clubsoleklamsol
clubsag
clubfamila
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Dr. Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
Bu vatani bölemezler, bu milleti parçalayamazlar…
15 Şubat 2018 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Afrin’de yüzyıllık bir hesabın görüldüğü bir ortamda bölgesel ve küresel aktörler Türkiye’ye çelme takma yarışına girmiş görünüyorlar. 100 yıl önceyi görmeden bugünü anlamak ve geleceği açıklamak zor görünüyor:
 
100 yıl önce hudutların tespitinde esas devletler İngiltere ve Fransa idi. 100 yıl sonra sınırlar yeniden tayin edilmek istenirken belirleyici olmak ABD, AB, Rusya ve hatta Çin bağlamında gelişiyor.
 
100 yıl önce bölgemiz etnik ve mezhepsel fay hatları ile parçalanarak dizayn edilmek istenmişti, 100 yıl sonra yine aynı konjonktür oluşturularak yeniden bir düzen kurulmak isteniyor.
 
100 yıl önce hasta adam olarak saldırının merkezinde Türkler vardı, 100 yıl sonra yeniden bölgesi ateşten bir gömleğe dönüştürülen bölgede Türkler yine vaki düzen tertibinin muhalif ve muhatabı olarak bulunuyor.
 
100 yıl önce Sykes-Picot ile düzenlenmeye çalışılan bölge 100 yıl sonra yeni projelerle ile dizayna çalışılıyor.
 
100 yıl önce Ermeniler, Rumlar ve Araplar üzerinden kurgulanan oyunda 100 yıl sonra bugün Kürtler bahane edilerek tertipler kuruluyor.
 
100 yıl önce İsrail'in kurulmasına yol açacak süreç yürütülürken 100 yıl sonra YPG/PKK gibi unsurlar üzerinden yeni bir vesayet devleti çıkarılmaya çalışılıyor. Irak'ta Barzani odağında yaşananlar ve Suriye'deki süreçler ikincinin birinciyle bağını göstererek gelişmeye çalışıyor.
 
100 yıl önce Osmanlı bölgedeki olması istenen gelişmelerin en büyük engeli idi, bu nedenle sürece mani olduğundan her türlü tertip ile üzerine geliniyordu, 100 yıl sonranın Türkiye’si de bölgedeki gelişmelerde yine bir engel olarak görülüyor ve arzu edilen gelişmelere yol açmak için türlü tertipler sürüp gidiyor.
 
100 yıl önce çarpışarak gerileyen ve güvenliği bu suretle içeri doğru küçülerek sağlayan Türkler 100 yıl sonra Fırat Kalkanı ve Afrin çıkışları ile tehditlere sınırları dışında cevap veren bir terör siyaseti ile cevap veriyor. Zeytin Dalını uzattıklarımız 100 yıl önce bize hasta adam diyen ve 1000 yıl evvel Haçlı ruhuyla gelenlerin fikri takipçisi olduklarından asırlık fay hatlarında denge siyasetinin sürdüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.
 
100 yıl önce merkezde petrol vardı 100 yıl sonra da petrol ve gaz odağında bir çatışmayı yaşıyoruz. 100 yıl önce Osmanlı Devletini yıkarak yaşanan bölünme şimdi Osmanlı sonrası devirde 100 yıl sonra daha alt bölünmeler şeklinde sürdürülmek isteniyor. Araplar yine darmadağın, Türkler yine iç ve dış gailelerle meşgul edilmek suretiyle dizayn teşebbüsü devam ediyor.
 
Afrin özelinde yaşananlar bunları düşündürürken, bu operasyon ile 100 yıl sonraki bir oyunun/stratejinin taktiksel bir ayağı düşürülmüş olacaktır. Afrin'deki uzun zamandır süren PKK varlığı, bunun güncel yenilemesi olan PYD/SDG yapıları böylece derin bir darbe yiyecek ve Suriye sınırındaki PKK varlığı ciddi bir zaafa düşürülmüş olacaktır.
 
İşte bu manzara karşısında Afrin’e giden tankın üzerinden nereye diye sorulan soruya “Kızılelma’ya” cevabı geldi. Mevcut malumat içinde asırlık hesap ve malumat içinde bu cevabın muhasebesini gündelik ajanlarla görmeye çalışmak bizi ve meseleyi bir yere taşımadı.
 
Peki, ne için Kızılelma?
 
Hatırlamak unutturulana yeniden yönelmektir. Rapunzel masalında küçük kızın ışık feneri üzerinden altın saçları sebebiyle çalındığı ailesiyle arasındaki bağı yaşatması ve hatırlaması gibidir bu… Tarih ve ülkü bize bizi hatırlatan fener gibidirler.
 
Yakın zamana kadar, bu diyarlarda mahalli tabiat şartlarının üzerine sıkı sıkıya giydirilmiş İslam kisvesinin şekillendirdiği bir Yaşam Tarzımız vardı. Bu Yaşam Tarzında adeta üç kelimede özetlenebiliyordu “HAYAT İMAN VE CİHAT.”
 
Gafleti bırakıp, yaşam tarzımız olan İslama sahip çıkmazsak korkarım bir gün İslam bizi terkedecektir.
 
Allahım bizi İmansız, bizi İslamsız bırakma!...
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.