Dr.Arif ARSLAN
Dr.Arif ARSLAN
Gerçek körler kimlerdir?
16 Ocak 2019 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
İki tür körlük vardır aslında üç değil.
 
Biri cehalet ve ihmallerle gelen körlük ki, Tâhâ suresindeki ayetler bunu açıklıyor. Bunun cezası bolluk içinde bile darlık ve sıkıntı çekmek veya geçim sıkıntısı çekmek hem dünyada hem de ahirette mutsuz olmaktır.
 
İkincisi de inatla ve kasıtlı olarak gerçeği inkâr etmek, yalana ve batıla, yanlışa sahip çıkmaktır. İşimize gelmediği, nefsimizin hoşuna gitmediği için hakikate karşı kör ve sağır olmaktır. Hakkı inkâr edip batılı sahiplenmek, yanlışa ve yanlış yapanların yoluna gitmek, onlara destek olmak ve arka çıkmak, hakkı, gerçeği görmezlikten gelip susturmaktır. Bunun cezası da çok ağır ve ebedi körlüğe sebep oluyor. 
 
Üçüncü körlük diye sayılan şey aslında körlük değildir ve modern deyimiyle “görme engelli olmaktır” ve bunun gerçek körlükle hiçbir ilgisi alakası yoktur. Çünkü genetik veya başka bir hastalıktan, bir arızadan meydana gelen bu körlüğe maruz kalmış olanı yüce Allah Kur’an’da sahip çıkıp üst düzey sayılan kimselere tercih ediyor ve hatta onlardan üstün görüp üstün gösteriyor. (Abese, 80.1-10)
 
Fakat diğer körlüğe uğrayanları müdafaa etmediği gibi üstelik aşağılıyor:
 
“Kim Benim zikrimden yüz çevirirse kitabımı dinlemez ve beni anmaktan gaflet ederse, ona sıkıntılı bir hayat vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak diriltir, duruşmaya getiririz.
Ya Rabbî, der, "ben gözleri gören biri olduğum halde neden beni kör olarak haşrettin?"
 
(Allah) Buyurur ki: "Bu böyledir. Nasıl âyetlerimiz sana geldiğinde sen onları unuttuysan, bugün de sen öyle unutulur, bir kenara atılırsın." (Taha, 20.124-126)
 
Bunu ihmal bile saysak kabul edilir gibi değildir. Çünkü bizi yaratan bizi hiçbir konuda hiçbir zaman ihmal etmiyor. 
 
Bir de inadına hakkı ve gerçeği kabul etmemek şeklinde olan ve ona bir ceza olarak başımıza gelen körlük var ki, o daha beter:
 
“Kim bu dünyada gerçekleri görmede kör ise, âhirette de kördür, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı daha da beterdir.” (İsrâ, 17.72)
 
Ey yüceler yücesi Rabbimiz! 
 
Bizi, bu dünyada gerçeği görüp kabul edenlerden, hakkı hak bilip uyanlardan, yanlışı, sapıklığı, bâtılı, bâtıl bilip kaçınanlardan eyle!
 
Eyle ki sapıklığı içinde boğulup gidenlerden, ebediyet âlemi olan âhirette, ebedi körlüğe maruz kalanlardan olmayalım!
 
Âmin, ya Muîn!
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.