. Milli Eğitimi eleştirirken büyük bir aile olduğunu unutmamak gerekir. Bu aile Cumhuriyet tarihini yazan ailedir. Ben bu ailenin bir ferdi olarak 26 yıldır gururla öğretmenlik yapıyor ve üstelik hep sınıfta kalmayı tercih ettim. Geleceği şekillendiren öğretmenlerin takdir edilmesi gerekir.
 
Ülkemiz'de daima Finlandiya örnek veriliyor. Kuzey Avrupa'da 4 milyon nüfuslu soğuk iklime sahip olan bir ülkeyi 17 milyon öğrencisi olan bu Akdeniz ülkesi ile karşılaştırmak ne kadar doğrudur siz takdir edin. Uzak Doğu ülkelerini değer yargıları, kültürü, iklimi, yemeği, sosyal hayatı, coğrafyası, dini inanışları farklı bir mozaik olan türkiye ile karşılaştırmak bence yanlıştır, bu yüzden Atatürk Milli Eğitim demiştir, bu yüzden bizim eğitimimiz Milli'dir.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Abdullah faruk Özdaş 17 Ocak 2017
Çok doğru tesbitlerin var hocam teşekkürler