Dr.Arif ARSLAN
Dr.Arif ARSLAN
Fe’ntasir
31 Ekim 2017 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Bazen çok sıkılırsınız ya durduk yere,
Bıkarsınız hayattan, usanırsınız herkesten,
Her şeyden kaçmak istersiniz,
Herkesten uzaklaşmak…
Bir dağ başında küçük bir kulübede,
Sessizce yaşamak istersiniz ya…
Değil rüzgârdan nem kapmak,
Üstünüzden sinek uçsa acıtır yüreğinizi,
İncitir gönlünüzü kanatlarının vızıltısı…
Bir asık surata tahammül edemez,
Bir küçük sitemi bile çekemez olursunuz.
Hatta normal bir isteğe bile isyan edersiniz,
Bir itirazla çıldıracak hale gelirsiniz…
En küçük bir olumsuzluğa sigortanız atar,
Bir kuytuda oturup ağlamak istersiniz ya.
Kimsenin sormasını istemezsiniz,
Halinizi hatırınızı da…
“Neyin var?” diyenden alınırsınız ya.
Yeryüzü bütün genişliğine rağmen dar gelir,
Sıkar sizi içine almış gibi…
Öyle sıkar ki, dağların altında kalmışçasına
Bağırmak, haykırmak istersiniz, 
“İmdat” diye, avazınızın çıktığı kadar… 
Derdinizi dağlara yüklemek istersiniz de
Dağ duymaz ve kimseyi bulamazsınız ya.
Çünkü sizin bekleyip aradığınız,
İmdada çağırıp medet istediğiniz,
O kadar uzakta değildir zaten.
Öyle bağırıp çağırmakla da gelmez…
Derken bütün çarelerin tükendiğini anlar,
İçinize, kendinize dönersiniz…
Bütün yıkık döküklüğünüze uzanacak,
Medet resen olacak bir elin varlığını hatırlarsınız. 
Pek de yüzünüz olmadığını düşünerek,
Başınızı çevirip yukarılara bakarsınız.
Ellerinizi açmaya mecaliniz kalmasa da
Nemli gözleriniz, ıslak kirpiklerinizle,
Buruk dudaklarınız ve kırık kalbinizle;
“Fe’ntasir” der, Hz. Nuh gibi feryat edersiniz.
“Bana yardım et Allah’ım! 
Bittim, tükendim, mağlup oldum! 
Bana yardım et! Medet buyur!
Zulüm yağdırıyor yer gök,
Sıkıntı püskürtüyor dağlar denizler.
Her şey bana düşman gibi sanki,
Herkes üstüme, üstüme geliyor,
Bıktım, bunaldım imdat!
Kimsem yok senden başka…
Yetimim, öksüzüm, garibim, kimsesizim…
Bana yardım et, bahtına düştüm!” der,
İnim inim inler, içinizi çekersiniz ya…
İşte o an hava değişiverir…
Karabulutlar dağılıverir de birden,
Bir ışık görürsünüz ve işte o an, 
Size kim el uzatır, kiminle ve nasıl uzatır,
Ne şekil uzatır bilemezsiniz ama uzatır işte…
Artık zaman durmuş yeniden başlamıştır hayat,
Tersine dönmüştür dem-i devran.
İşte o an mutluluk devri başlar.
İçiniz ferahlar bir meltemle…
Nerden esip geldiğini bilemediğiniz,
Ilık bir meltem esintisi kaplar yüzünüzü,
Gönlünüzü de tatmadığınız bir ferahlık kaplar.
Ve işte o an artık bitmiştir her şey…
Yağmur durmuş, tufan dinmiş,
Düşmanlar boğulmuş, 
Gemi limana ulaşmış, iskeleye demir atmıştır.
Umut verici bir ses, bir nefes,
Bir fısıltı duyarsınız içinizden:
“Haydi işine bak artık, canlan,
Titre ve kendine dön, 
Toparlan ve yoluna devam et!” 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.