clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Alt tarafı ekmek deyip geçmeyin
10 Nisan 2018 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Bugün ekmeklerimize katılabilen 20'ye yakın katkı maddesine de dikkat etmek zorunda olduğumuzu unutmayalım. 
 
Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski ve önemli gıda maddesidir. Genel kabule göre, ilk insanlar su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman tat ve lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır. 
 
Yapılan araştırmalardan elde edilen bilgiye göre MÖ. 4000 yıllarında Babilliler özel fırınlarda ekmek pişirmeyi biliyorlardı. Yine MÖ. 4300 yıllarında değirmencilik ve fırıncılık sanatının icra edildiği, yapılan kazılarla elde edilen bulgulardan anlaşılmaktadır. 
 
MÖ. 2600 yıllarında Eski Mısırlılar, buğday unu ve su karışımından elde edilen hamura maya kattıklarında ekmeğin daha yumuşak, daha kabarık olduğunun farkına vardılar. Çeşitli sınıflardan oluşan Mısır halkı ekmeği uzun zamandan beri bilmekteydi. Ancak mayanın tesadüfen bulunmasının ardından beyaz ekmek; soyluların ve sarayın simgesi haline geldi. Zenginlerin ve soyluların rağbet ettiği bu mayalı ekmekler o kadar değer kazandı ki, Eski Mısır'da bu ekmekler para yerine bile kullanılmaya başlandı. Mısır'dan eski Yunan’a, Roma'ya ve ardından Batı Avrupa'ya yayılan mayalı ekmek, son asırlarda hemen hemen bütün dünyada sofralarda yerini aldı. Dünyada en fazla ekmek tüketen toplumların başında Türkiye gelmektedir. 
 
Yurdumuzda yaygın olarak buğday unundan ve mayalanmış hamurdan üretilen ekmek tüketilmektedir. Ancak kısıtlı da olsa bölgelere göre mısır, yulaf, çavdar ve benzeri tahıllardan da ekmek üretilmektedir. Ekmek, bir emek ürünü, alın teri simgesi ve Allah'ın kullarına nimeti olarak hemen bütün dinlerde övülmüş ve kutsal sayılmıştır. İslam dininde de ekmek çok değer verilen gıdaların başında gelmektedir. Eski zamanlarda ekmek, un, tuz, maya ve sudan yapılırken; içeriği, şekil ve tekniği değişikliğe uğrasa da bugün dünyanın her yerinde bilinmekte, üretilmekte ve tüketilmektedir. Hemen, hemen tüm insanlığın ortak yiyecek türüdür. Ucuza mal olması nedeniyle tüm dünyada dar gelirliler tarafından daha fazla önem verilmekte ve daha fazla tüketilmektedir. 
 
EKMEK BESLENME AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEME SAHİPTİR 
 
Karbonhidrat ve protein kaynağı olan ekmek, özellikle tahıla dayalı bir beslenmenin yaygın olduğu ülkemizde, beslenme açısından büyük öneme sahiptir. Türkiye’de, insanların gündelik hayatlarında tükettikleri enerjinin %66’sı tahıllardan, bu oranın %56’lık kısmı yalnız başına ekmekten karşılanmaktadır. 
 
Bu kadar hayati haiz olan ekmeğimiz de teknolojinin gelişmesi ile birçok istihalelere uğramış, un, tuz, su ve mayadan ibaretken birçok yeni özellikler kazandırmak için, sağlığa zararlı olabilen olduğu gibi Müslüman kimliğimizle izin veremeyeceğimiz katkı maddeleri ilave edilir olmuştur. 2000’li yılların başlarında buğdaydan sofraya bir dilim ekmek gelinceye kadar 75 adet katkı maddesi kullanılırken GİMDES’in de mücadelesi sayesinde 15-20 adet kullanılır duruma gelinmiştir. Bu katkı maddeleri: 
 
Enzimler, Vital Gluten, E282 Kalsiyum Propiyonat, E170 Kalsiyum Karbonat, E 471-E477 Mono ve Digliserid (DATEM), E481 Sodyum Stearol 2 Laktilat (SSL), Maltodextrin, ayrıca Vitamin ve Minerallerdir. 
 
GİMDES de bu katkı maddelerinin kabul edilebilir Helal Sertifikalı olmaları şartı ile izin vermektedir.
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.