clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Dr.Arif ARSLAN
Dr.Arif ARSLAN
Günahlarımız bizi takip eder
9 Aralık 2017 Cumartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Bu aslında derin bir konu.
 
Ancak yüzeysel olarak kısaca birkaç cümle ile değinmek istiyorum. İşlediğimiz küçük büyük her günah Rasülullah (s.a.v)’in ifade buyurduğu gibi, tevbe istiğfar ile silinmezse veya kişi ve kul hakkı, devlet millet hakkı gibi günahlardan dolayı helallik alınıp kişiyle anlaşılmazsa veya millet malına ait olanlar millet namına telafi yoluna gidilmezse kalbimize yerleşir ve oradan ben burdayım diye CPS sistemi gibi yerimizi bildiren bir sinyal verir.
 
Bu sinyal şeytana ve lanete kapı açar, zemin hazırlar. Zamanla günahlar çoğalıp sinyaller de artınca oraya gelmesi gerek bela ve musibet için de bir fırsat doğmuş lanete bir kapı açılmış olur. Birçok Hadis-i Şerifte, günahların bela olarak geri döneceği ve özellikle içki, kumar, faiz, zina ve fuhşun kıtlık, yokluk, anarşi-terör, kin ve düşmanlık gibi sonuçlara sebep olacağı, doğal afetler ve felaketlere yol açacağı da bildirilmektedir. Keza herkesin bildiği ve Kur’an’da bildirilen en önemli hususlardan biri de kıyametin kopmasının, sınırsız ve sorumsuzca günah işleyenler ve küfre düşenler yüzünden kopacağıdır. Bir başka husus ise kişisel günahların toplumda bağışıklık kazanarak engellenmemesi ve herkesin günah işlemeye yönelmesidir. Bunun örneklerinden bir de yine İsrail Oğullarından bir toplumun, Hz. Davut ve Hz. İsa diliyle beddua edilip lanete uğratılmasıdır. Bunların günahı, isyan edip küfre düşmeleri ve kötülere engel olmamaları, iyiliği teşvik etmemelerdir. (Maide, 78-81).
 
Kısacası günahlarımız bizi takip eder ve bela ve musibetleri çağırır, kötülüğü davet eder, şeytanı musallat eder. Ayet ve hadislerde bunlara dair bolca mesaj ve işaret bulacaksınız.
 
Mesela: 
 
“Faiz yiyenler şeytan çarpmış gibi kabirlerinden kalkacaklar” (Bakara, 2.275) ayeti ile yine işledikleri günahlar ve taşkınlıklar yüzünden suretleri değiştirilip domuz ve maymun suretine sokulanlar bunun açık örneğidir. (Bakara, 2.65; Maide, 5.60; Araf, 7.165-166)
 
Bütün bunlar Allah’ı bırakıp şeytana uymaktan kaynaklanmaktadır ki, “Kim, Rahmanın Zikrini (ders ve ibret dolu Kur’an’ı) görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.” (Zuhruf, 43.36) Şeytanın kendisine yol gösterdiği insanın varacağı yer de “kılavuzu karga olanın…” varacağı yerdir. Başı beladan kurtulmaz, burnu pislikten çıkmaz.
 
Evet, işlediğimiz her günahın mutlaka bir bedeli vardır ve acilen tevbe etmezsek bu bedeli mutlaka öderiz, şeytan onlarla bizi vurur, masumlar da etkilenir. Özellikle üst seviyede işlenen günahlar herkesi ilgilendirdiği için bunların faturasını toplum olarak öderiz.
 
Kur’an-ı Kerim’de; 
 
“Öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.” (Enfâl, 8.25)
 
Konuyu tarihi bir örnekle noktalayalım: 
 
Hülâgu, Bağdat'ı yakıp yıktıktan sonra bir İslam Alimine sorar: 
 
“Bizi buraya getiren, size musallat eden nedir?” O Alim zat:
 
“Sizi buraya getiren bizim günahlarımızdır!” der. Hülâgu bu defa da: 
 
“Peki, bizi buradan nasıl göndereceksiniz?” diye sorar. Alimin cevabı da çok nettir:
 
“Biz ahlakımızı ve hayatımız Kur’an’a uydurmaya başladığımızda siz gidersiniz veya bize tabi olursunuz!” der. 
 
İşte İslam âleminin temel meselesi budur! 
 
Eğer biz, Hıristiyan ve Yahudilerin zulmünden kurtulmak istiyorsak Kur’an ve Sünnete dönmek zorundayız. Çünkü Allah’a itaat edene her şey itaat eder, isyan edene çocuğu hatta kedisi köpeği bile bile itaat etmez.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.