Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Gıdalarımızdaki tehlikeler: Hidrojenize yağlar-Sentetik trans yağ asitleri
8 Ocak 2019 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugünlerde TV Ekranlarında birçok ilgili akademisyenlere arka arkaya açık oturumlar yaptırılıyor. Bizim 2007 yılında gidaraporu.com sitemizde yayınladığımız konular tekrar konuşuluyor. Bizim 12 yıl önce dile getirdiğimiz konuları bugün üniversite öğretim üyelerinin de dile getirmeye başlamış olması bizi sevindirmektedir. Biz 12 yıl önceki yazımızın sonunu şöyle bitirmiştik;

Korkarız, yarın aynı akıbet margarin cinsi yağlarla insanlığın başına yeni bir felaket olarak gelecektir. Sigara paketlerinde yazıldığı gibi, Margarin cinsi yağların paketleri üzerinde de “ÇOK ZARARLIDIR” ifadesi yazılacağı gün inşallah iş işten geçmiş olmaz… Sağlığımız için ve sağlıklı nesiller için beslenme alışkanlıklarımızı mutlaka değiştirmeliyiz.

12 yıl önce yayınladığımız yazıyı dikkatinize sunuyoruz: “Sitemizde margarinler üzerinde pek çok yazı yayınlandı. Bu yazılarda çeşitli yönleri ile margarinlerin sağlığımıza verdiği zararlar uzman ve araştırmacılarımızın açıklamaları ile ortaya kondu. Bu bilgiler ışığında, GIDA RAPORU olarak, yaşam tarzımız içerisinde margarine yer vermememiz gerektiğine inanıyoruz. Ekteki yazımız neden böyle düşündüğümüzü teyit edecek bir yazı olarak dikkatinize sunulmuştur.

Bilindiği gibi bitkisel sıvı yağların hidrojenize metodu ile yapay olarak katılaştırılmaları sonucunda elde edilen yağlara margarin veya hidrojene katı yağ denmektedir. Margarinler doymuş yağ gurubuna giren yağlardır. Bünyelerinde yapay olarak oluşan trans yağları da barındırırlar.

Trigliseridlerdeki doymuş yağ asitleri, kardiyovasküler rahatsızlıklarla bağlantılı olan kan kolestrol seviyesinin yükselmesine katkı sağlamaktadır. Harvard Üniversitesi araştırmacılarının 1994’deki bir çalışmalarında, Hidrojenize edilmiş yağ tüketen insanların, hiç tüketmeyen veya çok az tüketen insanlara nazaran yaklaşık iki misli kalp krizi geçirme riskine sahip olduklarını rapor etmişlerdir.

Hidrojenize yağlar, sıvı yağların, sıvı olmalarını sağlayan çoklu bağlarının hidrojenle doyurularak katı hale dönüştürülmüş şeklidir. Bu işlem sırasında trans yağ asitleri de oluşur. Trans yağ asitleri bir grubun adıdır. Bir tek maddenin değil bir grubun adıdır. Sonuç ürünün kompozisyonu uygulanan hidrojenizasyon işleminin koşullarına bağlıdır. Bu yolla elde edilen trans yağlar sentetiktir. Yani doğada bulunmazlar. Vücudumuz bu sentetik trans yağları tanımaz. Yemeklik yağ olarak tükettiğimiz doğadaki yağların tümü trans formunda olmayan yağlardır.

Geviş getiren hayvanların süt ve etinde de az miktarda trans yağ asidi (biyohidrojenizasyon yoluyla) bulunmaktadır. Ancak bu trans yağ asitlerini, sentetik trans yağ asitleriyle karıştırmamak gerekir. Aynı kompozisyonda olan yağlar değillerdir. Çalışmalar doğal trans yağ asitlerinin herhangi bir zararını tespit etmemiştir. Günlük alınan doğal trans yağ miktarı da sentetik trans yağ asidi alımının en az 25 katı daha azdır.

Yapılan bilimsel çalışmalar bu sentetik trans yağ asitlerinin sağlığa zararlı olduğunu göstermiştir. Danimarka 2003’te bu yağların kullanımına en büyük sınırlamayı getirdi. Bunu Kanada takip etti. ABD’nin New York eyaletini diğer eyaletler takip etmekte…

ABD’nin Boston kentindeki Harvard Kamu Sağlığı Okulu’ndan Dr.Frank B.Hu, yaptıkları çalışmanın, kanlarındaki trans yağ seviyesi yüksek olan kadınların olmayanlara göre kalp krizi geçirme riskinin üç kat fazla olduğunu ortaya çıkardığını bildirmiştir. Circulation dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kırmızı kan hücrelerindeki trans yağ oranının trans yağ tüketimiyle bağlantılı olduğu, bunun da kötü kolesterolün (LDL) yükselmesi ve iyi kolesterolün (HDL) düşmesiyle ilgili bulunduğu belirtildi.

Muhtelif geniş çaplı çalışmalar erken ölümlerle yüksek miktarda trans yağ tüketimi arasında kuvvetli bir bağın olduğunu göstermektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve İlaç İdaresi Kurumu (FDA), Amerikan Kalp Kurumu (AHA) gibi kuruluşlar trans yağ girişini sınırlamaları için topluma uyarıda bulunmaktadırlar.

 

Hidrojenize Yağların Verdiği Zararlar :

Koroner Kalp Hastalığına sebep olduğu kesinleşmiştir. Diyabet, Obezite, Kanser, Kısırlık (ovulasyonun baskılanması), Karaciğer Fonksiyon Bozukluğu, Hücre Fonksiyon Bozukluğu (zar yapısını bozarak Alzheimer, Parkinson vb. birçok hastalığın kapısını açmaktadır) gibi hastalıklara sebep olmasıyla ilgili pek çok bilimsel çalışma mevcuttur. Annenin beslenme tarzına (trans yağ asitleri tüketimine) bağlı olarak anne sütüne geçtiği kanıtlanmıştır. İyi kolestrol (HDL:High density lipoprotein) seviyesini düşürmektedir. Kötü kolestrol (LDL: Low density lipoprotein) seviyesini yükseltmektedir. Kandaki Lp (a) atherogenic lipoprotein oranını yükseltmektedir. Kandaki yağ oranını yükseltmektedir. Alınan kalori aynı olmasına rağmen vücutta (özellikle karın bölgesi) yağ birikimi ve kilo alımına sebep olmaktadır.

Ne Yapmalıyız?

Hidrojenizasyon yöntemiyle üretilen margarin ve diğer katı yağları tüketmekten en kısa zamanda vazgeçmeliyiz.

Bisküvi, kek, çikolata, kraker, gofret, cips, salata sosları gibi etiketinde “hidrojenize yağ” içerdiği belirtilen gıdaları tüketmemeliyiz. Etiketlerde bu bilgi “hidrojene nebati yağ ya da hidrojene bitkisel yağ” şeklinde yer alabilir. Etiket bilgisi olmadığı halde farkında olmadan aldığımız trans yağlar da söz konusudur:

Pastane ürünleri: Hamur işleri, kekler, kurabiyeler, pastalar, poğacalar, krakerler, çörekler, börekler, baklava vb. tatlılar ve diğer ürünler,

Lokantalarda tüketilen yemekler, catering yemekleri: Lezzet vermesi ve ucuz maliyet amacıyla yemeklere katılmaktadır. Bundan başka kızartma yağları da trans yağ açısından son derece zararlıdır. Patates kızartmaları, tavuk kızartmaları (nuggetlar), donutlar , pizzalar, lokantalarda yapılan diğer kızartma ürünler…

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da tüketicinin daha sağlıklı olduğunu düşünerek “fast food”da tavuk kızartmalarına yönelmesidir. Tavuk daldırarak kızartma yöntemiyle pişirilir. Yüksek oranda trans yağ içeren bu beslenme tarzı da son derece zararlıdır.

Alkolden de, sigaradan da daha kapsamlı zararlıdır

Hepimiz biliyoruz ki sigara, uzun yıllar sessiz sedasız milyonlarca insan tarafından kullanıldı. Sonunda sağlıktaki zararları ortaya çıkınca, sigara paketlerine “sağlığa zararlıdır” ifadesinin yazılması zorunlu hale getirildi. Ancak dünyada milyonlarca sigara tiryakisi, milyonlarca kalp hastası, milyonlarca kanserli, milyonlarca ayağı kesilmiş, kolu kesilmiş, milyonlarca ölüm vakası yaşandıktan sonra paketteki bu cümlenin ne kadar değeri olabildi ki.

Korkarız, yarın aynı akıbet margarin cinsi yağlarla insanlığın başına yeni bir felaket olarak gelecektir. Sigara paketlerinde yazıldığı gibi, Margarin cinsi yağların paketleri üzerinde de “ÇOK ZARARLIDIR” ifadesi yazılacağı gün inşallah iş işten geçmiş olmaz… Sağlığımız ve sağlıklı nesiller için beslenme alışkanlıklarımızı mutlaka değiştirmeliyiz.

Dr.HÜSEYİN KÂMİ BÜYÜKÖZER - NAME HABER

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.