Dr.Arif ARSLAN
Dr.Arif ARSLAN
Tefekkür
6 Nisan 2019 Cumartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
“Şimdi iyi düşünün: Böyle olanın durumu mu iyi, yoksa gece saatlerinde, âhiretten endişe edip Rabbinin rahmetini umarak gâh secdede, gâh kıyamda ibadet edenin durumu mu iyi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak aklıselim sahipleri, sağ duyulu olanlar düşünüp ibret alır.” (Zümer, 39.9)
 
De ki: "Kör, görenle bir olur mu? Hiç düşünmüyor musunuz?" (En’am, 6.50)
 
Tefekkür, derin düşünme de bir ibadettir.
 
Üstelik nafile bile değil farz ibadettir ve Rasülullah (s.a.v)'in dilinde, bir yıllık nafile ibadetten de üstün bir ibadettir.
 
Zira Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de, “tefekkür, tezekkür, tedebbür, taakkul” gibi düşünmeyi anlatan kelimelerle sürekli düşünmemizi ister:
 
"Düşünmez misiniz, siz hiç düşünmez misiniz, düşünmüyor musunuz, ne zaman düşüneceksiniz, aklınızı başınıza almaz mısınız ne az düşünüyorsunuz ne kadar da az düşünüyorsunuz, size ne oldu ki düşünmüyorsunuz, kalpleriniz kilitli mi ki düşünüyorsunuz, ne kadar az düşünüyorlar?" vs. gibi ifadelerle 212 kere bizi, uyanalım aklımızı başımıza alıp düşünelim diye dürter, sarsar ve sallar.
 
Nereden geldiğimizi, nereye gideceğimizi, nasıl yaşamamız, nelere dikkat etmemiz gerektiğini, nelere baş kaldırıp nelere uymamız gerektiğini ancak bu şekilde bulabilir ve bilebiliriz. Neyi, nasıl sorgulamak gerektiğini de neye, nasıl ve kime teslim olmak gerektiğini de yine ancak bu şekilde anlayıp bulabilir ve ancak düşünerek bilebiliriz öyle değil mi?
 
O halde günümüzün az bir miktarını da dünya ve ahiret hatamızı düzene koyacak derin düşünmeye yani tefekküre ayırmaya ne dersiniz?
 
Başımıza gelen her bela her musibet düşünmediğimiz için gelmiyor mu zaten!
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.