Dr.Osman ARIKAN
Dr.Osman ARIKAN
Depresyondan çıkmalıyız artık
29 Nisan 2019 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Uzun yıllardan beri siyasete emek veren bir birey olarak seçim sonrasında seçime dair birçok makale ve analiz yazısı okudum..
 
Gerek AK Parti için gerekse seçime dair yapılan eleştiriler ve hataların bırcogunu yerinde buldum..
 
Aslında bunlar zamanında görülse ve düzeltilseydi sonuçta toplum olarak daha huzurlu olurduk diye düşünüyorum..
 
Çünki yapılan hataların sonucunda faturayı sadece hatayı yapanlar değil millet olarak hep beraber ödüyoruz..
 
Konuyla ilgili olarak zaman zaman ve özellikle seçim sonrasında düşünür ve yazarlarımız gördüklerini, tespitlerini ve birikimlerini emek harcayarak yazılarında kaleme aldılar ve alacaklar...
 
Gerçekten de bircoğu yerinde ve doğru analizler bunların...
 
Ümit ederim ki tespitler adreslerine ulaşır ve dikkate alınır...Malesef ki korkularından ve sahip olduğu menfaatlerden dolayı "çıplak krala elbiseniz ne kadar güzel" diyerek mevcut sisteme ve karar mercilerine yalakalık yapanların at koşturduğu ve münafıklık kabiliyetleri üst düzeyde olanların halen söz sahibi olduğu ve köşeleri kaptığı bir dönemde  ve halen bilinçsiz bir dava ruhu ile at gözlüğünü çıkaramayan teşkilat mensuplarının olanı biteni ön yargıları ve saplantıları  nedeni ile  göremediği  bir dönemi yaşarken kendilerine gelebilecek baskı ve  eleştirileri hiçe sayarak ülke ve millet menfaatlerimizi ön planda tutarak  samimiyetle ve açık yüreklilikleri ile yazılarıni kaleme alan ve dile getirenleri tebrik ediyorum..
 
Seçim sonrasında ifade ettiğim gibi ülke yönetimine dair yapılmış hatalar ile ilgili  analizler ve AK Partiye yönelik eleştirilerin yapılmış olduğu çok sayıda makale ve yazıları bende moral bozukluğu ile üzülerek okudum..
 
Ben de seçim öncesinde bu hatalardan dönülmesi ve ülkemizin geleceği açısından bir an önce düzeltilmesini çok defa ifade ettim..Ancak öyle bir dönemden geçiyoruz ki hava puslu göz gözü görmüyor.. mertler ve namertler bir safta yer tutmuşlar...ve bizler kime güveneceğimizi bilemez olmuşuz..Bu cümleyi sadece AK parti için değil şu anda Türkiye siyasetinde mevcut olan tüm siyasi partiler için söylüyorum.. Çünkü ben devletimizi ve toplum düzenimizi değişik yollarla yıpratamayan dış güçlerin ve dış güdümlü içerdeki örgütlerin Türkiye'de toplum yaşamımızın ve ülkemizin kaderinin belirleyicileri olan siyasi partilerimizin akli melekelerine hükmedecek düzeyde kılcal damarlarına kadar sirayet ettiğini düşünüyorum..
 
Örneğin Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu olan Atatürk'ün kurduğu CHP 'nin bölücü ve ayrılıkcı terör örgütü olan bebek katili PKK nın siyasi temsilcisi olan HDP ile yeni tabirle kanka olması şahsen beni çok üzmekte ve şaşırtmaktadır..Bu anlamda CHP'nin parti prensipleri olan 6 oktan ikisinin karşılığı olan  yani Atatürk'ün Devletçilik ve Milliyetcilik prensiplerini hiçe sayarak sahip oldukları siyasi ilkeleri bile yıkarak oy rantı için siyasi ilkelerini dahi hiçe saymışlardır.
 
Bunun yanında İslami bir çizgide siyaset yapan peygamberimizin içki içeni bırakın onu alan, satan ikram eden, üreteni kınadığı bir felsefeyi yaşayan ve yaşatan AK Parti'nin eski bir devlet bakanının "İzmir'in şarabını dünya markası yapacağız" söylemini seçim  sloganı ile üreteni, alanı, satanı,iceni teşfik etmesi beni şaşırtan bir başka konu olmuştur.. Hatta İstanbul da yaşayan muhafazakar milliyetçi yapıya sahip ailelerin şimdi sosyal tesislerde alkol serbest mi olacak diye üzülmesi her iki  siyasi otorite ile halkın ters düşmesine yol açmış bir düşünce anaforu olmuştur.. 
 
İnsanların menfaatleri için iki gün öncesinde siyah dediğine bugün beyaz olarak nitelendirmesi siyasete ve siyasetçiye olan itibarı zedelektedir.. Bu itibar zedelenmesi toplumun her katmanında kendini güvensiz bir toplumda yaşıyor olmak gibi ciddi bir algı problemine itmektedir..FETÖ ile yapılan mücadeledeki yetersizlik ve adaletsizlik milletin kalbinde derin yaralara sebep olmaktadır.. Öyle veya böyle kalbini ve ruhunu kaptırmış olanlardan satın cumhurbaşkanımızın tabiri ile ibadet ve ticaret grubunda olanlara cezaları kesilirken İhanet grubunda bulunan vatan haini örgüt amirallerinin yerini ve itibarlarını korumalari güven ve adalet  duygusunu  zedelemiştir.. Adalete olan güvenin azalması ve ekonomik kriz ile birlikte aslında şu anda millet olarak toplumsal bir depresyonu yaşıyor olmamıza neden olmuştur.. Hatta seçim sonrası şu son bir aydan beri olan belirsizlik sadece toplumsal olarak değil ekonomik ve siyasi depresyonunda derinliğini artırmıştır.. 
 
Öyle ki insanımız şu anda ya buhar olup yok olmayı ya kabuğuna çekilip saklanmayı ya da imkanları üst seviyede olanlar ise ülkeden kaçmayı düşünmektedir..Ümit ederim ki toplumsal depresyon psikolojisinden biran önce çıkarak yeniden motivasyonumuzu kazanırız..
 
Bunun için eleştirirken yapıcı olmalıyız kırmadan dökmeden samimiyetle eleştirilerimizi ifade etmeliyiz..ve eleştiriye açık olmalıyız...eksik ve hatalarımızı kabul etme erdemini gösterebilmeliyiz.. yapıcı eleştiriler ile gelene ön yargılı davranmadan teşekkür edebilmeliyiz..
 
Unutmamalıyız ki bizim için Türkiye' den başka Türkiye yok..Bizim için huzur içinde yaşayabileceğimiz başka bir millet yok..
 
Ve yine unutmayalım ki huzurun bedeli olmaz.. Huzurunuzun daim olması dileklerimle hepinize saygı, sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum..
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Yavuz önol 30 Nisan 2019
Değerli kardeşim,Gayretlerinizin boşa gitmeyeceğine inanıyorum.LİYAKAT a dayalı sistemin tesisi,Benden olsun ne olursa olsun uygulamasından vazgeçilmesi konusunu da ilave etmek istedim.Saygılarımla.Yavuz.