E.Tuğgeneral/Doç.Dr.Fahri Erenel
E.Tuğgeneral/Doç.Dr.Fahri Erenel
Adım Adım Savaşa Doğru mu?
1 Eylül 2020 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

2020 yılı birçok astrolog tarafından dünyanın felaketlerle karşılaşacağı bir yıl olarak tanımlanmıştır. Covid-19 ile başlayan felaketler zinciri Dünya ve Ülkemiz için birçok afet ve acil durumu beraberinde getirmiştir. Elazığ, Malatya ve Manisa Depremleri, Van/Bahçesaray’da çığ felaketi, Karadeniz bölgesinde meydana gelen sel felaketleri, Sakarya/Hendek’te havai fişek fabrikasında meydana gelen patlama, Sabiha Gökçen havalanında ki uçak kazası gibi dünyada da birçok felaket yaşanmıştır. Afetler dışında birçok savaş sınırına dayanan çatışmalar da görülmüştür. Çin-Hindistan, Ermenistan -Azerbaycan çatışmaları şimdilik dondurulmuştur. Libya, Afika’nın Sahel bölgesine ki çatışmalar, Nijerya ‘da Boko Haram adı verilen terör örgütünün katliamları, ABD-Çin arasında özellikle güney Çin denizinde her geçen gün artan gerginlikler vb. çatışmalar binlerce insanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanmaktadır. İran’ın sözde kazara atılan bir füze ile vurduğu sivil Ukrayna uçağında hayatını kaybeden 176 yolcu ve mürettebat, ABD tarafından öldürülen Kasım Süleymani için yapılan cenaze töreninde sıkışarak hayatını kaybeden 50 İran vatandaşı, Lübnan/ Beyrut’ta meydana gelen patlama sonucu 200’e yakın hayat kaybı, çok sayıda yaralı ve darbe alan Lübnan ekonomisi, Avusturalya’da 6 ay boyunca kontrol altına alınamayan yangınlar sonucu hayatını kaybeden 28 kişi, Doğu Afrika’da son 70 yılın en büyük çekirge istilası ile karşılaşılması. Bu felaket örneklerini arttırmak mümkündür ve üstelik 2020 yılın bitmesine daha 4 ay bulunmaktadır.

Bütün bunları yaşayan dünya, diğer taraftan açlık ve susuzluk ile de boğuşmaktadır. Silahlanmaya ara vermeden devam eden dünyada, her 5 saniye de bir bebeğin açlıktan ölmesi,155 milyon bebeğin kötü beslenme veya hiç beslenememe nedeniyle gelişimini tamamlayamaması, dünyada açlık sınırında yaşayan 815 milyon insan, yaklaşık 68 milyon evinden, yurdundan ve toprağından koparılmış insan. Çatışmalarda yaşamlarını yitiren çocuk askerler, kadınlar, yaşlılar. Aslında dünya her yıl felaketleri yaşıyor. Ancak, bu yıl kayıplar biraz daha fazla ve sık olunca dikkatleri çekmeye başlamıştır.

Astrologlar bu yıl ayrıca bütün dünyayı etkileyecek bir savaşta bekliyorlar. Savaş’a yakın birçok ülke ve bölge varken,dikkatlerin giderek Doğu Akdeniz ve Ege Denizi üzerine yoğunlaşmaya başladığını görüyoruz. Türkiye-Yunanistan arasında çözüm bekleyen birçok sorun alanı mevcuttur. Ve bu iki ülke bugüne kadar birçok kez bu sorunlarından dolayı karşı karşıya gelmişler, hatta savaşın eşiğinden dönmüşlerdir. Her iki ülkenin kendine göre belirlemiş olduğu bir kırmızı çizgisi mevcuttur. Yunanistan karasularını 12 mile çıkarmanın hukuki hakkı olduğunu ileri sürerken, Türkiye Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasını savaş sebebi sayacağını ilan etmiştir.

Yunanistan’ın kaderi 1981 yılında Avrupa Birliğine alınması ile değişmeye başlamış ve buradan aldığı mali destekle eksikliklerini gidermeye çalışmışsa da bunda tam olarak başarılı olamamıştır. Yunanistan’ın, Türkiye’ye karşı bugün sesini yükseltmesinde Avrupa Birliği’nin desteğini arkasında olmasını bilmesi yatmaktadır.1829 yılında bağımsız bir devlet haline gelen Yunanistan Türkiye ile giriştiği hiçbir savaşı kazanamamıştır. Buna karşılık arkasına aldığı güçlerin uluslararası hukuka uygun olmayan tek taraflı işlemleri ile yenildiği halde yüzölçümünü arttırmayı başarmıştır. Kendi iradesi ile çıktığı NATO üyeliğine Türkiye’nin rıza göstermesi sayesinde dönebilmiştir. Kıbrıs Barış Harekat’ında, Türkiye’nin karşısına çıkamamıştır.

Avrupa Büyük devletleri (İngiltere, Fransa ve Rusya)’nin Osmanlı Devletine karşı politikalarının bir yan ürünü olarak doğan Yunanistan dış politikasını her zaman bu devletlere dayandırmaya devam etmiştir. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1828 yılında başlayan ve 1829 yılında Osmanlı Devletinin kesin yenilgisi ile sonuçlanan savaş sonucu imzalanan Edirne anlaşması Yunanistan’ın kurulmasının kabul edildiği ilk resmi belge olma özeliğini de taşımaktadır. Bağımsızlık mücadelesi vermeden başkalarının arkasına sığınarak genişlemeyi hedefleyen Yunanistan bugün de aynı yöntemi izlemektedir. Fransa’nın bir nevi tetikçiliğine soyunmuş durumdadır. İngiltere’nin teşviki ile İyonya devleti kurma hayali ile Anadolu’ya çıkan ve ağır yenilgi alan Yunanistan bu hayalinden asla vazgeçmemiştir. Türkiye’nin genç nüfusu, başta savunma sanayi olmak üzere teknolojik gelişimi, tecrübeli ve giderek yerli ve milli üstün teknoloji sistemler ile donatılan Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk ekonomisinin ilk 20 ekonomi içinde olması, Yunanistan’ın kabus görmesine neden olmaktadır. Türkiye’nin daha da güçlenmesine fırsat vermeden Türkiye’ye müdahale etmeyi planlamaktadır. Bilmektedir ki 10-15 yıl sonra kendi milli muharip uçağını, tankını motoru ile birlikte yapabilen Türkiye karşısına bırakın çıkabilmeyi,12 mil lafını bir daha edemez hale geleceğini çok iyi bilmektedir.

Yunanistan’ın, Doğu Akdeniz’de, Fransa, Mısır, GKRY, Bileşik Arap Emirlikleri ile birlikte yapmaya çalıştığı Türkiye’yi karşılık vermeye tahrik etmektir. Meis adasına asker getirmesi, karasularını 12 mile çıkarma söylemleri, Türkiye’nin Navtex ilan ettiği bölgeleri kapsayacak şekilde Navtex ilan etmesi, tatbikatlar yapması, Mısır ile imzaladıkları deniz yetki alanları anlaşması vb. bu kapsamdadır. Fransa’nın desteğini arkasında hissedebilmesi için GKRY’de Fransa’ya üs verilmesi,20 adet Fransız savaş uçağı alımı için görüşmelere başlanması, Dedeağaç’ta  olası bir Türkiye taarruzuna karşı topraklarını koruma altına alabilmek için ABD’ye üs vermesi Yunanistan’ın ne kadar çaresiz durumda olduğunu göstermektedir.

Yunanistan, arkasında ki güçlere dayanarak asla Türkiye’yi karşısına almamalıdır. Kendisini ateş altına atanlar bu coğrafya ya ait olmayan ülkelerdir. Eğer Türkiye ile bir savaşı göze alacaksa, İtalyanların hediye ettiği, anlaşmalar gereği asla silahlandırılmaması gereken adaları  Türk Bayrağı dalgalanırken göreceğini asla unutmamalıdır.

OLASI BİR SAVAŞ SONRASI HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAKTIR.

Doç.Dr.FAHRİ ERENEL - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.