Dr.Arif ARSLAN
Dr.Arif ARSLAN
2019 Yılına girerken
2 Ocak 2019 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Seneler gelip geçiyor hayatımızdan ve günler, haftalar, aylar toprağa düşen bir yaprak gibi veya takvimden koparılan bir yaprak gibi düşüp gidiyor. Böylece hayatımız ya kuru bir ağaca ya da boş bir takvim kütüğüne dönüşüyor… 
 
Kimi bin sene kimi üç yüz kimi beş yüz sene yaşayan insanlar var. Fakat neticede yine ölüm var… 
 
Bakın Hz. Nuh kaç sene yaşamış?
 
“Çok önce biz Nûh'u halkına resul olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli yıl eksik (950 yıl) kaldı. Netice de onlar zulümlerine devam ederken tufan onları boğdu.” (Ankebut, 29.14)
 
Zulmettiler, asi oldular, zevk ve sefahate devam ettiler. Yediler içtiler eğlendiler. Öyle eğlediler ki, kendilerini Allah’a iman etmeye çağıran Peygamberle de eğlenip dalga geçmeye kadar eğlenceyi artırdılar… Sonları malum işte…
 
Zerre kadar aklı olana büyük ibret ve acı sonları örnek oldu…
 
Şu hâlde hayatın anlamı nedir ve ölmeden önce nasıl yaşanmalıdır? Bunu bilmek ve anlamak ve ona göre yaşamak gerekiyor. Öyle yaşamalıyız ki, öldükten sonra tekrar yaşamaya devam edelim. Tıpkı bir ağaç gibi yeniden hayat bulalım… 
 
Düşen yaprakların yerine yeni yapraklar gelsin ve kuruyan dallar yeşersin. Çiçek açsın meyve versin hayatımız…  
 
Zevkle eğlenceyle, gaflet içinde yaşanan bir hayat kötü bir hayattır. Kötü bir yaşarsak bunun bize bir faydası da olmaz, bizden sonra da devam etmez… 
 
“Ne dersin? Onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi?” (Şuara, 26.205-207)
 
Hayır! Kötü yaşanmış, gafilce, cahilce, dinden imandan uzakça yaşanmış bir hayat kimsenin işine yaramaz da kimseyi kurtarmaz da… Yüce Rabbimiz de bunu söylüyor, bize bu örneği uyanalım ve O’nun istediği gibi yaşayalım diye veriyor!
 
“Hani birkaç genç o mağaraya sığınmışlar ve “Ey Rabbimiz! Bize katından rahmet bağışla ve şu işimizde bize çıkış yolu göster” dediler. Bunun üzerine mağarada onları uykuya daldırdık ve kendilerini senelerce (309 yıl) uyuttuk.” (Kehf, 18.10-11)
 
Sonra uyandırılıp ecelleriyle ölünceye kadar tekrar yaşamaya devam ettiler. Sonuçta yüce Allah, onları bize örnek gösteriyor, Kur’an ve tarih onlardan haksızlığa başkaldıran “yiğit gençler” olarak övgüyle bahseder. Sizden nasıl bahsedilmesini istiyorsanız siz de hayatı öyle yaşayın!
 
Bir de şu var ki, çok yaşamak iyi de boş yaşamak hiç de iyi değil. İnsanı azaptan kurtarmaz. Kimi genç yaşında ölür ama gözlerini cennetin kapısının önünde açar. Kimi de bin sene yaşasa cennetin yolunu bile bulamaz. 
 
“Sen, Yahudi ve müşrikleri, dünya hayatı üzerine, insanların en ihtiraslısı bulursun. Bu müşriklerden bazısı, bin sene yaşamağı arzu eder. Halbuki yaşamak, onu azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.” (Bakara, 2.96)
 
Bu yıl geride bıraktığımız yılda ve hatta yıllarda yaptığımız hataları yapmayalım. Derin bir muhasebe içine girip kendimizi eleştirelim. İyiliklerimizi olmasa bile kusur ve kabahatlerimizi unutmayalım. Kırdığımız gönülleri tamir, yaraladığımız kalpleri tedavi edelim. Hayatımıza yeni bir rota çizip yön ve şekil vererek geçmişimize tövbe edelim…
 
Gelecek yılınızın bu yılınızdan daha hayırlı, daha verimli, daha mutlu ve huzurlu, daha Allah’a ve cennete yakın olmasını dilerim…
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.