E.Tuğgeneral/Doç.Dr.Fahri Erenel
E.Tuğgeneral/Doç.Dr.Fahri Erenel
İdlip’te Uzlaşı ve Beklentiler
9 Mart 2020 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Son günlerde İdlip’te yoğunlaşan çatışmalara, ara verilmesini öngören Moskova’da imzalanan ek protokolün dünya ve bölgeye biraz nefes aldırdığını söyleyebiliriz. 05 Mart 2020 tarihinde imzalanan bu protokolün, daha önce imzalanan ve taraflarca birçok maddesi hayata geçirilmeyen veya geçirilemeyen mutabakatlara göre öneminin daha fazla olduğunu söylemek mümkündür.

Bu mutabakatın, teknik detaylar içeren, askeri faaliyetlerin durdurulması ve bu faaliyetlerin kontrolüne ilişkin 3 maddesi dışında, içeriğinde yer alan konular 2011’den Suriye’de beri devam eden kaos’un ve yarattığı yıkıcı tahripkarlığın sona erdirilmesine ilişkin beklentileri ortaya koymaktadır. Beklenti olmasının nedeni bu protokolün tarafları olan Türkiye ve Rusya dışında Suriye topraklarında bulunan, hedefleri birbirinden farklı  devlet ve devlet dışı aktörler arasındaki mücadelenin nasıl evrileceğinin bilinememesidir. Özellikle devlet dışı aktörlerin sık sık saf değiştirdiği bu ortamda öngörüde bulunmakta zorlaşmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında, protokol kapsamında askeri faaliyetlerin durdurulması ve kontrolünde sağlanabilecek başarının, protokolde yer alan beklentilerin farklı algılar yaratmasına meydan vermeden barış ve istikrarı sağlayacak bir gerçekliğe dönüştürülmesine destek sağlayabileceği dikkate alınmalıdır. Bunu sağlayacak olan, sahadaki aktörlerin, istikrarsızlığın yol açtığı felaketi, istikrarsızlığın kendileri açısından da yol açtığı zararları ve kayıpları, bölge ve kendi ülkelerinin refahına yaptığı olumsuz etkileri görmeleri ve bunu önlemek için ortak noktaların sayısının arttırılmasından geçtiği gerçekliğidir.

Protokol girişinde yer alan beklentiler, Astana ve akabinde imzalanan Soçi Mutabakatı ile de ortaya konulmuş olan hususlardır. Protokolün bu muhtıralara atıfta bulunmasının nedeni de budur. Esasın da yeni bir muhtıra imzalanmamıştır. Muhtıralarda yer verilen taahhütlerin tam olarak yerine getirilmemesinin yol açtığı sorunların yarattığı çatışma ortamının, barış ve istikrar ortamına dönüşmesi yolunda biraz nefes almayı sağlayacak bir hamle olarak görmek gerekmektedir protokolü.

Türkiye ateşkes öngören bu protokol ile; bölgede sivillere yönelik katliam düzeyine varan saldırılara son verilmesini sağlama, sınırımıza yeni mültecilerin gelmesini engelleme, rejim ve onunla birlikte hareket eden İranlı milislerin ilerleyişlerinin durdurulması, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrol altına aldığı bölgelerin elde bulundurulması konularında kazanımları olduğunu söylemek mümkündür. Soçi mutabakatı ile oluşturulan gözlem noktalarımızdan, rejimin ele geçirdiği topraklarda kalanların mevcudiyetlerini korumaları kazanım olmakla birlikte, her an için saldırıya uğrama riskleri, birbirlerini destekleme ve ani bir gelişme karşısında takviye edilmelerinin güçlüğünü ciddi bir hassasiyet olarak görmeliyiz.

Rusya ve rejim açısından ise, M4 ve M5 karayollarını kontrol altına almış olmaları ve bugüne kadar uyguladıkları salam taktiği (Sabırla ve metodolojik ilerleme) ile ele geçirdikleri toprakları kontrol altında tutmaları, her ne kadar bu protokol Soçi mutabakatını esaslarını içermekle birlikte mutabakatın içerdiği esaslarda ki şartlara geri dönülmemesini kazanım olarak görebiliriz.

Bu protokol ile gündeme bir kez daha gelen ve bölgede ki istikrarsızlığın en önemli kaynağı olarak görülen terör örgütleri ile mücadelenin şekli ve kararlılığı, ateşkesin kalıcılığı ve istikrara dönüşmesi konusunda en önemli gösterge olacaktır. Terörle mücadele, Türkiye ve Rusya tarafından ortak bir sorumluluk olarak üstlenilmedikçe bölge istikrarsızlaşmaya devam edecektir. Bu durum başta ABD olmak üzere bölge dışı aktörlerin terör örgütlerini, kendi hedefleri doğrultusunda vekil olarak kullanmaya uygun şartları sağlayabilecektir.

Doç.Dr.FAHRİ ERENEL - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.