Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Şaraptan yapılan sirke helal mi?
6 Haziran 2018 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Resulullah (sav) Efendimiz, Mekke'nin fethinde amcası Ebu Talib'in kızı Hz. Ümmühani'nin evine varmıştı. Ona "Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sordu. Hz. Ümmühani "Hayır! Yalnız, kurumuş ekmek kırıntıları ve sirke var! Fakat, bunları sana sunmaya haya ederim!" dedi. Peygamber Efendimiz (sav) "Onları, getir. Suyun içine ufala. Tuz da, getir!" buyurdu. Sirkeyi, onun üzerine döküp yedikten sonra Yüce Allah'a şükretti. "Ey Ümmühani! Sirke, ne güzel katıktır! Sirkesi bulunan bir ev, katıktan mahrum sayılmaz!" buyurdu.
 
Bu harika ürünün binlerce yıldır kullanıldığı bilinmektedir. Babilliler, Mısırlılar, Romalılar sirke kullanıyorlardı. Hipokrat, sirkeyi ilaç olarak kullanırdı. Anibal Alpleri aşmak için kayaları sirkeyle parçalardı. Amerikan iç savaşlarında 'İskorpit' hastalığı ve Birinci Dünya Savaşı'nda ise yaraları iyileştirmek için kullanılırdı.
 
Sirke üretiminde yaygın olarak kullanılan Acetobacter spp. (Acetobacter acetogenum, Acetobacter curum vb.) türlerinin yanında, Gluconobacter türleri de kullanılabilir. Sonuçta başlangıçta kullanılan meyve ve bakteriye göre değişik aroma veya lezzetlerde sirke oluşur. Sirkeleşme bir fermantasyon olayıdır. Sirke enzimleri yardımı ile oksijenli bir ortamda başlayan kimyasal olay neticede asetik asitin oluşmasını sağlar. Sirke'nin "sirke" olarak nitelendirilebilmesi için içerdiği asetik asit miktarının en az %4 olması gerekmektedir. 
 
İSLAM FIKHINDA SİRKENİN DURUMU NEDİR?
 
İslam hukukunda sirke üzerinde oldukça kapsamlı tartışmalar yapılmıştır. Şıra ve meyve sularından oksijenli ortamda sirke enzimleri ile elde edilen sirkenin Helalliği üzerinde bütün fakihler ittifak etmişlerdir. Şaraptan sirkeleşmede ise farklı görüşler oluşmuştur. Şarabın kendiliğinden sirkeleşmesi, sirkeleşmesi için gölgeden güneşe aktarılması, içerisine tuz, sirke, sıcak ekmek, soğan gibi yabancı madde atılması ya da yakınında ekşiyinceye kadar ateş yakılması sonucunda elde edilen sirke için fıkıh âlimleri farklı görüşler ortaya koymuşlardır.
 
Şaraptan her halükârda elde edilen sirkeye Helal diyenler, Peygamberimizin (sav) “Sirke ekmeğin bandırıldığı ne güzel katıktır.”(1), “Hangi deri tabaklanırsa o temizlendi demektir.” (2), “Tabaklamak, meyte derisini sirke olmuş şarabın Helal olması gibi Helal kılar.” (3), “En iyi sirkeniz şarabınızın sirkesidir.” hadisleri delil olarak ileri sürmüşlerdir. Ancak Darekutninin Ümmü Seleme’den rivayet ettiği (3) numaralı hadisin senedinde zayıflık olduğu belirtilmiştir. Beyhakinin Cabirden rivayet ettiği (4) numaralı hadis için: bu hadisi Muğire b. Ziyad yalnız rivayet etmiştir. Muğire pek kuvvetli bir ravi değildir, denmiştir. Ayrıca Ebu Hanife Hazretleri ve aynı görüşte olan âlimler, şaraptan elde edilecek sirkenin Helal olabilmesi için sirkeleşmenin tam olması, şaraptan gelen acılığın tamamen giderilmesi gerektiğini, kısmen bir acılık kalması halinde de yine Helal olmayacağını belirtmişlerdir. 
 
Şaraptan dönüştürülen sirkenin Helal olmayacağını ifade eden fıkıh âlimleri ise “Peygamber (sav) bir adamın kendisine hediye ettiği bir tulum şarabın dökülmesini emretmiştir.” (5), “Şarabı haram kılan ayetler geldikten sonra iki yetime ait miras kalmış şarap için vasilerinin ‘Onu sirke yapayım mı?’ diye sorması üzerine Peygamberimiz (sav) ‘O şarabı dök!’ şeklinde cevap vermiştir.” (6).
(5) numaralı hadisi İmam Malik, Ahmed, Müslim ve Nesei rivayet etmişlerdir. (6) numaralı hadisi Müslim ve Ebu Davud rivayet etmişlerdir. 
 
Şaraptan sirke yapmanın caiz olmadığı tezini savunanlar Maide Suresinin 90. ayetine atıfta bulunarak, “İçine birşeyler katarak şarabın sirkeye dönüştürülmesi Helal değildir ve bu durumda tahir de olmaz. Çünkü bundan uzak durmamız emrolunmuştur. Onu sirkeye dönüştürmek ise onu mal edinmek maksadı ile şaraba yakınlaşmak demektir. Bu ise ondan uzak durmak emrine aykırıdır. Diğer taraftan şarabın içerisine bırakılan bir şey, şarap ile bir arada bulunmakla o da necis olur. Dolayısı ile o şarabın sirkeye dönüşmesinden sonra da onu necis kılar.” demektedirler. 
 
Günümüz âlimlerinden Yusuf el Kardavi “Fetvalar” kitabında şaraptan elde edilen sirkeye cevaz verirken yaptığı irdelemede (6) numaralı hadisi zikrettikten sonra yaptığı tevil çok calib-i dikkattir. “Şarabın haram kılındığı ayetler nazil olduğunda sahabenin hanelerinde şarap tulumları vardı. Ayetin hükmünü kuvvetlendirmek ve bu şarapların yok edilmesini çabuklaştırmak için taviz vermemesi gerekiyordu.” diyor. 
 
Allah aşkına bu günkü halimiz o günün Medine’sinden çok mu farklı acaba? Ülkemizde 2016 yılında üretilen alkollü içki miktarı tamı tamına bir milyar litreyi geçmiş bulunmaktadır. Bu içkileri üretenler de, tüketenler de Müslüman kimliğini taşıyor gözüküyorlar. 
 
Dinde yozlaşmanın, dinde zayıflamanın hızla yaşandığı bir ortamda Müslümanın din emniyetini koruma maslahatını öne almak gerekmez mi? Üreticileri hizaya getirebilmek için Müslüman tüketicileri sorgulama ve icabında boykot etme silahını kullanmasına teşvik etmek gerekmez mi? Geleneklerimize ve Helal şartlara uygun sirke yapanla işi gücü şarap üretme olan şarapçının şaraptan sirke yapmasını ayıracak ve Müslüman tüketiciyi daha iyiye yönlendirecek fetvalara ağırlık verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 
 
GİMDES, ikinci görüşü kabul ederek şaraptan sirke yapımına sertifika vermemektedir. Şıradan doğrudan doğruya sirke yapımında da fermantasyon tamamlanmadan durdurulduğunda, tahlilde ölçülebilir bir alkol tespit edildiği taktirde de sertifika verilmemektedir. 
 
 
Kaynak
 
http://www.vinegar.org 
http://www.versatilevinegar.org/todaysvinegar.html
http://www.earthclinic.com/Remedies/acvinegar.html
Yusuf el Kardavi Fetvalar/sirke bahsi
Prof.Dr.Vehbe Zuhayli. İslam Fıkhı Ansiklopedisi/Yiyecekler ve İçecekler bahsi
İbn-i Abidin/Eşribe bahsi
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.