Dr.Arif ARSLAN
Dr.Arif ARSLAN
Artık kalben buğz etmek yetmez
21 Şubat 2018 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Dünya zıvanadan çıktı insanlar bozuldu. Zulüm, yalan, iftira yaygın hale geldi, kadın katilleri ve çocuk katilleri ve istismarcıları, cinsi sapıklar, uyuşturucu müptelası ruh hastaları ve hemen her dalda ruh hastası sapıklar arttı, her türlü terör ve vahşet had safhada…
 
Bütün bunlar dinden imandan kopmanın, Allah korkusunu bir tarafa bırakmanın yanı sıra iyilerin korkup bir kenara çekildiği ve sesi çıkmadığı için yaygın hale gelmektedir.  Acilen çaresi ve çözümleri aranmalı, daha fazla yaygınlaşıp topluca helakimize sebep olmadan önüne geçilmelidir.
 
Çünkü bela geldiği zaman umumi gelir. Sadece zalimleri, sapıkları değil herkesi yakar. Tıpkı Vezüv’ün fışkırttığı lavlarla helak olan Pompei halkı gibi. Çünkü bir kavim içinde kötülükler baş gösterirse o kavmin helaki de yakındır. Önce kuraklık, kıtlık, terör gibi hususlarla uyarılırlar ama hala aymazlık devam ederse depremler ve felaketlerle son doğru itilirler. Tarih boyunca ahlaksızlıkların cezası hep böyle olmuştur. Burada örnek vermeye gerek görmüyorum, artık bunları da herkes biraz araştırıp bilmelidir. Bir Kur’an meali okuyan bile bunları gözleriyle görür ve bilir.
 
Bunun çaresi ve çözümü, iyilerin harekete geçmesine bağlıdır. İyiler de kötüler kadar cesur olmak zorundadır. Bu tür kimselere asla haksızlık yapılsın, vahşet yapılsın, katledilsin veya linç edilsin demiyoruz. Hiç kimse de bunu teşvik edemez. Bizim görevimiz haktan hukuktan ayrılmadan çözümlerden biri olan Emr-i Bil-Maruf Nehyi Ani'l-Münker yapılması yani iyiliğin teşvik edilip yaygınlaştırılması, kötülüğün de önlenmek için çaba sarf edilmesidir.
 
Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i şeriflerde emri bil maruf nehyi anil-münker hakkında o kadar çok emir ve teşvik var ki, İslam âlimleri bunun “efraz” yani farzlar üstü bir farz olduğunu vurgulamışlardır. Terki ise kişiye özel vebal, sorumluluk ve günahların yanı sıra toplumu bozup da zir-ü zeber etmesine yol açmasıdır. Böylece daha önceki kavimlerde olduğu gibi her şeyin altüst olmasına sebep olur.
 
Bu tür ahlaksızlıkların hep birlikte aşılması gerekir. Zira Rasülullah (s.a.v)’in buyurduğu gibi "kim bir kötülük görürse onu eliyle, diliyle değiştirmesi veya gücü yetmezse kalbiyle buğz edip karşı çıkmasıdır.” Ancak "Kalben buğz etmek imanı zayıf olanların işidir." El (güç) ile müdahale devletin işi, dil ile müdahale dili dönen herkesin işidir ve herkes bir şekilde buna karşı koymalıdır.
 
Ülkemiz çoğalıp büyüdükçe bu tür şeylerin olma ihtimalini de göz önüne alarak tedbirleri de alınmalı ve cezalarını artırılması lazımdır. Hiçbir mazeret bunu ihmal etmemizi gerektirmez. Zira bir toplumun batması zulüm ve ahlaksızlıkla doğru orantılıdır. Hepimizi sarmadan çabuk davranmalı gerekli tedbirleri almalıyız.
 
Özellikle erkekler karşısında daha nahif olan kadınların ve hiç gücü yetmeyen masum çocukların istismarına ait konularda, yeni kanunî düzenlemeler yapılmalıdır. Bizim ülkemiz, vatanımız, yatağımız, yorganımız, evimiz obamız burası, başka bir yere gidip kaçmaya da hiç niyetimiz yok. Ülkemizde ve şehrimizde huzurla yaşamak istiyoruz!
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.